Fatih Altaylı Haluk Levent için yıllar önce yaptığı uyarıları tek tek sıraladı: 'Haklı çıkmak istemezdim ama...'
AHBAP Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Haluk Levent hakkında gazeteci Fatih Altaylı dikkat çeken bir yazı kaleme aldı. Altaylı, yıllardır Levent'ten derneğin mali denetim raporlarını açıklamasını istediğini belirterek, iddiaların doğru çıkması halinde sadece Haluk Levent'in değil, derneği denetlemekle yükümlü kamu kurumlarının da hesap vermesi gerektiğini savundu.
Sanatçı Haluk Levent, AHBAP Derneği'nde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alındı.
Levent hakkındaki iddialar gündeme otururken, gazeteci Fatih Altaylı söz konusu soruşturma ve Levent’e ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Altaylı, Haluk Levent hakkında kaleme aldığı yazıda, sanatçının geçmişteki kumar bağımlılığına ve AHBAP Derneği'nin mali yapısına ilişkin daha önce dile getirdiği uyarıları hatırlattı.
Altaylı, Levent'in geçmişte kumar nedeniyle ciddi borçlar yaşadığını, bu alışkanlığını bıraktığını söyleyerek kendisine defalarca söz verdiğini ancak AHBAP Derneği'nin mali denetim raporlarının kamuoyuyla paylaşılmamasının zaman içinde kendisinde soru işaretleri oluşturduğunu ifade etti.
Yazısında, Levent'in bir yandan ihtiyaç sahiplerine yardım etmeye çalışan bir isim olarak öne çıktığını, diğer yandan ise kumar bağımlılığıyla mücadele ettiğini belirten Altaylı, bu nedenle kendisine uzun yıllar temkinli yaklaştığını aktardı. 2023 Kahramanmaraş depremlerinin ardından AHBAP'a yönelik bağışların hızla arttığını hatırlatan Altaylı, bu süreçte de Levent'e şeffaflık çağrısında bulunduğunu ve bağımsız denetim raporlarının düzenli olarak yayımlanması gerektiğini dile getirdiğini kaydetti.
Altaylı, soruşturmaya konu olan iddiaların doğru çıkması halinde yalnızca Haluk Levent'in değil, derneğin denetiminden sorumlu kamu kurumlarının da sorumluluğunun tartışılması gerektiğini savundu.
Altaylı'nın yazısı şöyle:
"Deniz Göktaş’ın benimle dalga geçerken dediği gibi “Dememiş miydim Emre!” demeyeceğim. Çünkü bazen haklı çıkmak değil, haklı çıkmamak, bilmek değil, yanılmış olmak istersiniz.
Bu kez dileğim yanılmış olmaktı.
Haluk Levent’e “Haluk, yine kumara başlamışsın. Demek ki senin sözlerinin bir manası yokmuş. O zaman Ahbap Derneği’ne yapılan bağışlar da tehlikede. Sen bu derneğe halka, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere bağış toplarken bize gelip kumarı bıraktığına dair yeminler etmiştin. Derneği de düzenli olarak denetleteceğine söz vermiştin. Derneğin internet sitesinde denetleme ve mali durumla ilgili hiçbir bilgi yok. Bu denetim raporlarını bizimle, sana bağış yapan milyonlarla paylaş” dediğimde içimdeki ağır şüpheye rağmen senin bu hesabı kuruşu kuruşuna vermeni, “Abi, işte harcadığımız her bir liranın hesabı burada” diye ortaya çıkmanı istiyordum.
Öyle olmadığını hissediyordum, hatta öyle olmadığından emindim ama yine de senin adam olduğuna dair bir umut beslemek istiyordum.
Haluk Levent’in müthiş bir kumar bağımlısı olduğunu bilmeyen yoktu ama bir yanda da iyi bir insan olduğu konusunda da şüphe yoktu.
İçinde Dr. Jekyll-Mr. Hyde çatışması vardı aslında.
İyilik yapmayı seven Haluk ile kumar bağımlısı Levent.
Bir yandan kumar borçları yüzünden defalarca kısa süreli de olsa hapse girmiş, sahneden kazandığı milyonları yok etmiş, bir o kadar da borç batağına saplanmış bir zavallıydı.
Diğer yandan da ihtiyacı olan herkesin yardımına koşmaya çalışan iyi kalpli bir adam.
Bu yüzden kendisine hep mesafeli durdum.
Ta ki, 2002 yılında NASA’da çalışan Türk bilim insanı Umut Yıldız’ın bir projesine kadar.
Ankara Büyükşehir Belediyesi bir arazi ve bina verecek, burada NASA’nın katkıları ile bir Bilim ve Teknoloji kampüsü kurulacak ve gençlere bilimsel çalışmalar yaptırılacaktı. Batıda ve özellikle ABD’de pek çok benzeri olan ve asıl amacı, çocuklara ve gençlere bilimi tanıtmak ve bilim insanı olma yoluna sokmak için oluşturulmuş kamplar gibi olacaktı. Buranın finansmanını da Ahbap Derneği sağlayacaktı.
Bu arada Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent “iyilik meleği” olarak çok ünlenmişti. 2021 yılında Ege ve Akdeniz bölgesinde yanmadık yer bırakmayan orman yangınları sırasında çok öne çıkmış, Ahbap Derneği vasıtasıyla kiraladığı yangın söndürme uçakları ile, yangında zarar gören ailelere verdiği desteklerle ünlenmişti. Basında sık sık yaptığı ya da aracı olduğu “iyiliklerle” haber oluyordu ama ben yine de kumarın terk edilmesi en zor bağımlılıklardan biri olduğunu biliyordum.
Bu projeyi halka anlatmak için Yıldız ve Levent ile bir program yaptık. Hatta o programda Türkiye’de ilk kez bir iki gün önce halka açılmış olan Chat GPT’den ve Open AI’dan söz ettik. Haluk Levent ile kumar üstüne epey konuştuk ve bıraktığına dair yeminler etti, sözler verdi. Programın sorularını Chat GPT’ye hazırlattım. Yıl 2022’ydi.
Sonra 2023 Maraş Depremi oldu. Orman yangınlarında olduğu gibi Haluk Levent yine öne çıktı. Kızılay’a ve devletin kurumlarının deprem sırasındaki yetersizliklerine öfkeli olan halk Haluk Levent’in Ahbap’ına bağış yağdırmaya başladı.
Bu dönemde kendisini defalarca açıkça uyardım. Her seferinde “Abi, merak etme. Hem devlet denetliyor hem de uluslararası bağımsız denetim kuruluşlarına kendimizi denetleteceğiz. Düzenli rapor yayınlayacağız.” dedi.
İktidar kanadından eleştiriler gelmeye başlayınca, hemen o tarafa yanaşmaya çalıştı. Bakanlıklarla çalışmaya başladı ya da öyle bir intiba oluşturdu.
Sonra ortada görünmez hale geldi. Birkaç kendisini arayıp, hesaplarını anlatmak ve halkı aydınlatmak üzere programa çağırdım. Hep ‘Sonra abi, sonra abi” dedi.
Arada birkaç iktidara yakın kanala çıktı. Bir şeyler anlattı.
Doğrusunu isterseniz kendini unutturdu demek daha doğru.
Geçen ay bir karşılıksız çek davası ile gündeme gelince “Hesap ver” dedim.
Yine mugalatayı seçti.
Birkaç hafta içinde de rezalet patladı.
İddialar korkunç, buharlaştığı söylenen, kumara aktarıldığı söylenen, şahsi hesaplara kaydırıldığı söylenen paralar dehşet verici.
İyi de sonuç olarak bu dernek ve denetime tabi.
Devletin ilgili kurumları ne yapmış bugüne kadar.
Derneklerin denetimi İçişleri Bakanlığı’nın ve Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü adı altında yeni sayılabilecek bir kurumun yetkisinde.
Bunca yıl bunlar ne yapmışlar.
Haluk Levent’i elbette yargılayalım. Hem de toplumun güvenini kötüye kullanmaktan, her bir Türk vatandaşı ya da en azından her bir bağışçı için teker teker mahkum edelim.
İddialar doğruysa suçu gerçekten çok büyük. Bir toplumun tüm inancını, güvenini tek başına yıkan bir utanmaz olarak lanetleyelim.
Ama işini yapmayan kamu yöneticilerini de ıskalamayalım.
Onlar da az buz suçlu değil."
Haber Kaynağı : 12punto
Çok Okunanlar
'Hava kurşun gibi ağır'
Eski MASAK Başkan Yardımcısı Ahbap operasyonunun perde arkasını sorguladı
Cumhuriyetçiler iktidar ararken: Yeni bir ANAP mı?
Haluk Levent'in yurt dışına kaçış planı ortaya çıktı
Kılıçdaroğlu’nun 'bana destek oldu' dediği iş insanı kim?
Özgür Özel TBMM'de MYK'yı toplayacak
Bu hafta İmralı Heyeti'ne sunulmasını bekliyoruz
Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti davasında ara karar
ABB’den AHBAP protokolü açıklaması
Çankaya Belediye Başkanı Güner'in ifadesi ortaya çıktı