NATO için gözaltına alınan avukatlar konuştu: ‘NATO’ya karşı olmak devrimciliğin ve vatanseverliğin temel kriteridir’
Ankara’da düzenlenecek olan 36. NATO Zirvesi öncesinde birçok yurttaşın yanı sıra avukatlar da gözaltına alındı. 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefetten gözaltına alınan ve bugün serbest bırakılan avukatlardan Avukatın Sesi İnisiyatifi (ASİ) Üyeleri 12punto’ya konuştu.
7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek olan NATO Zirvesi öncesinde 6’sı Avukatın Sesi İnisiyatifi'nden (ASİ), Boyun Eğmeyen Hukukçular’dan 4 ve 2’si de Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi olmak üzere 12 avukat gözaltına alınmıştı.
Ankara'da Birinci Meclis önünde Halkın Kurtuluş Partisi'nin (HKP) düzenlediği NATO karşıtı eylemde gözaltına alınan ASİ Üyelerinden Av. Pınar Akbina, Av. Sait Kıran, Av. Tacettin Çolak ve Av. Doğan Zafer Çıngı başlarından geçen gözaltı sürecini 12punto’ya anlattı.
“Niçin gözaltına alındınız?”
Av. Kıran, avukatların gözaltına alınma nedenini NATO karşıtı eylemde bulunmalarından ötürü olduğunu belirtirken diğer avukatlar da aynı doğrultuda açıklamalarda bulundu.
Av. Akbina, “Emperyalizmin Kanlı Savaş Örgütü NATO toplantısı nedeniyle Ankara şu anda açıkhava hapishanesine dönüştürülmüş durumda” ifadelerinde bulunurken, “Şu an ülkemizde bir tür Nazi hukuku uygulanıyor. Nazi Almanyası’ndaki ‘önleme tutuklaması’, ülkemizde ‘önleme gözaltısı ve tutuklamaları’ şeklinde uygulanıyor” sözlerini kullandı.
Av. Çolak, “Gözaltında olmamızın nedeni NATO. Biz de Halkın Kurtuluş Partisi ve ASİ olarak ülkenin tam bağımsızlığı ve halkımızın gerçek mutluluğu için mücadele edenleriz. Amerikan emperyalizmi ve onun işbirlikçilerine karşı mücadele ettiğimiz için hedef seçildik ve gözaltına alındık” dedi.
Av. Çıngı, “Gözaltında olmamızın temel sebebi AKP iktidarının yarattığı korku ve baskı ikliminde NATO’ya karşı Ankara’da bir çıkış yapmış olmamızdır. İktidar, ABD emperyalizmi ile işbirliği içinde ülkemizi Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde parçalamak istemektedir. Bu sebeple, NATO’ya karşı olmak devrimciliğin ve vatanseverliğin temel kriteridir. Biz de, ülkemize sahip çıktığımız ve NATO’ya karşı olduğumuz için hukuksuzca göz altına alındık” ifadelerini aktardı.
“Türkiye ne durumda?”
NATO’ya karşı direnmelerinin sebebini aktaran Av. Akbina, “Bağımsızlık benim karakterimdir’ diyen Mustafa Kemal önderliğinde dünyadaki ilk başarılı Anti-Emperyalist Kurtuluş Savaşı'nı veren halkımız açısından; aslında ülkemizin de en az üçe bölünmesi demek olan Büyük Ortadoğu Projesinin konuşulacağı NATO toplantısı, bağımsızlığımıza vurulan bir darbe olacaktır. Partimizin ilk Genel Başkanı Hikmet Kıvılcımlı 1950'den beri ‘Türkiye'yi Türkiye yönetmiyor' der. Ülkemizi şu anda AKP'giller maşası ile AB-D Emperyalizmi ve onun sapık, pedofili başkanı Trump yönetiyor. İşte biz tam da buna karşı çıkmak ve ülkemizin onurunu korumak için alandaydık” dedi.
Öte yandan Av. Çolak, “Bu ülkenin bağımsızlığı, vatanın bütünlüğü ve halkımızın ve özgürlüğü konularında ciddi anlamda bir geriye dönüş var. Buna karşı bizler Cumhuriyet’in kazanımlarına, laiklik ilkesine ve tam bağımsızlık şartına sahip çıkarak demokratik halk iktidarı mücadelemizi yürütüyoruz” dedi.
Av. Kıran, “Ülkemiz 1950’den bu yana ABD emperyalizminin yarı sömürgesi konumundadır. Ekonomiden siyasete toplumsal yaşamın her alanında ABD emperyalizminin istemleri doğrultusunda davranılmaktadır. Yerli işbirlikçiler ABD’nin uşağı konumundadırlar. Ülkemiz, Birinci Ulusal Kuruluş Savaşı’mızın sonunda kurulan kısmen Laik Cumhuriyet’in kazanımlarını yitirmiş durumdadır. Bu nedenle İkinci Kurtuluş Savaşı vermek zorundayız. Bizler bu savaşı vermekteyiz. İkinci Kurtuluş Savaşımız eninde sonunda zafere ulaşacaktır. Kurulacak Demokratik Halk İktidarı halkımızı gerçek demokrasi ve özgürlükle tanıştıracaktır. HKP zafere kadar savaşmaya devam edecektir. Ustamız Hikmet Kıvılcımlı’nın dediği gibi: ‘Vatan aşkını söylemekten ve bu uğurda savaşmaktan korkmaktansa ölmek yeğdir” ifadelerini kullandı.
Av. Çıngı ise “Türkiye Cumhuriyeti, Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının önderliğinde emperyalizme karşı verilen savaş ve zafer sonucu kurulmuştur. NATO’da ABD emperyalizminin savaş örgütüdür. Bu savaş örgütüne karşı Türkiye’de devrimci hareketi tarihi boyunca onur ve mücadeleler vermiştir. 68 kuşağı ve o kuşağın önderleri her eylemlerinde emperyalizme karşı mücadele etmişlerdir. 6. Filo’yu denize dökerek bizlere bu mücadelede örnek olan devrimciler olmuştur. Bu sebeple bağımsızlık mücadelesi vermek şu anda Türkiye’de devrimcilerinin hem görevi hem de sorumluluğudur. Bu mücadeleyi en başta sosyalistlerin vermesi de çok doğal bir durumdur. Çünkü gerçek sosyalistler vatanımızın bağımsızlığını, halkımızın özgürlüğünü sonuna dek savunur. Devrimci gençliğimizin ölümsüz önderi deniz gezmiş sehpasında iken son sözü kahrolsun emperyalizm olmuştur. Bu sözün yankısı da bugün devrimciler tarafından sürdürülmektedir” sözlerini kullandı.
“Peki ya işkence?”
Gözaltı süreçlerinde polis tarafından şiddete uğradıklarını belirten Av. Kıran’ın yanı sıra Av. Akbina, “Anayasal gösteri ve toplantı yürüyüşü hakkımızı kullanmak isterken daha otobüslerden iner inmez polisin şiddetli saldırısı ile karşılaştık. Tarafımıza ters kelepçe ve kelepçeliyken işkence niteliğinde şiddet uygulandı. En acısı da Türk polisi olmakla övünen polisin göğsüne ve sırtına NATO amblemlerinin asılmış olmasıydı. Polis şu anda NATO' nun polisi olmuş durumda” dedi.
Öte yandan Av. Çolak, “Gözaltı sürecimizde elbette şiddetle karşılaştık. Ancak biz seçimlere katılmış yasal bir partiyiz. Ülkenin gündemlerine ve dünya sorunlarına ilişkin görüş açıklamak son derece demokratik hakkımızdır. Biz bu eylemi dünya halklarına ve Türkiye halkına olan sorumluluğumuzu yerine getirme amacıyla yaptık. Bu keyfi gözaltı sırasında partililerimize ve bana karşı da polis orantısız şiddet ve güç kullanmıştır. Gözaltı arabasında bile gaz kullanılmıştır” dedi.
Ayrıca Av. Çıngı, “Partimizin haftalar öncesinden yaptığı basın açıklaması çağrısı doğrultusunda bağımsızlığımızın mücadelesini veren Birinci Meclisimiz önünde toplanmak üzere ulusa gittik. Alana vardığımız gibi herhangi bir uyarı dahi yapılmaksızın yüzlerce polis tarafından etrafımız çevrildi ve gözaltı yapılmaya başlandı. Gözaltı işlemi sırasında ben dahil birçok arkadaşımız şiddetine maruz bırakılarak darp edildi. Yüzüne yumruk yiyen, karnına tekme yiyen, saçları çekilen bir çok yoldaşımız oldu. Ben de kalkanlarla vurulmak suretiyle sol kolum kanatılarak zarar gördüm. Ayrıca başta bacaklarımız olmak üzere vücudumun çeşitli yerlerine polisler tarafından şiddet uygulanması sonucu morluklar ve ezikler oluştu. Ki benim yaşadığım bu durum şiddet görenler arasında en azıdır. Kaldığım nezarethanede gördüğüm üzere birçok kişi çok daha ağır şiddete maruz bırakılmıştı. Kafası yarılan, kolu kırılan birçok kişi gördüm. Tabii ki şiddet uygulayan polisler hakkında şikayetlermizi de yapacağız” ifadelerini kullandı.
“Her vatandaşın NATO’ya karşı olması gerekir”
Son olarak Av. Kıran, “NATO, BOP’un Türkiye ayağını planlamak için toplanmaktadır. Amaçlardan birisi budur. Ülkemizi en az üçe bölmeyi amaçlamaktadırlar. Bu nedenle her vatandaşın NATO’ya karşı olması gerekir” diyerek yurttaşa çağrı yaptı.
Haber: Cenk BAŞBOĞAOĞLU
Haber Kaynağı : 12punto
Çok Okunanlar
Hyundai Temmuz 2026 fiyatları ve kampanyaları
NATO Genel Sekreteri Rutte'den Deniz Göktaş sorusuna yanıt
Beşiktaş'ta üç oyuncu için ayrılık kararı
Özgür Özel'in ziyaret ettiği Deniz Göktaş'tan İmamoğlu sözleri
Kazakistan’ın saten tüylü atı Aqzhan gündemde
ABD’de 4 Temmuz’un simge karesi tartışılıyor
ABD NATO temsilcisinin İncirlik ve İzmir turu neyin hazırlığı?!
Redmi Note 17 serisinin tasarımı ortaya çıktı
NATO Türkiye için güvenlik değil risk üretmektedir
Kurtuluş Savaşı’nın verdiği dersler