Fon vurgunu gündemi olanca hızıyla tartışılmaya devam ederken, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel de katıldığı Sözcü TV canlı yayınında gündeme dair soruları yanıtladı.
Özel'in yaptığı açıklamalar şöyle:
Bir listenin açıklanması konusunda ısrarcı olduklarını söyleyen Özel, kendilerinin isimleri teyit etmeden açıklama yapmayı doğru bulmadıklarının altını çizdi. Fon tutuklulularıyla görüşülmesi gerektiğini ve bunun için bir heyet kurduklarını söyleyen YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel konunun takipçisi olduklarını söyledi.
YENİ PARTİ Genel Başkanı Özel şöyle konuştu:
Fon meselesinde isim isim net olarak AK Parti içinde şunlar bu tarafta bunlar bu tarafta diyemem ama bir Erdoğan’a çok yakın üst düzey bürokrasi var.
Bir de Adalet Bakanlığı, Adalet Bakanı ve onunla birlikte İstanbul’dan gelen ve esasen hepimize çok vicdansız ve acımasızca düşmanlık eden bir iktidarın iftirayla sürdürülmesini kendilerine görev edinmiş bir ekip var.
Onun yanında milletvekilleri, milletvekili grubunda önemli sayıda kişinin olduğu söyleniyor. İşte 60’a yakın milletvekili ya da yakınlarının doğrudan kendilerinin ya da bir aracı hesabıyla bu fonlarda oldukları söyleniyor.
"GERÇEĞE ULAŞMAK İÇİN SORULAR SORMAK İSTİYORUZ"
Fon toplantısında tutukluları ziyaret için heyet kurduk. Ben Soma komisyonunda vardım. 15 Temmuz komisyonu biliyorsunuz. Hatta ben görev yaptım en önemli bilgiler Soma’daki tutuklularla cezaevinde komisyonu yaptığı görüşmede rahat rahat soruyorsunuz sonra 15 Temmuz komisyonu biliyorsunuz çalışıyordu.
Tutuklularla görüşme fikrini AK Partililer çok şiddetli şekilde karşı çıktılar ve komisyon o meseleyi yapmadı. Bazı soruların sorulmasını ya da yanıtlarının verilmesini istemiyorlardı.
Cezaevi şartları ve cezaevindeki bazı mülakatların bazı sorulara verilecek cevapların hakikate ulaşma konusunda ne kadar etkili olduğunu da bilirim.
Gerçeğe, hakikate ulaşmak için oraya gidip sorular sormak istiyoruz.
Ben mesela açık söyleyeyim Ümit Özlale’nin Mahinur hanım’ın babasının ismini açıklamasını doğru buluyorum. Aynı isim, soy isim doğru hatta MK numarasına kadar doğru ama TC başka birisine ait. O da Bartınlı bir AK Partili. Fon vurgununu fırsata çevirmeye çalışıyorlar. Elinde bir bilgi varsa net bir bilgi olan siyasetçinin bunu bir kere siyasi etik gereği gizlemesi mümkün değil. Yani nasıl bir gazeteci kamu yararına olan bir istihbaratı değerlendirmek ise mesleğini yapmamış olur biz de siyasetçi olarak izlersek suçun bir parçası oluruz .
80 85 kişilik liste hepinizde sizde de var, herkeste var ama bu listenin kimdi Adalet Bakanlığı kaynakları tarafından daha doğrusu yanlış söylemeyeyim böyle deyince de bütün adalet bakanlığını da suçlamak olmaz şimdi görevden alınan bir basın sözcüsü vardı gerçek ismini de mahlas isim kullanıyordu bunun tarafından o kadar çok liste ve isim oraya buraya yollanmış ki o gelen listenin doğruluğundan emin olamıyorsunuz. Şimdi Mahinur hanımın babasının isminin verilmesi doğruydu yanlış çıktı ve neyi gördük AK Parti’nin elinde liste var ve TC’lerine kadar biliyorlar.
ARALIK AYNIN SONUNDA ÇOK DAHA AZINI YAPAR
Enflasyonu verelim refah payı verelim bir şey verelim falan bir kere bu fon krizinin yarattığı tepkiyi sönümleme indirmeye yönelik bir şey. Erdoğan’ı tanıyorsam eğer bundan bu tepkiyi biraz sönümlendirebilirse, Aralık ayının sonunda şimdi hissettiğinden çok daha azını yapar nasıl olsa tepkisi söndü falan diye.
İkincisi Erdoğan geldiğinde en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu bütün emeklilere bir kez daha hatırlatıyorum şimdi iki çeyrek altın alamıyor. Erdoğan geldiğinde en düşük emekli maaşı bir buçuk asgari ücreti ki asgari ücretle 7 çeyrek altın alırdı. Emekliler sandıkta en büyük hesaplaşmayı yapacak.
ÖZEL'DEN SARIGÜL DEĞERLENDİRMESİ
Kendisi bana büyük bir kumpasa, büyük bir haksızlığa uğradığını söyledi. Yıllar önce ayrıldığı eşi, çocukları içerde bunları anlattı. Kendisi bunların büyük bir iftira olduğunu dramatik bir şekilde gözyaşlarına hakim olamadan anlattı. Gerçekten ben de içinde bulunduğu zor durumu gördüm. Hak verdim mi? Haklıyı, haksızı, gerçeği duymadan veya gerçek ifadeleri görmeden bir şey diyemeyiz.
Kendisi partimize başvurarak ‘üyeliğimi askıya alın’ dedi. Siyasi partilerde üyeliği askıya almak diye bir şey yok, o istifa olarak değerlendiriliyor. Bu talebi biz Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na bugün bildirimini yaptık ve üyeliği bitti. Partimizle bir bağı yok ama o soruşturmadaki gizlilik ortadan kalkıp gerçekler ortaya çıktığında esas olarak bir şey söylenebilir.
Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız, en sevdikleri de savunamaz. Bakın çok net ama gizlilik kararı olup basına sızdırılan belgeler üzerinden resmi bir işlem yapıp, biz sayın Sarıgül’ü partiden atsak bunun hukuki bir tarafı olmaz o yüzden kendi istifasını isteme veya onun bu süreçte partisini de kendisinde rahatlamanın talep etme doğru bir yöntemdir.
ERDOĞAN, YENİ PARTİ'DEN KURTULMAK İSTER
CHP sıraladı nelerin taahhüt edildiğini bayağı bayağı Erdoğan’ı yeniden aday yapmayı, bizi içeri atmayı, YENİ Partililerin topyekun dokunulmazlıklarını kaldırmayı ve benim 63 tane fezlekem var birinden değil ise birinden bir şey çıkar. Herhangi birinden herhangi birinde bir tutuklama kararıyla birlikte bizim bütün milletvekillerini veya önemli sayıda milletvekilini cezaevine koyma imkanları var, o dönemde DEM’e nasıl yaptılarsa.
Sarıgül meselesi hele hele bu vahim iddialar doğru çıkarsa toplumda yaratacağı rızayı düşünün meseleyi düşünün ve onun yaratabileceği mevzu üzerinden topyekun bir dokunulmazlık meselesiyle Tayyip Erdoğan’ın o zaman hani Alaaddin’in sihirli lambasından cin çıksa ne ister? YENİ Parti’den kurtulmak ister.
CHP, ANAYASAYA AYKIRI OLSA DA EVET VERECEĞİM DİYOR
360 oya ihtiyaç var kaldı ki, ben hani onu ayrıca tartışırız ama öyle bugünden öne alma diye bir şeyin anayasal olarak mümkün olmadığını düşünüyoruz. AK Parti 281, MHP 46 işte oradan buradan başka şeyle hadi olsun 330. İYİ Parti’nin o kadar milletvekili yok, gruplar olarak bakıyorum, geliyor grubunun yok. Ben ‘zinhar orada yokum’ demişim. Ya DEM’le anlaşmışlar ya CHP ile. DEM Parti dedi ki, ‘Bizim böyle bir şeyimiz, kesinlikle yok. Gündemimizde yok. Sonra partinin başına butlan atanan kişi dedi ki, ‘Biz bir hafta bile olsa erken seçim erken seçimdir oy veririz. Yine ‘Mekke anlaşmasına oy veririz’ dedi. ‘Anayasa değişikliğine oy veririz’, ‘Dokunulmazlıkların kaldırılmasına destek veririm’ dedi. Bu şu demek, Selahattin Demirtaş’ın, Figen Yüksekdağ’ın, çok sayıda siyasetçinin toplu halde cezaevine gitmesine sebebiyet veren tartışmalı dokunulmazlık sürecinde anayasaya aykırı ama evet vereceğim.
SÖYLESİNLER TARİHİ BAKALIM
2028 yılı içinde birkaç ay öne çekme meselesi tamamen Anayasanın arkasından dolaşmaktadır. Seçimlerin öne alınması yani bir haftada öne alınsa erken seçime erken seçim değildir. O yüzden orada zaten Anayasal bir durum var. Onun dışında muhalefet partileri erken seçimden kaçmaz iktidar partisi erken seçim yapmayı göze alıyorsa. 2027’de herhangi bir tarihe ‘evet diyeceğiz’ diye bir şey yok. 2028’e kapalıyız, 2027’ye bir seçim tarihi söylüyorlarsa kış geldiği için artık 2026’da olamayacak diye düşünüyoruz. Ne kadar erken bir tarih olurlarsa o kadar sıcak bakarız söylesinler tarihi bakalım.
BÖYLE ACAYİP İŞLER
İhaleye girenler yetmedi, ihaleye girmeyenler çağırıyorlar. ‘Arkadaş burada bir asfalt ihalesi olmuş, sen kamu kurumlarına asfalt ihalelerine giriyorsun, buraya girmemişsin. Bak malına, mülküne çökeriz, doğruyu söyle sana belediye başkanından, belediye başkan yardımcısından ‘Bu ihaleye girme’ diye bir telkin mi geldi? Bunun için para vermene de gerek yok. Para ispatına da gerek yok, çünkü sıkıştırıyorum ya madem girmek ihaleyi almak için. Nerede para diyor birine verdim nerde verdiğimi unuttum, görmedim şuradan çekmiştim verdim. Böyle acayip acayip işler. Bir belediye başkanı suçlanacaksa önce kanıt suçu bulacaksın sonra onu suçlayacaksın. Bunlar hedefe koydukları o kişiyi bulup onun için kanıt üretmeye çalışıyor ve ürettikleri kanıt hep belediyeye iş yapan müteahhitlerin zorla verdikleri beyanlar oluyor.
İZMİR'E LİSTE BAŞI KOYDUĞUNA DA YAZIK
İzmir’in öfkesini yeterince dindiremediğimiz ortada. Biz Manisa’da %18 aldığımız gün, İzmir’de 60 alıyorduk. Manisa %60 alırken İzmir’de 48 alınır mı? Topyekun bir yanlışımız var. Bizim hiçbirimizin kendini kenara ayırmaması lazım. Yani İzmir’e genel başkan olarak beni liste başına, Genel Sekreteri liste başına koy. İstanbul’da yer kalmadı, İzmir’e liste başı koyduğuna da yazık. İzmir’e de yazık İzmir’deki siyaset alanını daralt, İzmir’i tanıma, çantada keklik görüp falan bu hatalar bir kişinin hatası değil. 5 aday adayını ankete koyduk, o anketin sonucunda küçük bir farkla da olsa Cemil Tugay önde çıktı Biz de Cemil tugayı aday gösterdik. Elim kırılsaydı da aday göstermeseydim.
ŞİMDİ GÜYA TAYYİP BEY İZMİR'İ KAZANDI
Cemil Tugay’ın neden AK Parti’ye geçtiği biliyorum. Birkaç dosya var. Bunlardan bir halk TV ile ilgili bir dosyayı da ilişkilendirmişler, bir tane içeride olan bir değerli bürokrat kardeşimizin dosyasında kendisini ilişkilendirmişler. Çağırdılar gösterdiler ‘Ya AK Parti’ye katılacaksın ya içeriye atılacaksın’ diye. Tayyip Erdoğan’ın hazmedemediği şu; geçmişte diyordu ya ‘Eyyy CHP, Samsun’un doğusuna gidemiyorsun’ diyordu ya. Ege’de 9 ilin 9’unu da kazandık. Biz Erdoğan ‘Ege’ye gidemiyorsun’ durumu oldu. Şimdi güya Tayyip bey İzmir’i kazandı. Onun için Cemil Tugay’ın transfer edilmesi için her şeyi yaptılar. Dosyasına kadar biliyoruz, zaman aşımı da olmayacak o işlerin.
Bizim arkadaşlarımızın şu anda bizim oyumuzun 30’un biraz üstünde ya da biraz altında olduğuna ilişkin genel kanaati var ama bu fon vurgunundan sonra ortaya çıkan büyük depremle AK Parti’deki sert düşüşle birlikte YENİ Parti’nin öne çıktığını söyleyen arkadaşlar var.
‘ELEŞTİRİLERE HAK VERİYORUM’
YENİ Parti’ye yönelik eleştirilere zaman zaman hak veriyorum. Mesela kırmızı kart olayı. Mersin’e gittik, Mersin’de emeklilerin de olduğu bir toplantıda hükümetin kırmızı kart çekeceğiz. Mersin basını sardı geldi böyle tuttu mikrofonu etrafımızı sardılar. Arkadaşlar dedim ‘Açıklamamız iki buçukta. Şimdi bir şey söylemeyeyim iki buçukta önemli bir başlangıcı hep birlikte yapacağız’ dedim. Sosyal medyada Özgür Özel ‘Ne başlatacak, ne olacak? O kadar büyüdü ki hiçbir şey söylemesen emekliye kartları dağıtsan, mitingde çıkartsan kartı, bir şey olmaz. Vay efendim Özgür Özel’in dediği kırmızı kart çıktı çıka çıka diye acayip kızdı insanlar. Bazen oluyor bazı, bu bazen her işin acemiliği zor. Siyaset işidir olabilir mesela bizim arkadaşlar siyah bant meselesi normal günlerde mecliste 1000 kere yapılmış eylemdir. Ama öyle bir günde tansiyonun öyle bozuk canın öyle sıkkın olduğu bir güne denk gelmiş.
MANSUR BAŞKAN’LA İLGİLİ ŞÜPHEM YOK’
Mansur başkan, Cumhurbaşkanına gitmeden önce Murat Kurum ile görüşmüştü. Cumhurbaşkanına gittikten sonra ‘Murat Kurum’la beraber çalışın’ demiş. Ankara’nın büyük projeleri için cumhurbaşkanına gidip desteğini istemiş o da bakana dönüp demiş ki, ‘Çalışın’. Sonuçta bu görüşmeler yapılacak. Bizim Mansur başkandan bir çekincemiz yok. Ne yapsın gizli mi görüşsün? Görüşeceğini kendisi açıklıyor hemen bir linç. İnsanları anlıyorum, her şeye şüpheyle yaklaşıyorlar ama benim Mansur Başkan’la ilgili herhangi bir şüphem yok.
‘YAVAŞ HALEN ADAY ADAYI’
Benim adıma Mansur Yavaş Cumhurbaşkanlığı için halen aday adayı. Türkiye adına önemli bir seçenek. Ben kendisi adına bir şey söylemeyeyim ama şu yaklaşımına hak veriyorum. Adayımızın açıklandığı güne bir gidelim. ‘Adayımız Mansur Yavaş’ desek, Türkiye şuan bambaşka bir yerdeydi. O gün Ekrem İmamoğlu desek bugün Türkiye bambaşka bir yerdeydi. Mansur bey Erdoğan karşısında yüzde 60’lara gelene kadar ne yaptı? Belediyecilik yaptı. O diyor ki; ‘Ben belediye başkan adayıyım. Görevimin başındayım ve günü gelmeden de bunu konuşmayacağım’ diyor. Bu son derece saygıyla karşılanması gereken bir durum. Mansur Yavaş kimsenin ihmal edemeyeceği, Türkiye için bir seçenektir.
ŞARTLI İMAMOĞLU ADAYLIĞI AÇIKLAMASI
Bizim adayımı şuan Ekrem İmamoğlu. Benim de oyum var, Mansur başkanın da oyu var. Ama Ekrem başkanın diplomasını iptal ettiler. Diploma iptali dışında bir ceza yok o da Danıştay’da. Diploma davası Danıştay’dan dönerse adayımız Ekrem İmamoğlu. Ama Ekrem başkan aday olamıyorsa, Ekrem başkanın yedeği olarak da değil. Kimseyi kimsenin adayı yapmak doğru değildir. Ama o gün geldiğinde değerlendirilecek bir seçenektir.
‘NİFAK SOKMAK İÇİN ÇIKARILIYOR’
Benim adaylığım meselesini nifak sokmak için çıkarıyorlar. Sosyal medyada olmadık olmadık yerlerde, ‘Özgür Özel kurmaylarıyla toplandı’. Allah’tan korkun. Veli Ağbaba belinde korsesiyle, Malatya’da. Söyledikleri gün Ali Mahir Başarır burada fon toplantımız vardı. İstanbul’da operasyon oldu, ‘Aman Ali Mahir orada kalsın’ dedik. ‘Kurmaylarıyla toplantı yaptı’ dedikleri gün Veli Ağbaba Malatya’da, Ali Mahir Başarır İstanbul’da, ben buradayım (Ankara). Kurmaylarını toplama gibi bir durum yok. Benim karar verdiğim bir şey var; ‘Mücadeleyi sürdürmek’.
'BENİM SEÇENEKLERİM ARASINDA ÖZGÜR ÖZEL YOK'
Benim seçeneklerim arasında doğru adayı belirleme sürecinde 'Özgür Özel' ismi yok. Ben seçeneklerin arasına kendini koyan birinin nasıl bir ihtirasla Türkiye'nin önünü kararttığını gördüm. Orada benim de sorumluluğum var. Son kabul eden oldum ama sonunda kabul ettim ben de. Benim de hatam var. Ama esas o etrafındaki dar kadro, 'Siz olun, siz olun. Olmayan aday ölçülemez. Bak 60 ölçmüşler sizi' derken kazanacak iki aday varken Türkiye'yi karanlığa itenin hatasını tekrar etmek istemem. O yüzden benim seçeneklerim arasında 'Özgür Özel' yok.
Haber Kaynağı : 12punto