Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, iş sözleşmesinin sona ermesiyle ücrete dönüşen kullanılmamış yıllık izin alacaklarına ilişkin önemli bir karara imza attı. Daire, yıllık ücretli izin alacağında zamanaşımı süresinin 10 yıl değil, fesih tarihinden itibaren 5 yıl olduğuna karar verdi.
Karar, işten ayrıldıktan sonra kullanmadığı yıllık izinlerin ücretini talep eden çalışanlar açısından emsal niteliği taşıyor. Buna göre işverenin zamanaşımı itirazında bulunması halinde, fesih tarihinden itibaren 5 yıl geçtikten sonra açılan yıllık izin ücreti davalarında talebin reddi gündeme gelebilecek.
Uygulamada, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlüğe girdiği dönem ile 2017’de yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu arasındaki süreçte yıllık izin ücretleri bakımından 10 yıllık zamanaşımı görüşü de uygulanmıştı. Ancak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, kapatılan 22. Hukuk Dairesi ile birleşmesinin ardından konuyu yeniden değerlendirerek sürenin 5 yıl olduğu yönünde içtihat oluşturdu.
DOSYA YARGITAY’A TAŞINDI
Karara konu dosyada, 11 yıl çalıştığı işyerinden ayrılan D.K.’nin kullanmadığı yıllık izin ücretini alamadığı belirtildi. D.K.’nin vefatının ardından yakınları, işveren şirket aleyhine kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsili talebiyle dava açtı.
Davalı inşaat şirketi ise zamanaşımı itirazında bulundu; iş sözleşmesinin iş bitimi nedeniyle sona erdiğini ve herhangi bir alacak kalmadığını savundu. İlk derece mahkemesi, SGK kayıtları ve dosya kapsamına göre işçinin davalı işyerinde çalıştığını, işverenin tazminat gerektirmeyecek bir feshi ispatlayamadığını belirledi. Mahkeme ayrıca işçinin toplam 110 gün yıllık ücretli izne hak kazandığını, bu izinlerin kullandırıldığının veya ücretlerinin ödendiğinin kanıtlanamadığını kabul etti.
Bölge Adliye Mahkemesi de ilk derece kararına yönelik itirazları reddetti. Dosyanın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık izin alacağında zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu gerekçesiyle kararı bozdu.
Daire kararında, yıllık ücretli izin alacağında zamanaşımı süresinin fesih tarihinden itibaren başladığı vurgulandı. Somut dosyada iş sözleşmesinin 4 Aralık 2013’te sona erdiği, davanın ise 24 Ekim 2019’da açıldığı belirtildi.
Yıllık ücretli izin alacağında zamanaşımı süresi beş yıl olup bu süre fesih tarihinden itibaren başlar. Davacının iş sözleşmesi 04.12.2013 tarihinde sona ermiş, dava ise 24.10.2019 tarihinde açılmış olduğuna göre yıllık ücretli izin alacağının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.
Haber Kaynağı : 12punto