Ağrı'daki Leyla Aydemir davasında amca tutuklandı

2018 yılında Ağrı’da kaybolduktan 18 gün sonra ölü bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’in cinayetiyle ilgili davada, amca Yusuf Aydemir’in tutuklanmasına hükmedildi.

12punto

2018 yılında Ağrı kentinde kaybolmasına ilişkin kamuoyunda büyük yankı uyandıran Leyla Aydemir’in yaşamını yitirmesiyle ilgili açılan davada yeni bir gelişme yaşandı. Yargıtay’ın bozma kararının ardından, aralarında Aydemir’in akrabalarının da bulunduğu yedi sanık bir kez daha hakim karşısına çıktı. Duruşmada savunmalarını tekrar eden sanıklar, suçsuz olduklarını öne sürerek beraat talebinde bulundu.

Ailenin avukatı Erdoğan Tunç, “Okunan ve dinlenen tanık beyanlarıyla ilgili söyleyeceğimiz bir husus yoktur. Dosyanın geldiği aşama itibarıyla, sanıklar hakkında atılı suçların gerçekleştiği yönündeki tüm belgelerin daha da netleştiğini görüyoruz. Sanıkların yurtdışı bağlantıları olması nedeniyle kaçma şüphesi bulunmaktadır. Ayrıca sanıkların ve yakınlarının, diğer sanıklar ve şüpheliler üzerinde etki etme ihtimali göz önünde bulundurularak tutuklanmalarını talep ediyoruz. Katılan anne Şükran Aydemir’in Kanada’da yaşaması nedeniyle duruşmaya katılamadığını belirtmek isteriz. Bu nedenle bir sonraki duruşmanın Kanada Konsolosluğu aracılığıyla yapılmasını talep ediyoruz” şeklinde konuştu.

Sanıklar Ayşe Artam ve Yıldırım Artam, suçsuz olduklarını belirterek beraat talebinde bulunurken, diğer sanıklardan Besim Dursun, dava sürecinde mağdur edildiklerini iddia etti. Mehmet Ali Aydemir ise, “Suçsuzum. 8 yıldır yargılanıyoruz. Bu olayla hiçbir alakam yoktur. Beraatimi talep ediyorum” ifadelerine yer verdi. Musa Aydemir de kendisinin haksız yere mağdur edildiğini belirterek beraatini istedi. Hatun Dursun ise aleyhinde ifade verenler hakkında şikayetçi olduğunu söyledi.

Mahkeme Başkanı, Yusuf Aydemir’e “Leyla’nın kaybolduğu günden bulunduğu zamana kadar telefonunuzun interneti kapalı. Tuşlu telefon kullandığınızı söylediniz ancak elinizde akıllı telefon bulunduğuna dair fotoğraflar var. Abiniz Nihat Aydemir’le aranızda bir probleminiz var mıydı? Sizin dışınızdaki herkes aranızda problem olduğunu söylüyor” şeklinde sorular yöneltti. Yusuf Aydemir ise, “Suçum günahım yoktur, beraatimi istiyorum. Bana iftira atıldı. Keşke katil bulunsaydı. Telefonumun internetinin kapalı olması, internetimin bitmiş olmasından kaynaklanmış olabilir. Ağrı merkeze jandarmayla birlikte geldik. Traktörle yukarıya gitmemin nedeni, Leyla’nın başka bir yerde bulunduğunu duymuş olmamdı. Bu nedenle oraya gittim. Daha sonra tekrar Leyla’nın bulunduğu yere geldim. Nihat Aydemir’le aramızda herhangi bir husumet yoktur. Şüphelendiğim hiç kimse yoktur, olsaydı söylerdim. Abim Nihat Aydemir, yaklaşık 25 yıl önce evlendi. Resmî bir evlilik değildi. Anlaşamadılar. Doğumdan sonra bebeği gönderdiler. Bebek emzirilmemiş, mama verilmiş. Hastalanmış ve vefat etmiş. O dönemde bu tür durumlar devlete bildirilmiyordu. Bildirim yapılmadan defnedildi” diye cevap verdi.

Mahkeme, tanık Ahmer Erdoğan’ın ileri bir duruşmada yeniden dinlenmesine karar verdi. Değerlendirilen deliller ve mevcut şüpheler çerçevesinde, Leyla’nın amcası Yusuf Aydemir'in 'öldürme' suçundan tutuklanmasına hükmedildi.

Yargılamanın 12 Şubat 2026 ve 10 Mart 2026 tarihlerinde ilerletilmesi ve davanın bir sonraki oturumunun 10 Nisan 2026’da devam ettirilmesi kararlaştırıldı.