Bursa’daki eğlence merkezi önündeki silahlı olayda polis için ‘meşru müdafaa’ değerlendirmesi
Bursa’da bir kişinin öldüğü silahlı olayla ilgili iddianamede, izinli polis memurunun eyleminin meşru müdafaa kapsamında olduğu belirtildi.
12punto
Bursa’nın Osmangazi ilçesinde bir eğlence merkezi önünde yaşanan ve 35 yaşındaki Berk Keleş’in ölümüyle sonuçlanan silahlı olaya ilişkin soruşturmada dikkat çeken bir değerlendirme yer aldı. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, olay sırasında izinli olduğu belirtilen polis memuru M.S.’nin müdahalesinin Türk Ceza Kanunu’nun 25’inci maddesinde düzenlenen meşru müdafaa hükümleri kapsamında kaldığı görüşü aktarıldı.
Olay, Küplüpınar Mahallesi İstanbul Caddesi’ndeki bir eğlence merkezinin önünde meydana geldi. İddiaya göre arkadaşlarıyla mekâna gelen Berk Keleş, yemek yiyip alkol aldıktan sonra hesabı fazla bulduğu gerekçesiyle iş yeri çalışanlarıyla tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine Keleş’in evine gönderilmesi için taksi çağrıldı.
Kaynaklara yansıyan iddialara göre Keleş, iş yeri önünde bağırmayı ve hakaret etmeyi sürdürdü. Kendisine müdahale eden iş yeri çalışanı Önder Y.’yi tabancayla bacağından yaralayan Keleş, daha sonra taksiye bindi.
O sırada iş yerinde bulunan ve izinli olduğu belirtilen polis memuru M.S. dışarı çıkarak Keleş’e polis olduğunu söyledi. M.S.’nin “Dur polis, silahını bırak, teslim ol” diyerek ihtarda bulunduğu, buna rağmen Keleş’in taksinin içinden silahını çıkarıp polis memuruna doğrulttuğu ve ateş ettiği belirtildi.
İDDİANAMEDE MEŞRU MÜDAFAA VURGUSU
Polis memuru M.S.’nin karşılık vermesiyle çıkan çatışmada başından vurulan Keleş ağır yaralandı. Sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılan Keleş, yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Olayda bacağından yaralanan Önder Y. ise tedavisinin ardından taburcu edildi. Keleş’in otopsisinde 2,79 promil alkollü olduğu tespit edildi.
İddianamede, Keleş’in önce Önder Y.’yi silahla yaraladığı, ardından iş yeri önündeki kalabalığa silah doğrultarak “Yakarım lan burayı, vuracağım hepinizi” sözleriyle tehditte bulunduğu ve sonrasında kendisini polis olarak tanıtan M.S.’ye ateş ettiği kaydedildi.
Savcılık, M.S.’nin hem yaralanan kişiye yönelik saldırı hem de çevredeki kalabalığın ve kendi hayatının güvenliği karşısında görevin gereklerine uygun hareket ettiği kanaatine vardı. İddianamede, polis memurunun eyleminin meşru müdafaa kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Polis memuru M.S.’nin avukatı Sedat Gülen de müvekkilinin izinli olmasının olay karşısında polislik görevini ortadan kaldırmadığını söyledi. Gülen, güvenlik kamerası kayıtlarında M.S.’nin polis olduğunu belirterek uyarılarda bulunduğunun görüldüğünü, amacının öldürmek değil saldırıyı sonlandırmak olduğunu savundu.
İddianamenin Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildiği, soruşturma sürecinde gözaltına alındıktan sonra adli kontrolle serbest bırakılan polis memuru M.S.’nin yargılanmasına ilerleyen günlerde başlanacağı bildirildi.