Casperler suç örgütü davasında çarpıcı detay: Çocukları bakın nasıl kullanmışlar
İstanbul merkezli yürütülen soruşturmada, "Casperlar" adıyla bilinen suç örgütüyle bağlantılı olduğu öne sürülen 68 zanlıya ilişkin hazırlanan iddianamede, çocukların suç faaliyetlerinde nasıl kullanıldığına dair dikkat çekici ayrıntılar ortaya çıktı.
12punto
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Çocuk Suçları Soruşturma Bürosu tarafından sürdürülen kapsamlı bir soruşturma neticesinde, "Casperlar" adlı organize suç grubunun faaliyetlerine dair kapsamlı bir iddianame oluşturuldu. İddianamede, yaşları 18’in altında olan 68 şüpheliye yönelik suçlamalar yöneltilirken, 4 ölüm, 7 mağdur ve 57 müşteki dosyada yer aldı. Soruşturmanın odağında İstanbul’un birçok ilçesiyle birlikte İzmir’in Çeşme ilçesinde düzenlenen operasyonlar yer aldı ve çok sayıda çocuk zanlının suç faaliyetlerine karıştırıldığı saptandı.
İddianemeye göre, örgütün liderliğini “Hamuş” takma adıyla bilinen İsmail Atız’ın yaptığı belirlendi. Başta Bahçelievler, Küçükçekmece ve Bağcılar olmak üzere çeşitli ilçelerde; yağma, tehdit, kasten yaralama, ruhsatsız silah bulundurma, uyuşturucu ticareti, fuhuş ve kişilerin özgürlüğünü kısıtlama gibi suçlara karışıldığı belirtiliyor. Örgütün, suç planlarında özellikle motosiklet kullanabilen, çoğunluğu 18 yaşını doldurmamış gençleri ve çocukları tercih ettiği ortaya konuldu.
İddianamede ekonomik olarak dezavantajlı mahallelerden gelen çocuklara, suç başına 10 bin ile 50 bin TL arası para vaadiyle yaklaşan örgütün, çoğu zaman bu ödemeleri gerçekleştirmediği; kısmi ödemelerin ise başkalarına ait banka hesapları yoluyla yapıldığı belirtildi. Suçlarda “öncü” olarak motosikleti süren ve “artçı” olarak da ateş açan çocukların birçok olay sonrası yakalandığı; yöneticilerin ise yeni üyeleri para, motosiklet, silah, hatta uyuşturucu madde gibi teşviklerle örgüte katılmaya motive ettiği tespit edildi.
Örgütün şehir genelinde çeşitli yerlerde oluşturduğu hücre evlerinde, saldırı öncesi ya da sonrası saklanma, silah tedariki ve şehir dışından gelen üyelerin barındırılması amaçlanıyordu. İddianamede, özellikle bir mağdura yönelik öldürme teşebbüsünde, suç işlediği iddia edilen çocuklara barınacak yer, yeni giysiler ve cep telefonu temin edilerek örgütün hiyerarşik yapısının korunduğu aktarıldı.
Ayrıca örgütün sosyal medya üzerinden yürüttüğü propaganda faaliyetlerinin, psikolojik ve sosyal açıdan sorunlar yaşayan çocuklar üzerinde etkili olduğu kaydedildi. Çocukların, aile ya da çevrelerinden dışlanma hissiyle hareket ederek, gruba ait olmayı bir çözüm yolu olarak gördükleri ve bu nedenle gruba katıldıkları öne sürüldü. Liderlerin, "abi-kardeş" ilişkisiyle onları örgütte koruma vaadinde bulunduğu da ifadelerde yer aldı.
Soruşturma dosyasında, zanlı çocuklara isnat edilen eylemler arasında adam öldürme ve öldürmeye teşebbüs, nitelikli yağma, silahla tehdit, kasten yaralama, resmi belgede sahtecilik, izinsiz tehlikeli madde bulundurma veya el değiştirme, uyuşturucu ticareti, kamu güvenliğini kasıtlı olarak tehlikeye atma, mala zarar verme ve hırsızlık gibi çok sayıda suç yer aldı. Tam 41 ayrı suçun dosyada işlendiği belirtildi.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü dosyada yer alan mağdur ifadeleri, örgütün saldırı ve tehdit yöntemlerini gözler önüne serdi. Kuyumcu U.D. ifadesinde şu sözlere yer verdi: "Bahçelievler'de bulunan kuyumcu dükkanımda abdest aldığım sırada, tahmini 14-15 yaşlarında lacivert giyinimli şahıs iş yerime gelerek babamın eline 'Ömrün kısalıyor. Kendine yazık edeceksin. Her köşede seni bekleyen bir abi var' şeklinde not kağıdı bırakmış gitmiş. Bu sırada bir numaradan arandım ve 'bizimle uzlaşmazsan, seni vururuz, ailen, sen, senin soyadını kim taşıyorsa hepsi ölür. Senin evini, dükkanını her şeyini biliyoruz. İstediğimiz parayı ver' diyerek şahsımı ölümle tehdit ettiler. Polis merkezinde belirtmiş olduğum numara ile aynı numaradır. Şahıs kendisini, 'Casperlar' grubu adına arıyorum. Ben Burak B.' dedi."
İlbeyi Beyaz ise şu bilgileri verdi: "14 Kasım 2024 tarihinde sabah KALE TAKSİ isimli iş yerime sabah 09.30 sıralarında geldiğimde kardeşim Taner iş yerini saat 05.25 sıralarında yüzü maskeli bir şahıs tarafında ateşe verdiğini ancak sonradan kendi kendine söndüğünü söyledi. Akabinde yabancı hat üzerinden bana iş yerime yönelik yangının videosunu atarak 'İlbey Al sana hediyem Bu, sen bizi anlamadın galiba o polisler seni koruyamaz sadece biraz zaman uzatır o kadar, zırhlı arabaya binmekle kurtulacağını mı sanıyorsun' diye mesaj atıldı ben de bu numarayı da engelledim."
Bir diğer mağdur Nazım Gökay ise şunları anlattı: "İş yerime silahlı saldırı yapıldığını esnaf komşularım tarafından öğrendim, iş yerine gittiğinde kurşunlama olayı neticesinde iş yeri kepenginde kurşun girişlerini gördüm. Yaklaşık 1 aydır bana ait olan hattıma yurt dışına kayıtlı farklı farklı hatlardan arandım. ‘Öleceksiniz, öldüreceğim, ailene yedi sülalene geleceğiz, sen bizi şakaya aldın galiba, oğlum bu saldırılar devam edecek, bak bu saatten sonra canına geleceğiz' şeklinde tehdit mesajları aldım".
AĞIR SUÇLAMALAR VE YARGI SÜRECİ
Oluşturulan iddianame kapsamında zanlılara, suç örgütüne üyelikten, nitelikli yağma, tasarlayarak kasten öldürme ve öldürmeye teşebbüs, ruhsatsız silah ve mermi bulundurmak, sayıca fazla ve tehlikeli silah bulundurmak gibi çeşitli suçlamalar yönetildi. Davaya ilişkin hazırlanan iddianame değerlendirilmek üzere Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.