Deniz Göktaş’tan cezaevindeki ilk ayında mektup: Moralim yerinde, sağlığım iyi
Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutuklu bulunan komedyen Deniz Göktaş, ilk ayını anlattığı mektupta koşullara ve dışarıdaki desteğe değindi.
12punto
Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan komedyen Deniz Göktaş, tutukluluğunun birinci ayında kaleme aldığı mektupta hem cezaevindeki gündelik yaşamını hem de dışarıda kendisiyle ilgili yayılan bazı aktarımları değerlendirdi.
Göktaş, mektubuna yan hücresinden gelen “Aşkın mapushanee, içindee ben mahkum” sözleri eşliğinde başladığını belirterek, hakkında paylaşılan bazı ifadelerin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Tanımadığı bir avukatın “Deniz bizi unutmayın dedi” şeklinde bilgi yaydığını aktaran Göktaş, böyle bir talebi olmadığını vurguladı.
Tutuklandığı sırada söylediği “neşemizi çalamazlar” sözünün de ironik bir dille kurulduğunu belirten Göktaş, bu ifadenin sosyal medyaya ulaşana kadar bağlamından koptuğunu ifade etti. Komedyen, kendisine ilişkin “romantik, arabesk ya da talepkar” aktarımlara itibar edilmemesi gerektiğini yazdı.
Göktaş mektubunda, “Moralim yerinde, sağlığım iyi. Bir ay boyunca kötü hissettiğim tek bir an bile olmadı” ifadelerini kullandı. Cezaevinin romantize edilecek bir yer olmadığını belirten Göktaş, klavye ve bıyık makası gibi gündelik eksiklikleri de mizahi bir dille anlattı.
KUYU TİPİ CEZAEVİ KOŞULLARINA DİKKAT ÇEKTİ
Mektubun önemli bölümlerinden birinde Göktaş, kaldığı cezaevinin “kuyu tipi” olarak bilindiğini hatırlattı. Kısa süreli gözlemlerine göre güneşsizlik, havasızlık ve sosyal izolasyonun kalıcı fizyolojik ve psikolojik zararlar doğurabileceğini belirten Göktaş, sayımlar dışında insan sesi duymadan günler ve haftalar geçiren mahkumlar olduğunu ifade etti.
Göktaş, avludaki yüksek duvarlar nedeniyle güneş ışığından yararlanmak için “güneşle köşe kapmaca” oynadığını yazdı. Hücresine düşen bir güvercine “Leo” adını verdiğini belirten komedyen, bu hikayeyi Uğur Gürsoy’un Uykusuz’un ağustos sayısında çizdiğini de aktardı.
Dışarıdan gelen mektuplar ve kitapların kendisi için önemli bir destek olduğunu belirten Göktaş, avukat ziyaretlerinin de “nefes” olduğunu söyledi. Bir sabah ODTÜ mezuniyet töreninde açılan pankartları görünce ilk kez gözlerinin dolduğunu ifade eden Göktaş, destek verenlere teşekkür etti.
Televizyon izlenimlerine de yer veren Göktaş, ilk hafta bazı yayınlarda kendisine yönelik ifadeleri ve dış politika gündemini takip ettiğini belirterek eleştirilerini mizahi göndermelerle dile getirdi. Mektubunu ise okuma notuyla tamamladı: “Hala kararlıyım, Moby Dick’i bitireceğim. Cezaevi okuma komisyonu da bitiremiyor, bela bir kitap.”