Diyarbakır’da “Sakallılar” suç örgütü davası başladı: 62 sanık hakim karşısında

Diyarbakır’da esnaftan haraç aldığı öne sürülen “Selefiler-Sakallılar” yapılanmasına ilişkin davada 22’si tutuklu 62 sanığın yargılanmasına başlandı.

12punto

Diyarbakır’da kendilerini “Selefiler-Sakallılar” olarak tanıttıkları, dini cemaat görüntüsü altında esnafa baskı kurup haraç istedikleri iddia edilen yapılanmaya ilişkin davanın görülmesine Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı.

Dosyada 22’si tutuklu 62 sanık bulunuyor. Sanıklar hakkında iş yeri kurşunlama, silahla yağma, yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve organize suç örgütü faaliyetleri kapsamında çeşitli suçlamalar yöneltiliyor. Duruşmada cuma gününe kadar 43 mağdurun dinlenmesi bekleniyor.

Diyarbakır’da görülen davada bazı sanıkların duruşmaya sakallarını keserek geldiği belirtildi.

Duruşmada hazır bulunan bazı sanıkların sakallarını kesip temiz kıyafetlerle mahkeme salonuna geldiği gözlendi. Örgütün liderliğini yaptığı öne sürülen İbrahim Durmaz, kuzeni Muhammed Durmaz ile evinde çok sayıda ruhsatsız silah ele geçirildiği belirtilen Hüseyin Elhatısaru savunma yaptı.

İbrahim Durmaz, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi; mağdurları tanımadığını, kuzeni Muhammed Durmaz ve Hüseyin Elhatısaru ile uzun süredir görüşmediğini ileri sürdü. Mahkeme başkanının, “3 yıldan beri görüşmediğini söylüyorsun ama geçen yıl birlikte çekilmiş samimi fotoğraflarınız var” sorusu üzerine Durmaz, “Olabilir bir ortamda denk geldik. Fotoğraf çektirmek istediler ben de kıramadım” yanıtını verdi.

Mahkeme başkanı, Durmaz’ın telefon imajında yer aldığı belirtilen ve masa üzerindeki AK-47 Kalaşnikof tüfeği gösteren fotoğrafı da sordu. Durmaz, fotoğrafı hatırlamadığını belirterek “Google’dan yanlışlıkla indirmiş olabilirim” dedi ve silahın kendisine ait olmadığını savundu.

İDDİANAMEDEKİ SUÇLAMALAR

350 sayfalık iddianamede, yapılanmanın polis ve yargı mercilerinin dikkatini çekmemek için kendisini dini cemaat görünümüyle gizlemeye çalıştığı öne sürüldü. Çetenin, alacak verecek anlaşmazlığı bulunan kişilere ulaşıp “Paranızı biz tahsil edeceğiz” diyerek taraflara sözde hüküm verdiği iddia edildi.

İddianamede, şüphelilerin temin ettikleri kaçak silahlarla halk üzerinde korku ve baskı oluşturduğu; yakalandıklarında tutarsız ifadeler verdikleri, mağdurlarla irtibat kurarak şikâyetlerinden vazgeçmeleri için tehditte bulundukları belirtildi. Özellikle alkollü eğlence mekânları ve çeşitli iş yerlerinden haraç istendiği öne sürüldü.

İddianamede esnafa yönelik tehdit ve iş yeri kurşunlama suçlamaları yer aldı. (Temsili görsel)

Dosyada kuyumcu, güzellik merkezi, otel, kafeterya, içecek marketi, otomotiv bayileri ve araç kiralama şirketlerinin hedef alındığı iddiaları yer aldı. Bazı esnafların WhatsApp üzerinden aranarak para istendiği, tehditlerde “ceza kesildiği” ifadelerinin kullanıldığı aktarıldı.

İddianamede ayrıca, “Daltonlar” olarak bilinen suç örgütüyle bağlantı iddialarına da yer verildi. İstanbul merkezli yapılanmanın Diyarbakır’daki bazı silahlı saldırıları “Sakallılar-Selefiler” yapılanmasına yaptırdığı, eş zamanlı olarak İstanbul ve Diyarbakır’da bazı iş yerlerinin haraç vermedikleri gerekçesiyle kurşunlandığı ileri sürüldü.

Soruşturma dosyasında, mağdurların bir bölümünün maddi zarar görmesine rağmen baskı nedeniyle şikâyetini geri çektiği de belirtildi. Tehditlerde yurt dışı hatları ve internet tabanlı uygulamaların kullanıldığı, saldırılarda motosikletlerden ve kar maskelerinden yararlanıldığı iddia edildi.

İddianamede örgütün, dini değerleri referans göstererek kendisini sözde “adalet dağıtan” bir yapı gibi sunduğu, Anayasa ve kanunlar yerine kendi kararlarını uygulamaya çalıştığı ifade edildi. Sanıkların yargılanmasına mağdur beyanlarının alınmasıyla devam edilecek.