Eyüp Can davasında bilirkişi raporu: Düşmenin önden basınçla gerçekleşmiş olabileceği değerlendirildi
Mersin Anamur’da 12 yaşındaki Eyüp Can Güner’in ölümüyle ilgili davada, bilirkişi raporu dosyaya girdi. Duruşma 15 Ekim’e ertelendi.
12punto
Mersin’in Anamur ilçesinde 12 yaşındaki Eyüp Can Güner’in bir pasajda ölü bulunmasına ilişkin davada beklenen bilirkişi raporu dosyaya girdi. Raporda, çocuğun ölümüne neden olan yaralanmaların yüksekten düşme ve zemine çarpma mekanizmasıyla uyumlu olduğu, düşmenin ise bedenin üst tarafına önden alınacak basınçla gerçekleşmiş olabileceği değerlendirildi.
Olay, 29 Temmuz 2025’te Saray Mahallesi Atatürk Bulvarı’ndaki Osman Sinanoğlu Pasajı’nda meydana geldi. İddiaya göre, N.U. dönercide çalışan Eyüp Can Güner’i kovaladı; çocuk pasaj sokağına doğru kaçtıktan sonra gözden kayboldu. İş yerine dönmemesi üzerine arama yapan çalışanlar, Eyüp Can’ı pasajın zemin katında hareketsiz halde buldu. Sağlık ekipleri çocuğun hayatını kaybettiğini belirledi.
Otopside Eyüp Can’ın kafa travması, kemik kırıkları, kesi ve iç organ yaralanmaları sonucu yaşamını yitirdiği tespit edildi. Gözaltına alınan N.U., “ihmali davranış sonucu ölüme sebebiyet verme” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Güvenlik kamerası görüntülerinde çocuğun sokakta yürüdüğü ve ardından kovalamaca sırasında kaçtığı anların yer aldığı belirtilmişti.
Anamur Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 4. duruşmasına Eyüp Can’ın ailesi, yakınları ve taraf avukatları katıldı. Sanık N.U. ise duruşmaya SEGBİS üzerinden bağlandı. Sanık, önceki ifadelerini tekrar ettiğini belirterek çocuğu pasajda görmediğini ileri sürdü.
RAPORDA NE YER ALDI?
Duruşmada okunan bilirkişi raporunda, Eyüp Can Güner’in iş merkezinin zemin üstü giriş katından yaklaşık 4 metre yükseklikten düştüğü; önce zemin kat havuzuna dayalı tabelanın üst kısmına sol koltuk altı ve gövdesiyle, ardından baş üstü karo beton zemine çarptığı aktarıldı.
Raporda, ölümün kesici-delici alet yaralanması sonucu meydana geldiğini gösteren yeterli tıbbi bulgu bulunmadığı belirtildi. Ayrıca 4 metreden beton zemine düşmenin “tıkırtı” düzeyinde değil, yaklaşık 90-100 desibel aralığında yüksek bir ses çıkarabileceği ifade edildi.
Eyüp Can Güner’in iş merkezinin zemin üstü giriş katından 4 metre yükseklikten sırtı bina iç tarafına dönük 2.8 saniyede hızla düşmesinin ancak bedenin üst tarafına önden alacağı basınç ile olabileceği değerlendirilmiştir.
Mahkeme heyeti, taraflara rapora ilişkin beyanda bulunmaları için süre verdi. Duruşma 15 Ekim’e ertelendi.
Duruşma sonrası konuşan anne Güllü Can, raporun ardından oğlunun sanık tarafından “baskı ile itilerek atılıp öldürüldüğünü” savunarak, sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.
Müşteki avukatı Gurbet Bilbay da Eyüp Can’ın boyunun 1.50 metre, korkuluğun ise 90 santimetre olduğunu belirterek, bilirkişi raporunun çocuğun basınç olmadan düşmesinin mümkün olmadığına işaret ettiğini söyledi. Bilbay, sanığın daha önce “tıkırtı” duyduğunu söylediğini hatırlatarak, raporda 50 kilogram ağırlığındaki bir çocuğun düşmesinin çok daha yüksek ses çıkaracağının vurgulandığını ifade etti.