Güllü’nün ölümüne ilişkin iddianame tamamlandı: Roman havasıyla tuzak kurulmuş!
Yalova’da pencereden düşerek yaşamını yitiren Güllü’nün ölümüne ilişkin iddianamede, kızı Tuğyan Ülkem Gülter için ağırlaştırılmış müebbet istendi.
12punto
“Güllü” adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut’un Yalova’nın Çınarcık ilçesinde 6’ncı kattaki evinin penceresinden düşerek yaşamını yitirmesine ilişkin soruşturma tamamlandı. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, sanatçının kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakkında “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.
Olay gecesi evde bulunan Sultan Nur Ulu ise iddianamede ikinci sanık olarak yer aldı. Ulu hakkında, soruşturmanın farklı aşamalarında değişen ifadeleri nedeniyle “yalan tanıklık” suçundan 4 yıla kadar hapis cezası istendi.
Güllü, 26 Eylül 2025’te Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi’ndeki binada, kızına ait odanın penceresinden düşerek hayatını kaybetmişti. İddianamede düşme yüksekliği yaklaşık 18,17 metre olarak belirtildi. Sanatçının kafatası ve omur kırıkları ile iç organ ve büyük damar yaralanmalarına bağlı iç kanama sonucu yaşamını yitirdiği kaydedildi.
İDDİANAMEDE “MALKATA” VE SES KAYDI AYRINTISI
Savcılığın iddiasına göre Tuğyan Ülkem Gülter, olay gecesi Sultan Nur Ulu’dan annesinin sevdiği “Malkata” adlı roman havasını açmasını istedi. İddianamede, müziğin Güllü’yü olayın meydana geldiği odaya getirmek amacıyla çalındığı ve planlandığı öne sürülen eylemin parçası olduğu savunuldu.
Olay anına ilişkin ses kayıtları İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından incelendi. Bilirkişi raporunda, düşmeden hemen önce genç bir kadına ait olduğu değerlendirilen sesin alaycı ve neşeli bir tonla “Hadi görüşürüz” dediği aktarıldı. Savcılık, bu sözün Tuğyan Ülkem Gülter tarafından söylendiği kanaatine vardı.
İddianamede, Gülter’in bu ifadenin ardından annesini kalça altından iki eliyle kavrayarak ayaklarını yerden kestiği ve pencereden attığı ileri sürüldü. Dosyada ayrıca evdeki kamera kayıtlarının ham halinde, düşmeden önce kısa aralıklarla üç farklı çarpma ve darbe sesinin duyulduğu belirtildi.
Savcılık, ilk darbe sesinden sonra yaklaşık 7 saniye boyunca odadaki kişilerden bağırma ya da kurtarma refleksi duyulmamasını, olayın ani bir kaza olmadığı değerlendirmesini destekleyen unsurlar arasında gösterdi.
TANIK ANLATIMLARI VE ADLİ RAPORLAR
İddianamede Tuğyan Ülkem Gülter’in olaydan önce annesiyle ilgili ağır ifadeler içeren mesajlar gönderdiği ve bazı tanıklara annesini camdan atıp öldüreceğini söylediğinin iddia edildiği aktarıldı. Savcılık, olaydan yaklaşık iki ay önce gönderildiği belirtilen “Annem birazdan kendini atıyor” mesajını da “zihinsel hazırlık süreci” kapsamında değerlendirdi.
Sultan Nur Ulu’nun ilk ifadelerinde Güllü’nün alkollü olduğunu ve pencereden düştüğünü söylediği, sonraki ifadesinde ise olayın farklı gerçekleştiğini anlattığı belirtildi. Ulu’nun son ifadesinde, Tuğyan’ın annesini kalça altından kavrayarak pencereden attığını ileri sürdüğü dosyaya girdi.
Toksikoloji incelemesinde Güllü’nün kanında 3,53 promil alkol tespit edildiği, kullandığı ilaçların toksik seviyede bulunmadığı ve zehirlenmeye ilişkin tıbbi delil elde edilmediği belirtildi. Odanın zemininden alınan numunelerde kayganlaştırıcı maddeye rastlanmadığı da iddianamede yer aldı.
Bilirkişi heyeti, Güllü’nün vücut yapısı ve pencere yüksekliği dikkate alındığında geriye doğru düşmesinde dışarıdan bir kuvvet ya da temas bulunması ihtimalinin kazadan daha yüksek olduğu yönünde görüş bildirdi. Adli Tıp Kurumu ise düşmenin intihar, kaza ya da başka bir kişinin etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin tıbben ayırt edilemeyeceğini, olayın adli soruşturmayla açıklığa kavuşturulması gerektiğini kaydetti.
Savcılık; mesaj kayıtları, tanık anlatımları, ses çözümlemeleri, bilirkişi raporları ve olay sonrasındaki davranışları birlikte değerlendirerek Gülter’in annesini önceden tasarlayarak öldürdüğü sonucuna vardı. İddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesi halinde Tuğyan Ülkem Gülter ile Sultan Nur Ulu’nun yargılanmasına başlanacak.