İBB davasında ifade tartışması: Sanıklar savcılık beyanlarına itiraz etti

Silivri’de görülen 414 sanıklı İBB davasında bazı sanıkların soruşturma ifadelerine ilişkin sözleri ve uzun duruşma saatleri tartışma yarattı.

12punto

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 51’i tutuklu 414 sanıklı İBB davasının görülmesine, Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde bulunan duruşma salonunda devam edildi.

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmalarda, sanık savunmaları ve avukatların usule ilişkin itirazları öne çıktı. Bazı sanıklar soruşturma aşamasında verdikleri ifadelerin koşullarına itiraz ederken, bazı avukatlar da benzer içerikli beyanlar ve uzun duruşma saatleri nedeniyle mahkemeye başvurularda bulundu.

Duruşmada savunma yapan iş insanı Süleyman Çetinsaya, soruşturma aşamasında Çağlayan Adliyesi’ne müşteki sıfatıyla çağrıldığını ve avukatsız ifade verdiğini söyledi. Çetinsaya, savcılık ifadesinde Süleyman Atık’a 500 bin dolar verdiğine ilişkin bölümün okunması üzerine, “Savcı Bey bunu yazdı, önüme koydu, ben de imzaladım. Okumadım. İmzamı inkâr etmiyorum” dedi.

Çetinsaya, kendisine müşteki olarak ifade vereceğinin söylendiğini belirterek suçlamaları kabul etmediğini ifade etti. “Beni Çağlayan Adliyesi’ne çağırdıkları zaman savcı bey benden müşteki olarak ifade aldı. Bize de müşteki olarak aldığını söyledi” diyen Çetinsaya, yanında avukat bulunmadığını anlattı.

Tutuksuz yargılanan iş insanı Serbülend Danış ise Baki ve Bulut Aydöner’e ilişkin savcılıkta verdiği beyanların arkasında olduğunu söyledi. Danış, Baki Aydöner’in “Başkan danışmanı olduğumu ispatlar mısınız?” sorusuna “Yok, ispatlayamam. Sen kendini öyle tanıttın” yanıtını verdi. Bulut Aydöner’in soruları üzerine de “Bulut Aydöner tarafından doğrudan bir zorlamaya maruz kalmadım” ifadelerini kullandı.

Duruşmada “etkin pişmanlık” kapsamında verilen ifadeler de tartışıldı. Tutuklu sanık Murat Ongun, eski İBB Reklam Yönetimi Müdürü Adem Tuncay’ın bazı anlatımlarının Hakan Karaköse’nin beyanlarıyla aynı olduğunu öne sürdü. Ongun, Tuncay’ın savunması ile savcılık sorgusundaki yanıtları arasında çelişki bulunduğunu savundu.

Gözdem Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya da aynı gün savcılığa gelen şirket yetkililerinin ifadelerindeki benzerliklere dikkat çekti. Sertkaya, bazı ifadelerde “Bana sormuş olduğunuz Byzag Sanat Tasarım isimli firmaya göndermiş olduğum para bu kapsamdadır” cümlesinin kelimesi kelimesine tekrarlandığını belirterek bunun tesadüf olmadığını ileri sürdü.

Eski Anadolu Yakası Zabıta Şube Müdürü Nazan Başelli ise “örgüt üyeliği ve rüşvet” suçlamalarıyla tutuklandığını, ancak iddianamede bu suçların kendisine isnat edilmediğini söyledi. Başelli, “Tutuklanma gerekçem örgüt üyeliği ve rüşvet ise bu nasıl olur da iddianameye yazılmamıştır?” diye sordu.

Başelli’nin avukatı Ali Durak, müvekkili hakkında aynı fiile ilişkin daha önce İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından da soruşturma yürütüldüğünü belirtti. Durak, aynı olay için iki farklı soruşturma yürütülmesini “mükerrer soruşturma” olarak nitelendirdi.

Duruşma düzenine ilişkin itirazlarda ise uzun oturum süreleri gündeme geldi. Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin, Türk Tabipleri Birliği’nden alınan görüşe atıf yaparak uzun duruşma saatlerinin sağlık üzerinde ciddi etkiler yaratabileceğini söyledi ve mahkemeden çalışma saatlerinin sınırlandırılmasını talep etti.

Tutuklu Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in duruşma sırasında fenalaştığı, sağlık ekiplerinin salonda müdahale ettiği aktarıldı. Türker’in avukatı, tutuklu sanıkların sabah erken saatlerde salona getirildiğini ve duruşmaların zaman zaman gece geç saatlere kadar sürdüğünü belirterek oturumların makul saatlerde tamamlanmasını istedi.

Davanın takip edildiği oturumda İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş’ın da daha önce hakkında CMK’nin 203’üncü maddesinin uygulandığı gerekçesiyle salonda bulunamayacağı bildirildi. Özçağdaş, kararın kendisine yazılı gösterilmesini istedi; ardından ailelere saygısı nedeniyle salondan ayrıldığını söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek ise İBB soruşturmasına ilişkin yaptığı açıklamada, soruşturma aşamasında baskı ve tehdit yoluyla ifade alındığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu. Gürlek, dosyanın kovuşturma aşamasında olduğunu belirterek delillerin değerlendirilmesi ve sanıkların hukuki durumuna ilişkin nihai takdirin mahkemeye ait olduğunu söyledi.

Gürlek, İBB ve İmamoğlu’na yönelik devam eden soruşturmalara ilişkin ek iddianame çalışması olup olmadığı sorusuna da “Evet” yanıtını verdi. Bakan, başsavcılık tarafından ek iddianameye konu olabilecek yeni delil, rapor ve hukuki değerlendirmeler üzerinde çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.