Tera soruşturmasında Alkin kardeşlerin ifadeleri dosyada: 280 milyar liralık değer artışı soruldu

Savcılık, Tera Yatırım’ın bir yıldaki sert değer artışını, peş peşe istifaları ve Kerem Alkin’in risk raporlarını sordu.

12punto

Tera Grubu’na yönelik fon soruşturmasında Kerem Alkin ve Emre Alkin’in savcılıkta verdiği ifadelerin ayrıntıları dosyaya yansıdı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen 2026/149004 sayılı soruşturmada iki kardeşe; grup şirketlerindeki görevleri, hisse ve fon işlemleri, piyasa değerindeki yükseliş ve istifa süreçleriyle ilgili sorular yöneltildi.

Dosyada öne çıkan başlıklardan biri, iki kardeşin görevlerinden bir gün arayla ayrılması oldu. Emre Alkin, Tera Portföy Yönetim AŞ’de Temmuz 2026’da bağımsız yönetim kurulu üyesi olarak göreve başladığını, 17 Eylül 2026’da istifa ettiğini söyledi. Kerem Alkin ise Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ’de Mayıs 2025’te başladığı bağımsız yönetim kurulu üyeliğinden 18 Eylül 2026’da ayrıldığını belirtti.

Savcılık, istifaların fon kriziyle bağlantılı olup olmadığını da sordu. Kerem Alkin, istifalar ile daha sonra yaşanan gelişmelerin “birbirinden bağımsız” olduğunu savundu. Emre Alkin de yaklaşık iki aylık görev süresinde yalnızca bir tanışma toplantısı yapıldığını, sonrasında yönetim kurulu toplantısı gerçekleştirilmediğini ve şirketin imza sirkülerinde adının bulunmadığını ifade etti.

DEĞER ARTIŞI VE RİSK RAPORU SORULDU

Soruşturmanın dikkat çeken bölümlerinden biri de Tera Yatırım’ın piyasa değerine ilişkin oldu. Savcılık, şirketin yaklaşık 1,4 milyar liralık piyasa değerinin bir yıl içinde 280 milyar liraya ulaşmasının nedenini iki kardeşe de sordu. Emre Alkin, Tera Holding’in büyümesine bağlı olarak iştiraklerin de değer kazanacağı yönünde bir algı oluşmuş olabileceğini, ancak borsa işlemlerine dair doğrudan bilgisi bulunmadığını belirtti.

Kerem Alkin ise hisse ve fonlara kimlerin yatırım yaptığı ya da satış gerçekleştirdiği konusunun SPK raporlarıyla daha net ortaya çıkabileceğini söyledi. Piyasa değerindeki yükselişte arz-talep ilişkisinin etkili olabileceğini ifade eden Alkin, görev süresi boyunca hisse alım-satım süreçlerine katılmadığını, işlemlerin şirketin ilgili ekipleri tarafından yürütüldüğünü savundu.

Kerem Alkin’in ifadesinde, görev süresi boyunca hazırladığı risk raporları da gündeme geldi. Alkin, 2025 Kasım ayında bir, 2026’da ise iki risk raporu hazırladığını söyledi. Dosyaya göre 2026’nın ikinci yarısına ilişkin rapor 54 sayfadan oluştu. Müdafii, raporlarda menkul değerler, likidite oranları ve ani çıkış risklerine ilişkin uyarıların yer aldığını; fonlardan toplu para çıkışı olması halinde şirketin sorun yaşayabileceğine dair değerlendirmeler bulunduğunu belirtti.

Kerem Alkin’in, sermaye piyasalarına ilişkin beyanı da tutanağa geçti. Alkin, kendisinin ve çekirdek ailesinin borsa, sermaye piyasası ya da fonlarda yatırım yapmadığını söyledi ve “Sermaye piyasası hakkında yeterli bilgim bulunmamaktadır” ifadesini kullandı. Müdafii ise Alkin’in bağımsız yönetim kurulu üyesi olduğunu, bu nedenle şirkette odası, kartviziti ve kurumsal e-posta adresi bulunmadığını savundu.

Savcılık, Tera Holding bünyesindeki yatırım kararlarının kimler tarafından alındığını da sordu. Kerem Alkin; yönetim kurulu başkanı, icradan sorumlu yönetim kurulu üyesi, genel müdür ve genel müdür yardımcılarının karar süreçlerinde rol aldığını belirtti. Emre Alkin de hisse senedi kararları konusunda bilgisi olmadığını, şirketin alım ve satımına ilişkin müzakerelerin Emre Tezmen tarafından yürütüldüğünü ifade etti.

Emre Alkin’in ifadesinde Tera Grubu ile Doğa Sigorta arasında planlanan iş birliği de yer aldı. Alkin, düzenleyici otoritenin onay vermediğinin öğrenilmesi üzerine henüz başlamamış olan iş birliğinin sona erdiğini söyledi.

Alkin kardeşlerin müdafileri, müvekkilleri hakkında kendilerine gösterilmiş herhangi bir para transferi, SPK raporu ya da MASAK raporu bulunmadığını savundu. Savunmada ayrıca, kardeşlerin görevlerinden önce veya sonra mal varlığı devri yapmadıkları ve mal varlıklarında olağan dışı zenginleşme bulunmadığı ileri sürüldü.

Soruşturma kapsamında piyasa değerindeki sert yükselişin hangi işlemlerle oluştuğu, risk raporlarındaki uyarıların ne zaman ve kimlere iletildiği, yönetimin bu uyarılar karşısında hangi adımları attığı ve peş peşe gelen istifaların dosya açısından nasıl değerlendirileceği başlıkları öne çıkıyor.