Tera soruşturmasında ifadeler ortaya çıktı: Tezmen fon alımlarından haberi olmadığını savundu

Savcılık, fon paraları ve milyarlarca liralık para trafiğini sorguladı. Emre Tezmen suçlamaları reddederken Alper Öztürk’ün beyanları dikkat çekti.

12punto

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının vatandaşların mağduriyetine konu olan fon soruşturmasında Tera Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ile eski Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk’ün ifadelerine ilişkin ayrıntılar ortaya çıktı.

Soruşturma kapsamında savcılığın, fonlarda toplanan paraların Tera’nın kontrolündeki şirket hisselerine yönlendirilip yönlendirilmediğini, hisse fiyatlarının yükseltilmesi karşılığında şirket sahiplerinden elden para alınıp alınmadığını ve MASAK raporlarında yer alan milyarlarca liralık para hareketlerini sorguladığı belirtildi.

Emre Tezmen ifadesinde suçlamaları reddetti. Yaklaşık 40 şirketten oluşan Tera Grubu’nda stratejik yatırım kararlarını kendisinin aldığını söyleyen Tezmen, Tera Portföy Yönetimi’nin ayrı bir yapısı bulunduğunu ve fonların hangi hisseleri alıp sattığına ilişkin karar süreçlerinde yer almadığını savundu.

Emre Tezmen’in ifadesi, fon soruşturmasındaki para hareketleri ve hisse alımları kapsamında gündeme geldi.

SAVCILIĞIN SORULARI

Savcılığın Tezmen’e yönelttiği başlıklardan biri, Tera Yatırım’ın piyasa değerindeki hızlı artış oldu. Sorgu tutanağına göre şirketin yaklaşık 1,4 milyar liralık piyasa değerinin bir yıl içinde 280 milyar liraya yükselmesi soruldu. Tezmen bu artışı şirketin büyümesi, yatırımları ve yatırımcı güveniyle açıkladı.

Tezmen’in, söz konusu yükseliş için “Bu bir şişme yükseliş değildir. Bu bedel bile hâlen ucuz” dediği aktarıldı. Savcılık ayrıca TRHOL, TEHOL ve PEKER hisselerindeki değer artışlarını da Tezmen’e sordu. İfade tutanağında, Tezmen’in sahibi olduğu dört şirketin toplam piyasa değerinin yaklaşık 9 milyar liradan 620 milyar liraya çıktığı bilgisi yer aldı.

Soruşturmanın bir diğer odağını, Tera fonlarının grup şirketlerine yatırım yapması oluşturdu. Savcılık, fonlarda toplanan paraların şirket hisselerini almak ve fiyatlarını yükseltmek amacıyla kullanılıp kullanılmadığını sordu. Tezmen ise bu iddiayı reddederek grup şirketi hisselerinin fonlar tarafından alınmasının hukuken yasak olmadığını ve fiyat artışlarının kendisine menfaat sağlamadığını öne sürdü.

Savcılık, Tera Grubu bağlantılı şirketlerdeki değer artışlarını ve fon işlemlerini mercek altına aldı.

Savcılık, PYŞ fonlarıyla bazı şirketlerin hisselerinin alınıp fiyatlarının yükseltilmesi karşılığında şirket sahiplerinden elden para alınıp alınmadığını da sordu. Tezmen, bu yönde bir ilişki veya pazarlık bulunduğu iddiasını kesin biçimde reddetti.

Dosyada vatandaşların mağduriyeti de gündeme geldi. Savcılığın, Tera PYŞ’nin temerrüde düşmesi nedeniyle parasını tahsil edemeyen binlerce kişiyle ilgili sorumluluk sorusuna Tezmen’in, yaşananlardan üzgün olduğunu ancak Tera’nın ya da yöneticilerinin kusuru bulunmadığını savunduğu belirtildi. Tezmen ayrıca bir günde yaklaşık 300 milyar liralık para çekme talebi geldiğini ileri sürdü.

MASAK RAPORU VE PARA TRAFİĞİ

MASAK raporunda yer aldığı belirtilen para hareketleri de ifade sürecinde Tezmen’e soruldu. Savcılık, 28 Ağustos 2026’da Özen Kuzu’ya tek seferde 1 milyar 159 milyon 772 bin lira gönderildiğini belirterek transferin nedenini, karşılığında ne alındığını ve işlem belgelerini sordu.

Tezmen’in bu işlem için Prive Sigorta’nın satın alınmasıyla bağlantılı olduğunu düşündüğünü, ancak ayrıntıları hatırlamadığını söylediği aktarıldı. Savcılık ayrıca Tera Yatırım Bankası’na gönderilen 2,8 milyar lira ile Tera Yatırım Holding ve Tera Yatırım Menkul Değerler’den alınan milyarlarca liralık transferleri de gündeme getirdi. Tezmen bu işlemlerin banka sermaye artırımıyla ilgili olduğunu düşündüğünü ifade etti.

Tezmen, fon alım-satım kararlarından haberdar olmadığı yönünde savunma yaptı.

ESKİ GENEL MÜDÜRÜN BEYANLARI

Eski Tera PYŞ Genel Müdürü Alper Öztürk’ün ifadeleri ise soruşturmadaki dikkat çeken başlıklardan biri oldu. Öztürk’ün, Vişne Madencilik hisselerindeki fon alımına ilişkin işlemin portföy yöneticisi tarafından yapıldığını ancak böyle bir kararın tek başına alınmasının mümkün olmadığını söylediği aktarıldı.

Öztürk’ün, bu kararı “hâkim ortağın üst yöneticilerinin verdiği bir karar” ve “hâkim ortağın iradesinin yansıması” olarak nitelendirdiği belirtildi. Destek Faktoring için de benzer değerlendirmede bulunduğu kaydedildi.

Öztürk’ün ifadesinde “Portföy yöneticiliğim sadece kâğıt üzerinde formaliteden ibaretti” dediği de yer aldı. Vişne hisselerindeki işlemlerden rahatsız olduğunu, çalışanları uyardığını ve sürecin SPK incelemesine konu olduğunu söylediği aktarıldı. Öztürk’e göre inceleme sonucunda idari para cezası uygulandı.

SPK’nın Tera PYŞ’den savunma istemesinin ardından tüm portföy yöneticiliği görevlerinden ayrılmaya karar verdiğini söyleyen Öztürk’ün, 12 Ocak 2026’da Tera PYŞ Genel Müdürlüğü ve Yönetim Kurulu üyeliğinden ayrıldığı; ancak ifadesinin alındığı tarihte Tera Portföy’de danışman olarak çalışmayı sürdürdüğü belirtildi.

Soruşturmanın merkezinde, fon paralarının gerçekte kimlerin talimatı veya yönlendirmesiyle kullanıldığı, grup şirketlerine kaynak aktarımı yapılıp yapılmadığı ve milyarlarca liralık para trafiğinin ekonomik gerekçeleri bulunuyor. Tezmen fon işlemlerinden haberdar olmadığını savunurken, Öztürk’ün bazı alımları hâkim ortağın iradesiyle ilişkilendiren beyanları dosyada öne çıkan çelişki olarak değerlendiriliyor.