Soner Acar yazdı... Hukuk, algı ve zamanlama siyaseti: Ahbap dosyasının 'manidar' açılışı ve finansal mühendislik

Soner Acar yazdı... Hukuk, algı ve zamanlama siyaseti: Ahbap dosyasının 'manidar' açılışı ve finansal mühendislik

12punto

Siyasette ve toplumsal yaşamda bir krizin ortaya çıkış biçimi kadar, o krizin ne zaman ve hangi konjonktürde kamuoyuna sunulduğu da hayati önem taşır.

Ahbap Derneği nezdinde gündeme gelen yasa dışı işlemler ve usulsüzlük iddiaları, şüphesiz hukuki zeminde sonuna kadar soruşturulması gereken somut gerçekliklerdir. Ancak konunun uzmanları ve dikkatli gözlemciler için asıl kritik soru şurada yatmaktadır: Uzun süredir bilinen veya birikmiş olan bu usulsüzlük dosyaları, neden tam da “Yeni Parti”nin bağış ve kitlesel finansman hamlesinin hemen öncesinde raftan indirildi?

Bu durum, meselenin sadece bir sivil toplum denetimi olmadığını; somut krizlerin, siyasi alandaki yeni aktörleri henüz doğmadan finansal olarak boğmak amacıyla stratejik bir zamanlamayla araçsallaştırıldığını göstermektedir.

BİLGİ MÜHİMMATA DÖNÜŞTÜ. ZAMANLAMA MANİDAR

Siyasi mücadelelerde en sık başvurulan yöntemlerden biri, muhatabın veya ilişkili alanların açığını tespit ettiğiniz an değil, ona en çok zarar vereceğiniz “doğru an”ı beklemektir.

Ahbap tarafındaki usulsüzlükler ve yasa dışı adımlar önceden bilinmesine rağmen, sürecin sümen altı edilip belirli bir takvime kadar saklanması tesadüf değildir.

Yeni Parti’nin bağış toplama kampanyası başlatacağı, halkın dayanışma duygusunun ve finansal desteğinin en yüksek seviyeye çıkacağı an kollanmıştır.

Amacın sadece hukuksuzlukla mücadele etmek olmadığı, hukuki bir sürecin siyasi bir kaldıraç olarak kullanıldığı bu zamanlama tercihiyle açıkça ortaya çıkmaktadır.

AMAÇ GÜVENSİZLİK DALGASI OLUŞTURMAK 

Yeni kurulan ve henüz hazine yardımından faydalanmayan siyasi hareketler için halktan gelen küçük ama kitlesel bağışlar (kitle fonlaması) hayati bir damardır. Ahbap dosyasının tam da bağış döneminde patlatılması, doğrudan bu damarı hedef alan psikolojik bir operasyondur:

Yaratılmak istenen algı, “Bakın, en güvendiğiniz, şeffaf sandığınız sivil toplum kuruluşunda bile ne yasa dışı işler dönüyor. Herhangi bir yeni yapıya veya siyasi harekete para yatırırken iki kere düşünün; paranız boşa gidiyor olabilir.”

Söz konusu strateji, Ahbap’taki gerçek usulsüzlükleri genelleştirerek toplumda kitlesel bir “bağış cynic’liği” (güvensizlik histerisi) yaratmayı hedeflemiştir. Böylece vatandaşın cebinden çıkacak ve Yeni Parti’ye cansuyu olacak yardımların önü, “tereddüt” ve “şüphe” tohumlarıyla kesilmek istenmiştir.

Burada gözden kaçırılmaması gereken en önemli husus şudur: Ahbap bünyesinde gerçekleşen yasa dışı işlemler elbette cezasız kalmamalı, hukuk önünde hesabı verilmelidir. Ancak bir usulsüzlüğün var olması, o usulsüzlüğün piyasaya sürülüş zamanındaki siyasi kurguyu ve kötü niyeti aklamaz.

Halkın bağış yorumlarının altına ısrarla ve organize şekilde Ahbap ile ilgili olumsuz haberlerin yığılması, konuyu basit bir “yolsuzluk haberinden” çıkarıp, Yeni Parti’nin finansal meşruiyetini eritmeye yönelik bir psikolojik harp malzemesine dönüştürmüştür.

Bu planı kurgulayan aklın düştüğü temel yanılgı, kamuoyunun “olayın özü” ile “ortaya çıkarılış zamanlaması” arasındaki farkı anlayamayacağını varsaymaktır. Operasyonun başarısız olmasının nedenleri şunlardır:

Vatandaş, bir dosyanın aylarca bekletilip tam da siyasi bir finansman hamlesi öncesinde açılmasındaki samimiyetsizliği kolayca sezmektedir.

Toplum, Ahbap’taki hukuki sorumluluk ile Yeni Parti’nin toplumsal umut olma potansiyelini birbirinden ayıracak olgunluğa sahiptir. Bir yerdeki usulsüzlük, diğer yerdeki temiz siyaset arayışını lekeleyemez.

Zamanlamanın bu kadar “manidar” oluşu, hedeflenen Yeni Parti’ye karşı bir tereddüt yaratmaktan ziyade, o partinin nasıl bir siyasi baskı ve mühendislik altında olduğunu göstererek tabandaki kenetlenmeyi artırır.

Ahbap dosyasında somut ve yasa dışı işlemlerin varlığı bir gerçektir; ancak bu durum, söz konusu dosyanın Yeni Parti’nin bağış zamanlamasına denk getirilerek piyasaya sürülmesindeki siyasi finansman mühendisliğini gizlemeye yetmez.

Halk tarafında tereddüt oluşturmak, yeni bir siyasi hareketi daha filizlenmeden kurutmak amacıyla atılan bu “zamanlaması ayarlanmış” adımlar, toplumun ferasetine takılmaya mahkumdur. Gerçeklerin ortaya çıkması ne kadar doğalsa, zamanlamanın manipüle edilmesi de o kadar açıktır; ve tam da bu yüzden, hedeflenen siyasi engelleme geçmişte olmadığı gibi gelecekte de başarısız olmaya mahkumdur.