Ankara’da basın emekçileri ayakta: ‘Gazetecilik suç değildir’

BirGün muhabiri İsmail Arı, aile ziyareti için gittiği Tokat’ta “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçu kapsamında gözaltına alınmıştı. Bugün Ankara’da Gazetecilik Meslek Örgütleri, BirGün Gazetesi Ankara Temsilciliği önünde toplandı.

Cenk Başboğaoğlu

Gazeteci İsmail Arı, ifadesi almadan savcılık tarafından tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. Gazetecilik Meslek Örgütleri, gazeteciliğe karşı artan baskıya tepki olarak buluşmasını “İsmail Arı’ya ve Alican Uludağ’a Özgürlük” başlığıyla duyurdu.

‘İLK GAZETECİ DEĞİL’

BirGün Ankara Temsilcisi Nurcan Bilge Gökdemir açıklamalarda bulundu. Gökdemir, “İsmail Arı, bu düzende tutuklanan ilk gazeteci değil. Eğer dayanışma ve itiraz gelişmezse, ne yazık ki son da olmayacak. Biz gazeteciler mesleğimizi Anayasa’da teminat altına alınan basın özgürlüğü kapsamında, toplumun doğru bilgiye ulaşması amacıyla yapıyoruz. Ancak görüyoruz ki hukuki güvenceden mahrumuz. Hemen her gün soruşturmaların, davaların, cezaların, gözaltıların ve tutuklamaların muhatabı oluyoruz” dedi. Öte yandan basın üzerindeki baskılara karşı halkın demokrasiye ve basın özgürlüğüne sahip çıkan iradesini vurgulayan Gökdemir, “İsmail Arı’nın, Alican Uludağ’ın, Merdan Yanardağ’ın ve diğer tüm tutuklu gazetecilerin özgürlüklerine kavuşması, aynı zamanda bir daha hiçbir gazetecinin cezaevine atılmaması için dayanışmanın büyütülmesi zorunlu ve artık ertelenemez bir ihtiyaçtır. Tutuklu tüm gazeteciler bir an önce serbest bırakılmalı, gazeteciliğin yönelik baskı ve tehditler bir an önce son bulmalıdır. Bir kez daha haykırıyoruz: Gazetecilik suç değildir. Gazetecilerin yeri cezaevleri değildir. Sessizlik ve sansür, demokrasiyi öldürür” ifadelerini kullandı. 

‘GAZETECİLER DÜŞMAN DEĞİLDİR’

Gökdemir'in demeçlerinin ardından Gazetecilik Meslek Örgütlerinin ortak açıklaması Türkiye Gazeteciler Sendikası Ankara Şube Başkanı Sinan Tartanoğlu tarafından okundu. Tartanoğlu şöyle aktardı: 

"Ramazan Bayramı'nda aile ziyareti için gittiği Tokat'ta gece saatlerinde bir operasyonla gözaltına alınan İsmail Arı, Ankara’ya getirildikten sonra 24 saat içerisinde tutuklandı. Benzer süreci bir süre önce Alican Uludağ’ın onlarca polisle evinden gözaltına alınıp 22 saat sonra cezaevine gönderilmesinde de yaşamıştık. Ankara’da görev yapan birçok meslektaşımızın yakından tanıdığı ve bildiği gibi hem İsmail Arı hem Alican Uludağ, haklarında açılan onlarca soruşturmada gidip ifade vermiş, süreyi bir an bile aksatmamışlardır. İfadeye davet edilecek her iki meslektaşımıza uygulanan gözaltı prosedürünün kabul edilemez olduğunu vurguluyoruz.

BirGün muhabiri İsmail Arı, birçok ödüllü habere imza atmış, yaptığı haberleri belgeye dayanan bir isimdir. Arı, Meclis’te birçok siyasi tarafından gazetecileri hedef almayacağı söylenen TCK 217/A yani ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçundan tutuklanmıştır.

‘Halkı yanıltıcı bilgiyi’ hangi haberi ile yaymaya çalışmıştır? Bu haber ne zaman yapılmıştır? Dezenformasyon Yasası çıkarken Meclis'te; ‘Bu, gazetecileri ilgilendirmiyor, haberi engelleyen bir durum yok’ yönünde açıklamalar yapan iktidar milletvekilleri bu tutuklamalar hakkında ne düşünüyor?

Bu suçtan bugüne kadar onlarca gazeteciye soruşturma açılmış ve bazıları ne yazık ki tutuklanmıştır. Son olarak kısa bir süre önce gazeteci Bilal Özcan da aynı suçtan tutuklanarak cezaevine gönderilmiştir.

Hem Alican Uludağ hem de İsmail Arı’nın soruşturmalarında dikkat çeken bir uygulama da gözaltı ardından daha ifade verirken dosyaya yeni suçlamalar yeni haberler eklenerek suç vasfının değiştirilme girişimleri olmuştur. Meslektaşlarımızın haberleri ve yorumları suç unsuru gibi gösterilmiş ve tutuklamaya gerekçe olacak şekilde yorumlanarak özgürlüğü kısıtlayıcı kararlara imza atılmıştır.

Gazeteciler düşman değildir. Bu düşman hukukundan vazgeçilmelidir. Habere, haberciye saygı gösterilmelidir.

Basın ve İfade Özgürlüğü’nü hedef alan bu adımların meşrulaştırılması ve normalleştirilmesi kabul edilemez. Mesleğimizin kriminalize edilmesine karşı çıkıyor, evrensel ilkeler ile halkın haber alma hakkı doğrultusunda gerçek ve güvenilir bilgiyi paylaşan meslektaşlarımızla dayanışma içerisinde olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz.

Unutulmamalıdır ki gazetecilerin susturulma girişimleri, ülkemiz demokrasisine de derin yaralar açan uygulamalardır.  

Biz aşağıda imzası bulunan meslek örgütleri olarak bir kez daha çağrıda bulunuyoruz. Tüm tutuklu gazeteciler bir an önce serbest bırakılmalıdır.

Basın Konseyi

Çağdaş Gazeteciler Derneği

Diplomasi Muhabirleri Derneği

DİSK Basın-İş

Ekonomi Muhabirleri Derneği

Gazeteciler Cemiyeti

İzmir Gazeteciler Cemiyeti

KESK Haber-Sen

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği

Parlamento Muhabirleri Derneği

Türkiye Gazeteciler Sendikası"

 

Haber: Cenk Başboğaoğlu

Fotoğraflar: Ezgi Bayram