Ağrı’daki ‘Nuh’un Gemisi’ araştırmasında ilk sondaj tamamlandı: Sonuçlar laboratuvarda netleşecek

Doğubayazıt’taki gemi biçimli oluşumda sondaj ve radar taramaları bitti. Ekip, kesin sonucun 2027 baharında açıklanabileceğini bildirdi.

12punto

Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde, uzun yıllardır “Nuh’un Gemisi” iddialarıyla gündeme gelen gemi biçimli coğrafi oluşumda yürütülen saha çalışmaları tamamlandı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi öncülüğündeki projede karotlu sondaj, yer radarı taramaları, dronla modelleme ve numune toplama çalışmaları yapıldı.

Araştırma ekibinin verdiği bilgiye göre ilk bulgular, yapının tek parça bir kaya kütlesinden oluşmadığını gösterdi. Ancak alanın doğal bir oluşum mu, yoksa insan faaliyetiyle şekillenmiş bir yapı mı olduğuna ilişkin kesin değerlendirme laboratuvar analizleri ve nihai raporun ardından yapılacak.

Doğubayazıt’taki gemi biçimli oluşumda yaklaşık 90 gün süren saha çalışmaları yürütüldü.

YAKLAŞIK BİN NUMUNE LABORATUVARDA İNCELENECEK

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cenker Atila başkanlığında Mayıs 2026’da başlatılan “Nuh’un Gemisi Araştırma Projesi”nde beş ülkeden yaklaşık 20 bilim insanı görev aldı. Çalışmalar, Doğubayazıt’a bağlı Telçeker ve Üzengili köyleri arasındaki alanda yoğunlaştı.

Projede arazinin güncel yapısı dronla modellendi, yeni nesil radar sistemiyle yüzey altı tarandı. Oluşumun farklı noktalarından yaklaşık bin toprak numunesi alınarak laboratuvarlara gönderildi. Ayrıca karotlu sondajla yer altından örnekler çıkarıldı.

Araştırma kapsamında alanda karotlu sondaj çalışmaları da gerçekleştirildi.

Araştırma ekibinde başkan yardımcısı olarak yer alan Andrew Jones, bu sezon elde edilen en önemli verilerden birinin oluşumun yekpare kaya olmadığının görülmesi olduğunu belirtti. Jones, karotlu sondajda “sürekli toprak numunesi” alındığını ifade etti.

Jones, bazı kişilerin alanın milyonlarca yıl içinde aşınarak gemi formunu almış doğal bir kaya olduğunu savunduğunu hatırlatarak, “Ancak sondajla elde ettiğimiz en büyük bulgu, yapının tamamen toprak olduğudur. Alanda bazı büyük kaya blokları var fakat karot makinesi sürekli toprak numuneleri çıkardı” dedi.

Sondaj çalışmaları Ağrı Dağı manzarasına bakan bölgede yürütüldü.

RADAR TARAMALARINDA ANOMALİLER SAPTANDI

Ağustos ayında yapılan radar taramalarında yüzeyin altında bazı anomaliler belirlendi. Jones, ön radar sonuçlarının “ilginç bulgular” içerdiğini, ancak nihai radar raporunun henüz hazırlanmadığını söyledi. Bu nedenle tespit edilen noktaların doğal olmayan nesne ya da yapılara işaret edip etmediği kesinleşmiş değil.

Jones, yerin derinliklerinden alınan örneklerde organik ve koyu renkli toprak tabakaları gördüklerini belirterek, bunların çürümüş ahşap ya da insan faaliyetine ilişkin bir kanıt olup olmadığının testlerle anlaşılacağını kaydetti. Ekip, radar verileriyle numune analizlerini birlikte değerlendirerek sonuca ulaşmayı hedefliyor.

Araştırmada yüzey altı incelemeleri için teknik ekipmanlar kullanıldı.

Bölgedeki gemi biçimli oluşum, 11 Eylül 1959’da Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait uçakla Doğu Anadolu Bölgesi’nin haritasını çıkaran Harita Mühendisi Yüzbaşı İlhan Durupınar tarafından keşfedilmişti. O tarihten bu yana alan, yerli ve yabancı araştırmacıların ilgisini çekti.

Jones, bu projeyle ilk kez hükümet izniyle bir üniversitenin alanda yer altına inerek karotlu sondaj yaptığını belirtti. Araştırmacılar, geçmiş çalışmaların büyük ölçüde yüzeydeki gemi şekline odaklandığını, mevcut projenin ise yüzey altındaki verileri incelemeyi amaçladığını aktardı.

Saha çalışmalarının tamamlanmasının ardından gözler laboratuvar sürecine çevrildi. Jones, nihai raporun 2027 yılının nisan veya mayıs aylarında tamamlanmasının hedeflendiğini söyledi.

Araştırma ekibi, sosyal medyada ve bazı yayınlarda dile getirilen kesin hükümlü iddialara karşı temkinli olunması gerektiğini vurguluyor. Jones, çalışmalar bitmeden “yüzde 100 doğrulandı” gibi ifadelerin bilimsel olmadığını belirterek, test sürecinin devam ettiğini ifade etti.