Türkiye’de yapay zeka patentleri için ‘Hızlı Hat’ hazırlığı: Riskli sistemlere daha sıkı denetim planlanıyor

TÜRKPATENT’in planladığı sistemle yapay zeka başvurularının daha hızlı sonuçlandırılması, yüksek riskli uygulamaların ise sıkı denetlenmesi hedefleniyor.

12punto

Türkiye’de yapay zeka alanında geliştirilen teknolojilerin fikri mülkiyet süreçlerini hızlandırmaya yönelik yeni bir sistem hazırlanıyor. Türk Patent ve Marka Kurumu’nun (TÜRKPATENT), yapay zeka projelerine ilişkin sınai mülkiyet başvurularının inceleme süresini kısaltacak “Yapay Zeka Hızlı Hat” uygulamasını devreye almayı planladığı belirtiliyor.

Bir yıl içinde hayata geçirilmesi hedeflenen uygulamayla, yapay zeka teknolojisi geliştiren şirketlerin ve girişimlerin patent ve diğer sınai mülkiyet başvurularını daha kısa sürede sonuçlandırabilmesi amaçlanıyor. Böylece şirketlerin geliştirdikleri teknolojiler üzerindeki haklarını daha erken güvence altına alması bekleniyor.

Türkiye’de yapay zeka patentleri için hızlı başvuru süreci hazırlanıyor.

Yeni modelin yatırım süreçlerinde de etkili olabileceği değerlendiriliyor. Daha öngörülebilir ve hızlı ilerleyen fikri mülkiyet süreci, yatırımcıların bir teknolojinin hak sahipliği ve korunma durumunu daha kolay analiz etmesine katkı sağlayabilir.

RİSK TEMELLİ DENETİM MODELİ

Hazırlık yalnızca patent süreçleriyle sınırlı değil. Türkiye’nin yapay zeka sistemlerini oluşturdukları riske göre farklı kurallara tabi tutacak bir çerçeve üzerinde çalıştığı ifade ediliyor. Buna göre yapay zeka projeleri düşük, orta ve yüksek riskli uygulamalar olarak sınıflandırılacak.

Düşük riskli uygulamalarda daha basit kontrol listeleri öngörülürken, orta riskli sistemlerde kısa bir Algoritmik Etki Değerlendirmesi hazırlanması planlanıyor. Sağlık, eğitim, işe alım, sosyal yardım, kredi değerlendirmesi, biyometrik tanıma, kolluk kuvvetleri ve adalet gibi alanlarda kullanılan yüksek etkili sistemlerde ise daha kapsamlı denetim mekanizmaları gündeme gelecek.

Yüksek etkili yapay zeka sistemleri için kamuya açık bir Model Kartı hazırlanması ve denetleyici kurumlara ayrıntılı teknik dosya sunulması da planlanan başlıklar arasında yer alıyor. Risk sınıflandırmasının ayrıntılarını içerecek rehberin bir yıl içinde yayımlanması hedefleniyor.

Çalışmalarda Avrupa Birliği’nin risk temelli yaklaşımının dikkate alınacağı, ancak Türkiye’nin kendi hukuk ve etik çerçevesini oluşturacağı belirtiliyor. Bu kapsamda kişisel verilerin korunması da düzenlemenin önemli başlıklarından biri olacak.

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (KVKK), Avrupa Birliği’nin Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) ile uyumunun yapay zeka uygulamalarını da kapsayacak şekilde güçlendirilmesi planlanıyor. Yeni kuralların, modellerin eğitilmesinde kişisel verilerin hangi şartlarda kullanılabileceğini, otomatik karar sistemlerinde açıklama yükümlülüklerini ve verilerin yurt dışına aktarımına ilişkin çerçeveyi daha açık hale getirmesi bekleniyor.