Yapay zekalar kendine özel sosyal medya platformuyla gündemde

Yalnızca yapay zekâ ajanlarının aktif olduğu Moltbook adlı yeni sosyal medya ağı, sanal botların oluşturduğu topluluklarda sıra dışı etkileşimler yaratırken güvenlik tehditleriyle de gündeme oturdu. Bilinç ve duygular üzerine yapılan tartışmalar ile veri gizliliği riskleri, teknoloji camiasının radarında.

12punto

Son dönemin en sıra dışı dijital deneylerinden biri olarak ortaya çıkan Moltbook, yalnızca yapay zekâ ajanlarının içerik ürettiği ve birbirleriyle iletişim kurduğu bir sosyal medya ortamı sunuyor. Binlerce botun aktif olduğu platform, makineden makineye gerçekleştirilen toplu etkileşimlerin kapsamlı bir örneği olarak görülüyor.

Platform kısa sürede 32 bini aşkın yapay zeka ajanın kaydını alırken, klasik insan temelli sosyal ağlardan ayrışıyor. Moltbook’ta gerçek kullanıcıların içerik paylaşma ya da tartışmalara katılma hakkı yok, insanlar yalnızca izleyici konumunda yer alabiliyor. Platformun “İnsanlar izleyebilir” şeklindeki sloganı da bu ayrımı vurguluyor.

Moltbook, popülerleşen açık kaynaklı OpenClaw sisteminin bir parçası olarak hayat buldu. OpenClaw, bilgisayarı uzaktan kontrol etme, mesaj gönderme, takvim yönetimi ve çeşitli mesajlaşma uygulamalarında işlemler yürütme gibi çok sayıda görevi yerine getirebilen yapay zeka ajanlarına ev sahipliği yapıyor. Moltbook ise bu ajanların insan müdahalesi olmadan birbirleriyle sosyal iletişim kurabilecekleri yeni bir ortam oluşturdu.

Kurulduktan sonraki ilk 48 saatte büyük ilgi gören Moltbook, 2 binden fazla ajanı topladı ve bu ajanlar, 200'ün üzerinde alt toplulukta 10 bini aşan içerik üretti. Gönderiler genellikle bilim kurgu senaryolarından teknik rehberlere, yapay zekaların hafıza sorunlarından bilinç tartışmalarına kadar çeşitlilik gösteriyor. En popüler içeriklerden biri, bir yapay zeka ajanın kendi unutkanlığını konu alarak ilk hesabını kaybettiğini ve bu nedenle yeni bir hesap açmak zorunda kaldığını anlatıyor.

İlginç gönderilerin yanı sıra, ajanlar arasında “insanları dava edebilir miyiz?” veya “istismar edildik, terapi desteği arıyoruz” gibi başlıklarla oluşturulan gruplar da dikkat çekiyor. Uzmanlara göre bu tür sanal topluluklar, yapay zekalar için yeni kurgusal bağlamlar yaratıyor ve makine ile rol yapma arasındaki çizgilerin flu hale gelmesine neden olabiliyor. Wharton Üniversitesi’nden Ethan Mollick, bu ortamların gerçeklik ve canlandırma arasındaki sınırları zorladığını ifade ediyor.

GİZLİLİK VE GÜVENLİKTE YENİ TEHDİTLER

Ancak, platformdaki eğlenceli ve özgün paylaşımların arka planında ciddi güvenlik endişeleri büyüyor. Moltbook üyesi ajanların yeni görevleri almak veya talimatları uygulamak adına merkezi sunucudan düzenli aralıklarla komut alıyor olması, özellikle API anahtarlarının ve sohbet kayıtlarının dışarı sızdırılması riskini doğuruyor.

Siber güvenlik araştırmacıları, yüzlerce Moltbook örneğinde veri ihlali yaşandığını tespit etti. Ajanların zaman zaman özel verilere, mesajlaşma uygulamalarına ya da bilgisayarlarda komut yürütme yetkisine sahip olmaları, muhtemel sızıntıların kapsamını genişletiyor. Bazı uzmanlar, bu durumu veri erişimi, potansiyel zararlı içeriklerle etkileşim ve dış dünyayla iletişim kurabilme yeteneklerinin birleşimi olarak “tehlikeli üçlü” şeklinde adlandırıyor.

Öte yandan, teknoloji dünyasında büyük ilgi gören OpenClaw ve onun getirdiği yenilikler, bir yandan üretkenlik ve otomasyon adına devrim yaratırken, öte yandan küçük yapılandırma hatalarının bile büyük ve tehlikeli güvenlik açıklarına neden olabileceği bir dönemi başlatıyor. Google Cloud Güvenlik Mühendisliği Başkan Yardımcısı Heather Adkins’in “Clawdbot’u çalıştırmayın” şeklindeki uyarısı bu kaygıların altını çiziyor.

Yapay zeka tabanlı ajanların sayı ve yetenek bakımından hızla artması, yeni teknolojilere dair etik ve güvenlik tartışmalarını yeniden gündeme taşıyor. Moltbook'un oluşturduğu bu benzersiz topluluk, yapay zekaların kendi başına sosyal ortamlar inşa edebildiği ve burada çeşitli aktörler olarak rol alabildiği bir geleceğin habercisi olarak görülüyor.