Kazdağları’nda 'ihanet yarışı': Kanadalı gitti, yerli devraldı! Kirazlı’da yıkım yeniden başlıyor
Kazdağları’nda madencilik tartışması yeniden alevlendi. Alamos Gold’un çekildiği sahada bu kez TÜMAD Madencilik’in çalışmalara başladığı iddiaları çevre örgütlerinin tepkisini çekti.
12punto
Türkiye’nin en önemli oksijen depolarından biri olan Kazdağları, yıllardır süren çevre mücadelesine rağmen yeni bir işgal dalgasıyla karşı karşıya. Kanadalı Alamos Gold firmasının ruhsatının iptal edilmesiyle derin bir nefes alan bölge, şimdi Nurol Holding iştiraki olan TÜMAD Madencilik tarafından kuşatılmış durumda. "Yerli ve milli" sermaye eliyle yürütülen yeni süreçte, iş makineleri yeniden sahaya indi.
ÇED RAPORU OLMADAN YOLA DEVAM MI?
Alamos Gold’un ruhsat süresinin uzatılmaması üzerine boşalttığı saha, tartışmalı bir kararla TÜMAD Madencilik’e devredildi. Çevrecilerin ve hukukçuların en çok dikkat çektiği nokta ise hukuksuzluk iddiası: Projenin eski Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunun iptal edilmiş olmasına rağmen, yeni bir ÇED süreci işletilmeden ve bölge halkına danışılmadan çalışmaların başlatıldığı öne sürülüyor.
BİR EKOLOJİK YIKIMIN MİRASI: 400 BİN KESİK AĞAÇ
Bölge, Alamos Gold döneminde yapılan ağaç katliamıyla hafızalara kazınmıştı. Yaklaşık 400 bin ağacın kesildiği ve orman bütünlüğünün tamamen bozulduğu Kirazlı sahasında, doğanın kendi yaralarını sarması beklenirken iş makinelerinin geri dönmesi çevre aktivistlerini ayağa kaldırdı. Yaşananları bir "talan devri" olarak nitelendiren doğa savunucuları, şunları söylüyor:
"Giden yabancı sermayeydi ancak gelen zihniyet değişmedi. Orman ekosistemi geri dönüşü olmayan bir yıkımın eşiğindeyken, rehabilite edilmesi gereken alanda yeniden madencilik faaliyeti başlatmak doğa katliamına ortak olmaktır."
İKTİDAR TEPKİLERE SESSİZ, DİRENİŞ KARARLI
Kazdağları'nda ekosistemin bozulması, yeraltı su kaynaklarının siyanür tehdidiyle karşı karşıya kalması ve yaban hayatının yok olması gibi hayati uyarılara karşı iktidar cephesinde sessizlik hakim.
Kirazlı’da yükselen toz bulutları, Kazdağları’nın geleceğine dair endişeleri artırırken; kamuoyu şu soruyu soruyor: Doğa, yerli ya da yabancı sermaye eliyle yok edilince sonuç değişiyor mu?