ABD, İran için yeni anlaşma arayışında: Hamaney ve oğluna yönelik gizli senaryo gündemde

Washington yönetiminin, İran’ın nükleer programıyla ilgili görüşmelerde yeni bir anlaşmaya açık olduğu ancak aynı zamanda Ayetullah Ali Hamaney ve oğluna yönelik ciddi askeri planlar üzerinde çalıştığı ortaya çıktı.

12punto

ABD ile İran arasında nükleer gerilim, kritik bir dönemece girdi. Trump yönetimi, Tahran’ın tamamen nükleer silaha giden yolu kapatması karşılığında, İran’ın sembolik düzeyde uranyum zenginleştirmesine izin verecek bir teklifi masaya yatırdı. Ancak ABD tarafı, şartlarının net ve tavizsiz olduğu konusunda ısrarcı.

Konuya yakın üst düzey bir ABD yetkilisi, iki ülkenin zıt pozisyonlarına rağmen ihtiyatlı bir diplomasiyle orta yolun bulunabileceğine dikkat çekti. “Başkan Trump, hem iç siyasette taşıyabileceği, hem de esaslı bir içeriğe sahip önerileri değerlendirmeye hazırdır. İranlılar saldırıdan kaçınmak istiyorsa, reddedemeyeceğimiz bir teklif sunmalıdır,” diyen yetkili, gerilimin tırmanabileceği uyarısında bulundu.

Bununla birlikte ABD Başkanı Trump’ın, İran’ın dini lideri Hamaney ve oğluna yönelik tek seferde gerçekleştirilebilecek suikast planları hakkında bilgi aldığı da öğrenildi. Pentagon’un, olası tüm askeri senaryolar için hazırlıklarını sürdürdüğü ifade edildi.

Bir Beyaz Saray danışmanı, askeri baskının artırılmasının diplomatik güç sağlayabileceğini savunurken, son kararı Trump’ın bizzat kendisinin vereceğini vurguladı. Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly de, “Tüm analizler yalnızca varsayım; nihai karar başkana aittir,” açıklamasını yaptı.

ABD’nin yeni teklifinde, Tahran yönetimine sembolik de olsa sınırlı bir zenginleştirme hakkı tanıma ihtimali tartışılıyor. Bu yaklaşımın uygulanabilmesi için İran’ın nükleer programının tamamen barışçıl amaçlarla sınırlandığına dair şüphe bırakılmaması gerektiği belirtiliyor.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’deki temaslarda, “Şu an üzerinde konuştuğumuz konu, zenginleştirme de dahil olmak üzere İran'ın nükleer programının barışçıl olduğundan ve sonsuza dek barışçıl kalacağından nasıl emin olunacağıdır,” diyerek olumlu bir müzakere ortamı sinyali verdi.

Trump’ın temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner ise İran tarafının somut ve detaylı bir teklif sunmasını talep etti. ABD’nin resmi yaklaşımı, İran’da uranyum zenginleştirmesinin tamamen durdurulması yönünde olsa da, Tahran’dan gelecek yeni bir plan durumunda ‘küçük ve sembolik’ hakların tartışılabileceği mesajı veriliyor.

Bölge ülkelerinden Umman ve Katar gibi ara bulucu aktörler, ortaya konacak her çözümün hem İran’ın hem de ABD’nin “zafer kazanmış” gibi ilan edebileceği şekilde olması gerektiğini savunuyor. İranlı müzakereci Arakçi ise “kazan-kazan” temelli uzlaşma için karşılıklı fedakarlıkların gerektiğine dikkat çekiyor.

BM nükleer denetleme kurumunun başkanı Rafael Grossi’nin de müzakerelere teknik destek verdiği öğrenilirken, kurumun İran’daki santrifüjlerin yeniden denetlenmesi ve izinsiz zenginleştirilmiş uranyumun temizlenmesine yönelik önlemler geliştirdiği belirtildi.

ABD’li yetkililer ise anlaşma yolunda son sözün Tahran’dan gelecek olan resmi ve ayrıntılı yazılı bir teklife bağlı olduğunu, süreçte topun artık İran’da olduğunu ifade etti.