ABD'li düşünce kuruluşu: Türkiye ve İran yakında savaşa girebilir: 'Yüzlerce yıllık mücadele yeniden başladı'
The National Interest düşünce kuruluşu, Irak'ın, Türkiye ve İran destekli gruplar arasında vekalet savaşı bölgesi haline gelebileceğini bildirdi. Ortadoğu'daki duruma dair bir analiz yayımlayan kuruluş, İran'ın Şii gruplara verdiği desteğe dikkat çekerken, Türkiye'nin bölgede artan etkisi nedeniyle iki ülkenin yakın zamanda karşı karşıya gelebileceğini öne sürdü.
12punto
Derleyen: Suat TEKİN - 12punto.com.tr
Türkiye'nin jeostratejik konumuna dikkat çekilen The National Interest'in analizine göre, Türkiye ve İsrail'in güvenlik çıkarları birçok alanda örtüşüyor. Gazze konusunda Türkiye ve İsrail'in karşı karşıya geldiği belirtilen analizde, İran konusunda iki ülkenin iş birliği yapabileceği iddia edildi. Makalenin yazarı Brandon J. Weichert, Türkiye'nin, İran'ın jeostratejik rakibi olduğu konusunda çok az şüphe olduğunu kaydederek, Irak'ta Türkiye ve İran destekli gruplar arasında bir çatışma başlayabileceğini ifade etti.
Türkiye'nin Suriye'de YPG/PKK'ya karşı operasyonları yoğunlaştı. PKK, dün (1 Mart) ateşkes ilan ettiğini duyurdu. Öte yandan, Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyindeki terör unsurlarına yönelik askeri operasyonları devam etti. Weichert'e göre, İran, PKK ve diğer terörist grupları Türkiye'ye saldırması için organize etmeye çalışıyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, herhangi bir ülkenin ismini vermeden şu ifadeleri kullandı:
''Eğer siz başka bir ülkede bir grubu destekleyip orada rahatsızlık yaratırsanız, başka bir ülke de sizin ülkenizde başka bir grubu destekleyip sizin için rahatsızlık yaratır. Yani dünyada artık hiçbir şey gizli kalamaz. Sende olan, başkasında da var. Eğer pencerene taş atılmasını istemiyorsan, sen de başkasının penceresine taş atamazsın.''
TÜRKİYE'NİN ETKİSİ ARTIYOR
Weichert, Suriye'de yönetime el koyan Heyet Tahrir El Şam (HTŞ) ve Türkiye'nin PKK'lı teröristleri sıkıştırdığını bildirdi. Weichert'a göre, İran, 'kaçınılmaz olarak' Türkiye'nin Ortadoğu'da genişleyen etki alanının Irak'a uzanacağını anladı. Analizde, Türkiye ve HTŞ'nin Irak'taki İran destekli Şii milislere sert baskı uygulayacağı görüşüne yer verildi.
Türkiye'nin 'İslam topluluğu' içinde birincil güç olmayı arzuladığını söyleyen Weichert, şunları belirtti:
'Gerçekten de Irak, Türkiye destekli İslamcı militanlar ile İran destekli militanlar arasında vekalet savaşının sıcak bölgesi haline gelmeye hazırlanıyor. Yakın zamana kadar, bu topluluğun (islamcı militanların) kontrolü ABD destekli Sünni Arap devletleri, özellikle Suudi Arabistan Krallığı ve Şii İran İslam Cumhuriyeti arasında bölünmüştü. Ancak Araplar, yalnızca üstesinden gelmeleri gereken derin iç sorunları olduğu için bile olsa, mevcut mücadelede arka planda kalıyorlar.'
Türk ve Iraklı askerler, geçmiş dönemlerde ortak tatbikatlar düzenledi. Bu tatbikatlar, İran'ın Irak üzerindeki etkisini artırmasının ardından devam etmedi
''ORTADOĞU'DA KAZANMAK İÇİN OYNUYOR''
Weichert, 'yüzlerce yıllık geçmişi olan' Türkiye ve İran arasındaki 'din temelli' mücadelenin Arap ülkelerinin denklemden çıkmasıyla yeniden başladığını kaydetti. Ortadoğu'da Türkiye'nin etkisini artırmak istediğine dikkat çekilen makalede, Irak üzerinde bir vekalet savaşı için 'bütün parçaların tamamlanmak üzere olduğu' bilgisi verildi. Düşünce kuruluşlarının bir süredir bu konu üzerinde çalıştığını vurgulayan Weichert, Türkiye ve İran'ın Bağdat'ın kotrolü konusunda 'doğal rakipler' olduğuna dikkat çekti.
Weichert, son 10 yılda Milli İstihbarat Teşkilatının (MİT), İran masasında çalışan herkesi kovduğunu aktardı. Analizde bu durumun nedeni olarak, İran masasında çalışan çoğu kişinin İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) ile 'anlaşması' gösterildi.
İran ve Türkiye arasındaki gerilimin söz konusu 'ajan krizinin' ardından başladığını belirten Weichert, şu ifadeleri kullandı:
''Ajan krizi, Erdoğan'ı bu unsurlara karşı baskı yapmaya yöneltti. Yıllar boyunca İran ve Türkiye arasındaki iş birliği hakkında yapılan tüm konuşmalara rağmen, özünde İran ve Türkiye arasındaki jeopolitik ilişki rekabet çerçevesinde şekillendi.
İran'ın bölgedeki etkisi için kritik önemde olan Suriye'nin kaybı, İsrail'in Suriye'yi işgali, hem Suriye hem de Irak'ta Amerikan güçlerinin varlığı ve şimdi de Türkiye'nin bölgeye girmesiyle İran savunmaya geçti. İsrailliler son iki yıl boyunca İran'ın vekillerine muazzam zarar verdi, sadece Hamas'a değil, aynı zamanda Hizbullah'a ve Husilere de.
İsrail, İran'ın hayati önem taşıyan Rus yapımı S-300 hava savunmalarından bazılarını havaya uçurdu. Şimdi İran'ın bu tahrip edilmiş sistemleri yenilediği ve hava savunma ağını bir miktar güvenilirliğe kavuşturduğu görülüyor. Ancak İran hiç bu kadar zayıf olmamıştı.''
İran destekli Şii milisler, Irak'ın savunmasında aktif rol oynuyor. Irak'ta İran etkisindeki gruplar, Kürt ve Arap aşiretleri ve siyasi oluşumlarla devlet yönetimi konularında karşı karşıya geliyor
TÜRKİYE VE İRAN'IN GELECEĞİ
Weichert, artık Türkiye'nin Suriye'den sonra etkisini artırmak için çalışacağı coğrafyanın Irak olacağını öne sürdü. Analize göre, Türkiye'nin amacı, İran'ın bölgedeki etkisini tamamen silmek olacak.
İki ülke arasındaki gerilimin artacağını öngören Weichert, şunları sözlerine ekledi:
''İran ve Türkiye arasındaki durum kötüleştikçe, Türklerin İran rejiminin düşmanlarına İran içinde gizlice yardım etmek ve İslam Cumhuriyeti'ni devirmek için etkileyici istihbarat yeteneklerini kullanmaya çalışması bile mümkün. Türkiye ve İran'ın birbirleriyle olan çatışması, en azından önümüzdeki on yıl boyunca Ortadoğu'nun jeopolitiğini belirleyecek. Türkiye'nin bu mücadelenin galibi olması muhtemel.''
The National Interest analizinde, Türkiye'nin İran'ı etkisiz hale getirmesi durumunda İsrail'le karşı karşıya gelebileceğini de iddia etti. Türkiye ve Filistinli gruplar arasında yakın bir ilişki olduğuna işaret eden Weichert, İsrail ve Türkiye arasında 'İran sorunu çözüldükten sonra' bir mücadele başlayabileceğini belirtti.