Başbakanlığının ikinci haftasında kriz çıktı
İngiltere'nin yeni başbakanı Andy Burnham, göreve başlayışının henüz ikinci haftasında yurtdışına tatile gitmesiyle muhalefet cephesinden yoğun eleştiri aldı.
12punto
İşçi Partisi'nin lideri Andy Burnham, 20 Temmuz'da İngiltere Başbakanı olarak atandıktan sonraki ikinci haftada kısa bir aile tatiline çıkarak ülke dışına gitti. Başbakanlık ofisinden yapılan açıklamada Burnham'ın ülkeden ayrıldığı süre boyunca hükümet işlerini uzaktan sürdüreceği, günlük yönetim operasyonlarını ise Devlet Sekreteri Louise Haigh'in yürüteceği belirtildi. Burnham'ın Whitehall’daki ekibiyle temasını kaybetmeyeceği vurgulandı.
Burnham, koltuğu devralmasından bu yana hayat pahalılığını azaltma, sosyal bakım alanında reform, gençler arasında işsizliğin düşürülmesi ve savunma harcamalarının ülke geneline daha etkili yayılması gibi başlıklarda hızlı girişimlerde bulunmuştu. Ancak yeni başbakanın görevinin çok başında tatile çıkması ülke siyasetinde tartışma yarattı. Muhalefetteki Reform Partisi'nin lideri Lee Anderson, Burnham’ın zamanlamasını sert şekilde eleştirdi.
Anderson, "Göreve başlayalı sadece iki hafta oldu ve Andy Burnham şimdiden bıktı. Bir dizi finansmanı olmayan vaadi rafa kaldırıp, yurda izinsiz giriş yapan 2 binden fazla göçmeni görmezden geldikten sonra, keyifli bir yurtdışı tatili için ortadan kayboldu. Bu liderlik anlayışıyla bağdaşmıyor," diyerek tepkisini dile getirdi.
Ağustos ayında İngiltere parlamentosunun kapalı olması, başbakanların bu dönemde tatile çıkmasını gelenekselleştirse de, geçmiş yıllarda bazı liderler ulusal krizler nedeniyle tatillerine ara vermek veya iptal etmek zorunda kalmıştı. Örneğin, 2024 yılında Keir Starmer yaz ayaklanmaları yüzünden, 2025’te ise Donald Trump ile Ukrayna konulu zirve nedeniyle tatilini askıya almıştı. Bundan önce ise liderlerden Rishi Sunak tatilini Kaliforniya’da, Boris Johnson ve Harold Wilson ise İskoçya'da geçirmiş; Theresa May, İsviçre Alpleri’ni; Gordon Brown ve Tony Blair ise Avrupa'nın farklı kentlerini seçmişti.