Epstein dosyalarında çıkan ilişki ağı: Tom Barrack yıllar önce temas kurmaya başlamış

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan Jeffrey Epstein belgeleri, ABD Başkanı Donald Trump’a yakınlığıyla bilinen ve ABD’nin Ankara Büyükelçisi ile Suriye Özel Temsilcisi olarak görev yapan Tom Barrack’ın, Epstein’la suçlamaların kamuoyuna yansımasından sonra da uzun süre iletişimini sürdürdüğünü ortaya koydu.

12punto

ABD merkezli CBS News, ABD Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı Jeffrey Epstein dosyalarına dayanarak, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ile Jeffrey Epstein arasındaki yıllara yayılan yazışmaları haberleştirdi. Belgeler, Epstein’ın reşit olmayan kız çocuklarına cinsel istismar ve fuhuş ağı suçlamalarıyla yargılandığı süreçten sonra dahi iki isim arasındaki temasın sürdüğünü gösteriyor.

Dosyalara göre Barrack ile Epstein arasındaki iletişim, Barrack’ın 2016’da Donald Trump’ın başkanlık kampanyasında önemli bir bağış toplayıcı hâline gelmesinin ardından da devam etti. Barrack’ın Trump’ın yemin töreni komitesine başkanlık ettiği ve Beyaz Saray’da sıkça görülen bir isim olduğu dönemde de yazışmalar sürdü.

EPSTEIN’IN TRUMP’A ULAŞMA ARAYIŞI

CBS News’un aktardığı belgelere göre Epstein, zaman zaman Barrack’ı Trump’a mesaj iletebilecek potansiyel bir aracı olarak değerlendirdi. Ancak dosyalarda, Epstein’ın mesajlarının Trump’a iletildiğine ya da Trump’ın Barrack aracılığıyla Epstein’la doğrudan temas kurduğuna dair herhangi bir kanıt bulunmadığı vurgulandı.

Belgelerde yer alan yazışmalar; özel konutlara davetler, diplomatlar ve yatırımcılarla tanıştırmalar ile iş fırsatlarına dair görüşmeleri kapsıyor. Ayrıca Epstein’ın, Barrack’ı devlet kayıtlarında yer almayan ve paylaşımları silinebilen şifreli mesajlaşma uygulamalarına davet ettiği görülüyor.

TANIŞMA TARİHİ NET DEĞİL

Barrack ile Epstein’ın ilk kez nasıl tanıştığı kesin olarak bilinmiyor. Ancak gazeteci Michael Wolff, “Fire and Fury” adlı kitabında Trump, Barrack ve Epstein’ı “1980’ler ve 1990’ların gece hayatının Üç Silahşörleri” olarak tanımladı. Epstein’a ait e-postalar, hem Barrack’ın hem de Epstein’ın bu kitap için Wolff’a katkı sunduğunu gösteriyor. Trump ise kitabı “yalanlar ve yanlış beyanlarla dolu” olarak nitelendirmişti.

2008 SONRASI DA SÜREN DOSTLUK

Belgeler, Barrack ile Epstein arasındaki ilişkinin, Epstein’ın Florida’da reşit olmayan kız çocuklarına cinsel istismar suçlamalarıyla karşı karşıya kaldığı ve 2008’de federal suçlamalardan kaçınmasını sağlayan anlaşmayla suçunu kabul ettiği dönemin ardından da kesintisiz sürdüğünü ortaya koyuyor.

‘SENİ DÜŞÜNÜYORUM’ MESAJI

2009 yılının Eylül ayında, Epstein’ın Palm Beach County Hapishanesi’nden tahliyesinden aylar sonra Barrack’ın kendisine, “Seni düşünüyorum, umarım iyisindir ve hayat yeniden sakinleşmiştir” şeklinde mesaj attığı dosyalarda yer aldı.

İzleyen yıllarda Epstein’ın, Barrack’ı Peter Thiel, İsrail’in eski başbakanı Ehud Barak ve Rusya’nın eski BM Daimi Temsilcisi Vitaly Churkin gibi isimlerle tanıştırdığı görülüyor.

2016’DAKİ KRİTİK YAZIŞMALAR

Trump’ın siyasi yükselişinin hızlandığı 2016’nın ilk aylarında Epstein, Barrack’a geçmiş ilişkilerine atıf yapan bir e-posta gönderdi. Mesajda Trump ve Clinton çevresine dair kendisine yöneltilen sorulardan söz eden Epstein’a Barrack, “Umarım iyisindir. Görüşüp konuşalım” yanıtını verdi.

Aynı yıl Epstein, Barrack’tan yeni doğan çocuğunun fotoğraflarını istedi. Nisan 2016’da ise Epstein, Trump ve kendisi hakkında açılan ve daha sonra geri çekilen bir davaya ilişkin bilgileri Barrack’a iletti. Belgeler, Barrack’ın bu e-postaya yanıt verip vermediğini göstermiyor.

ORTA DOĞU VE GAYRİMENKUL BAĞLANTILARI

2000’li yılların başında hem Barrack’ın hem de Epstein’ın Orta Doğu’da güçlü iş bağlantılarına sahip olduğu görülüyor. Dosyalarda, Epstein’ın bölgeye sık seyahat ettiği, Barrack’ın ise Orta Doğu hükümetlerini içeren çok sayıda gayrimenkul anlaşmasında yer aldığı belirtiliyor.

ÜST DÜZEY TEMASLAR

Belgeler, Epstein’ın Barrack’a Prens Andrew ile tanışma teklifinde bulunduğunu, ayrıca Dubai merkezli liman şirketinin CEO’su Sultan Ahmed bin Sulayem ile temaslar kurduğunu ortaya koyuyor.

2012’de Barrack’ın, Epstein’ın New York’taki malikanesini Katar Başbakanı Hamad bin Jassim bin Jaber el-Thani’ye satmak için girişimde bulunduğu, ancak satışın gerçekleşmediği belgelerde yer aldı.

ŞİFRELİ MESAJLAŞMA

Yazışmalarda Epstein’ın, mesajların otomatik silinmesine imkân tanıyan Signal uygulamasına geçme çağrıları da dikkat çekiyor. Barrack’ın bu uygulamayı indirdiğini belirttiği mesajlar dosyalarda bulunuyor.

Belgeler, Epstein’ın 2016 seçim gecesini Suudi Arabistan’da takip ettiğini ve seçim sonrası süreçte Barrack’ı Suudi yetkililer için irtibat noktası olarak işaret ettiğini gösteriyor. Seçimin ardından Epstein’ın, Palm Beach’te Trump çevresiyle birlikte bulunduğuna dair mesajları da dosyalarda yer aldı.

2017 ve 2018 boyunca Epstein’ın Barrack için ağ kurucu rolünü sürdürdüğü, ancak başkanlık süreci ilerledikçe iki isim arasındaki temasın azaldığı anlaşılıyor. Dosyalarda, görüşmelerin şifreli uygulamalar üzerinden devam edip etmediğine dair net bir bilgi bulunmadığı belirtiliyor.