İran lideri Hamaney'den Körfez ülkelerine ABD ve İsrail'e karşı birlik çağrısı
Uzun süredir kamuoyu önüne çıkmayan Hamaney, Telegram mesajında Müslüman ülkelere işbirliği ve karşılıklı savunma çağrısı yaptı.
12punto
İran lideri Ayetullah Mücteba Hamaney, Körfez ülkelerinin yöneticilerine ABD ve İsrail’e karşı ortak hareket etme çağrısında bulundu. Hamaney’in İslam Birliği Haftası kapsamında Telegram hesabından yayımladığı mesajda, Müslüman ülkeler arasındaki ayrışmanın bölge dışı güçlerin çıkarına hizmet ettiği savunuldu.
Özellikle Batı Asya ve Körfez ülkelerine seslenen Hamaney, “Gerçek düşmanınızı tanıyın, planını anlayın ve onunla mücadele edin” ifadesini kullandı. İran lideri, birlik çağrısının yalnızca siyasi düzeyde kalmaması gerektiğini belirterek farklı alanlarda işbirliği ve karşılıklı savunma mekanizmalarının geliştirilmesini istedi.
Hamaney mesajında, Müslüman ülkelerde bölünmeye yol açanların “bilerek ya da bilmeyerek” İslam’ın düşmanlarının gündemine hizmet ettiğini öne sürdü. Filistinlilerin durumuna da atıf yapan Hamaney, Müslüman ülkelerin birlikte hareket etmesi halinde Filistin halkının bugünkü ölçüde savunmasız bırakılıp bırakılamayacağını sordu.
KÖRFEZ MONARŞİLERİNE MESAJ
Açıklamanın dikkat çeken bölümünde Hamaney, Basra Körfezi kıyısındaki halklar ve hükümetlerin “İslam bayrağı altında birlik halinde” olması durumunda, binlerce kilometre öteden gelen güçlerin bölgenin toprakları ve zenginlikleri üzerinde hak iddia etmeye cesaret edemeyeceğini savundu.
İran devletine yakın Tesnim’in aktardığı mesajda Hamaney, ABD ve İsrail’in yalnızca İran’ın değil, bütün Müslüman ülkelerin düşmanı olduğunu ileri sürdü. Hamaney, Washington’la müttefik olan bölge yönetimlerinin de bu durumdan “muaf olmadığını” söyledi.
Hamaney’in çağrısı, Körfez ülkelerinin ABD ile güvenlik ilişkilerinin yeniden tartışıldığı bir döneme denk geldi. İran’a yönelik saldırılarla başlayan savaş sırasında Tahran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini büyük ölçüde sınırlaması ve ABD askerlerinin konuşlu olduğu Körfez ülkelerini hedef alması, Washington’ın bölgedeki güvenlik garantilerine ilişkin soru işaretlerini artırdı.
Bölge başkentlerinde, ABD’ye bağımlılığı azaltabilecek alternatif güvenlik düzenlemeleri daha fazla gündeme gelirken Hürmüz Boğazı da İran açısından önemli bir koz olarak öne çıkıyor. Dünya enerji ticareti için kritik önemdeki geçiş noktasında kontrolünü artıran Tahran, bu kartı hem yeni saldırıları caydırmak hem de siyasi ve ekonomik tavizler için kullanmaya çalışıyor.