Nükleer görüşmelerinde kritik ikinci tur: ABD ile İran Cenevre’de masaya oturuyor
Washington ve Tahran arasındaki gerilimi azaltmaya yönelik nükleer görüşmelerin ikinci turu, Salı günü Cenevre'de gerçekleşecek. ABD tarafı, sıfır uranyum zenginleştirmesi şartını gündeme taşırken askeri varlığını da artırdı.
12punto
ABD ile İran arasında uzun süredir devam eden anlaşmazlıkların gölgesinde yürüyecek olan nükleer pazarlıkların ikinci aşamasının Cenevre’de yapılması planlanıyor. Müzakereler, iki ülke arasında olası bir askeri çatışmayı önlemeyi hedeflerken, Trump yönetiminin son adımları dikkat çekiyor.
ABD Başkanı Donald Trump, diplomatik bir uzlaşıdan yana olduğunu ifade ederken, aynı zamanda Körfez'e bir uçak gemisi saldırı grubunun daha gönderilmesi talimatı verdi. Trump, "Ya bir anlaşma yapacağız ya da geçen sefer olduğu gibi çok sert bir karşılık vermek zorunda kalacağız" şeklinde açıklamada bulundu.
Görüşmede ABD heyetine, kıdemli danışman Jared Kushner ile Beyaz Saray temsilcisi Steve Witkoff liderlik edecek. İran delegasyonuna ise Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi başkanlık edecek. Arabuluculuk görevini ise Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi üstlenecek.
Diplomasi trafiği, ABD'nin mesajlarını Ummanlı diplomatlar aracılığıyla İran tarafına iletmeye başlamasıyla hız kazandı. Ummanlı yetkililerin hazırladığı gizli belge, Maskat’a yapılan ziyarette İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani'ye sunuldu. Laricani, ABD'nin taleplerini içeren bu belgeyi aldığını canlı yayında doğruladı.
Başkan Trump, görüşmelerden çıkacak herhangi bir mutabakatta, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetinden tamamen vazgeçmesini şart koştu. Trump'ın, İran'ın nükleer programında elle tutulur bir değişiklik olmaması durumunda "rejim değişikliği" ihtimalini, "Bu gerçekleşebilecek en iyi şey gibi görünüyor" sözleriyle işaret etmesi, diplomatik tansiyonu artırdı.
Öte yandan, Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly konuyla ilgili yorum yapmayı reddetti. Tüm bu gelişmeler ışığında, Cenevre'de yapılacak toplantı, Washington–Tahran hattında gerginliğin geleceği açısından belirleyici bir dönemeç olarak görülüyor.