Rusya’da savaş sonrası ilk seçimler: Muhalefet ve gözlem krizi

Rusya, Ukrayna’daki saldırının ardından ilk kez parlamentoya milletvekillerini seçmeye hazırlanırken, seçim süreci tartışmalar ve kısıtlamalar altında gerçekleştiriliyor.

12punto

18-20 Eylül tarihlerinde Rusya’da seçmenler, Devlet Duması’nda görev yapacak 450 milletvekilini belirlemek üzere oy kullanacak. Bu seçimler, 2022’nin Şubat ayında Ukrayna’ya başlatılan geniş çaplı askeri harekâttan sonraki ilk parlamento seçimleri olma özelliğini taşıyor.

Gözler, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in arkasında duran Birleşik Rusya Partisi’nin parlamentodaki çoğunluğunu korumaya devam edip etmeyeceğinde. Parti, halen Duma’da anayasa değiştirme yeterliliği olan 310 sandalyeye sahip ve bu çoğunluğunu sürdürmeyi hedefliyor. Seçim sisteminde, 225 milletvekili parti listeleriyle, diğer 225’i ise tek üyeli bölgelerden seçiliyor.

Kamu araştırma şirketi VTsIOM’un yaptığı son anketlere göre, Birleşik Rusya oyların yüzde 37’sini alma eğiliminde. Ana rakipler arasında Komünist Parti yüzde 11,6 ile öne çıkarken, aşırı milliyetçi Rusya Liberal Demokrat Partisi de Duma’da yer almaya hazırlanıyor.

MUHALEFET ÜZERİNDEKİ BASKI ARTIYOR

Ancak, seçimlere katılım ve siyasi rekabet ciddi kısıtlamalarla karşı karşıya. Sistem içinde yer alan partilerin büyük kısmı Ukrayna’daki savaşa destek açıklarken, gerçek muhalefetin meclise girmesi pratikte imkânsız hâle geliyor.

Liberal Yabloko Partisi, ülkedeki tek savaş karşıtı siyasi oluşum olarak, listesinin seçimlere katılmasına Yüksek Mahkeme tarafından izin verilmemesiyle dışlandı. Birkaç Yabloko adayı bireysel bölgelerde seçime girse de, parlamentoya girme şansları zayıf görünüyor.

Buna ek olarak, çok sayıda muhalif siyasetçi “yabancı ajan” olarak etiketlenerek aday olma haklarından men edildi. Bağımsız gözlemciliğin simgesi hâline gelen Golos adlı kuruluş ise, yıllarca süren baskıların ardından 2025’te çalışmalarını durdurdu.

SEÇİMLERDE ULUSLARARASI GÖZLEM YOK

Yaklaşan seçimlerle ilgili bir başka tartışma ise, uluslararası gözlemcilerin ülkeye davet edilmemesi. Rusya yönetimi, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) dahil olmak üzere hiçbir kritik kurumdan seçim gözlemi için talepte bulunmadı. AGİT Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Ofisi, bu adımı Rusya’nın uluslararası standartlara ve şeffaf seçim taahhütlerine uymamakta ısrar ettiğinin bir göstergesi olarak değerlendirdi.

Büro ayrıca, siyasi katılıma yönelik kısıtlamaların 2021’den bu yana daha da arttığını vurguladı.

HÜKÜMETTEN ELEŞTİRİLERE YANIT

Moskova ise tüm eleştirileri reddediyor. Devlet yetkilileri, seçimlerin yasalara uygun yapıldığını iddia ederek, Batılı ülkelerin seçim süreçlerini itibarsızlaştırma çabalarını eleştiriyor.

Bu yılki seçimlerin bir başka çetrefilli noktası, Ukrayna’nın kontrolündeki bazı bölgelerde de oy kullanılacak olması. Kırım’ın ilhakı sonrasında Donetsk, Luhansk, Zaporijya ve Herson’un Moskova tarafından idare edilen kısımlarında da sandıklar kuruldu. Rus yetkililer, güvenlik riskleri nedeniyle bazı bölgelerde oy verme işlemlerinin erken başladığını açıkladı.

TOPLUMDA SAVAŞ YORGUNLUĞU

Seçim dönemi, savaşın ekonomik ve sosyal etkilerinin Rusya’da çok daha fazla hissedilmeye başladığı bir zamana denk geliyor. Son dönemde Rus topraklarına düzenlenen Ukrayna İHA saldırıları, akaryakıt altyapısında oluşan tahribat ve olası yeni seferberlik söylentileri, kamuoyunda endişelere yol açıyor.

Yapılan kamuoyu araştırmaları, savaşın günlük hayata etkilerinin arttığını ve hükümetin sandığa katılım oranlarını yakından izlediğini gösteriyor. Seçimler, hem içerideki huzursuzluğu hem de uluslararası izolasyonu gözler önüne seriyor.