Tahran’ın stratejik rezervleri kritik seviyeye indi
Hürmüz Boğazı’ndaki ABD ablukası nedeniyle ihracatın durması, İran’daki petrol rezervlerinin hızla dolmasına neden oldu; ülkede üretimin devamı için sıra dışı alternatifler gündemde.
12punto
Amerika Birleşik Devletleri’nin Hürmüz Boğazı'nda uyguladığı abluka sonrasında, İran’ın ham petrol ihracatı büyük oranda sekteye uğradı. Tanker trafiğinin durma noktasına gelmesiyle birlikte Tahran yönetimi, depolama kapasitelerinin kısa sürede tükenme riskiyle karşı karşıya kaldı ve üretimi sürdürebilmek adına yeni önlemler alıyor.
Petrolün kuyularda birikmesi, altyapı hasarı riskini artırdığı için İran, daha önce atıl vaziyette bulunan depolama tesislerini ve kullanılmayan tankerleri tekrar faaliyete geçirdi. Enerji sektörü kaynaklarından alınan bilgilere göre, devlet eski siloları ve tanker gemilerini acil depolama amacıyla kullanmaya başladı. Ancak bu imkânların da kısa süre içinde dolması bekleniyor.
Enerji analistleri, İran’ın depolama imkanlarının tükeneceği süreyi iki haftadan da az olarak belirtiyor. Hatta bazı tahminler, mevcut stok alanlarının yalnızca birkaç gün içinde tam kapasiteye ulaşacağını öngörüyor. Özellikle yeraltında kalan petrolün, kuyuların kapanmasına ve yeniden üretime geçilmesinin maliyetli olmasına yol açabileceği belirtiliyor.
Üretimdeki aksamaların önüne geçmek amacıyla alternatif metodlar gündemde. Tahran, ham petrolü Çin’e doğrudan demiryolu ile sevk etmeyi planlıyor. Yetkililer, Ahvaz ve Asaluye gibi stratejik güney bölgelerde bulunan eski depolama alanlarını da yeniden kullanıma açtı. Ancak uzmanlar, karayolu ve demiryolu ile yapılan taşımacılığın deniz taşımacılığına göre maliyetli ve yavaş olacağı konusunda uyarıyor. Çinli rafinerilerin ise bu yönteme nasıl yaklaşacağı belirsizliğini koruyor.
Kuyulardaki petrol miktarının kontrol dışı artışı, kuyuların tamamen kapanmasına neden olabilir ve her bir kuyunun tekrar üretime alınmasının 200 bin dolara kadar bir maliyeti olabileceği ifade ediliyor. Ayrıca, düşük basınçlı petrol sahalarında bu tür aksamaların kalıcı zarara yol açmasının beklendiği vurgulanıyor.
Verilere göre, Hürmüz Boğazı’ndaki kriz nedeniyle Nisan ayının başında İran’ın günlük petrol yüklemesi 2,1 milyon varilden, ay ortasında 567 bin varile kadar düştü. Bu düşüş, yalnızca bölgesel değil küresel enerji piyasalarını da etkiledi. Pazartesi günü Brent petrolün varil fiyatı yüzde 3 artışla 108 dolara yükselerek uluslararası pazarları baskı altına aldı. Akaryakıt ve jet yakıtı maliyetleri yükselirken, tüketiciler ve iş dünyası üzerindeki maliyet yükü daha da arttı.
İran’ın mevcut depolama kapasitesi yaklaşık 95 milyon varil olarak tahmin ediliyor. Ancak, teknik ve operasyonel sınırlamalar nedeniyle bu kapasitenin tamamının kullanılamadığı, güvenli sınırların gözetilmesi gerektiği belirtiliyor. Bu da, ülkenin mevcut krizden çıkmak için hızlı ve kalıcı çözümler üretmesini zorunlu kılıyor.