Trump, doğum yoluyla vatandaşlığı sınırlamak için iki yeni kararname imzaladı

ABD Başkanı Donald Trump, Yüksek Mahkeme kararına rağmen doğum yoluyla vatandaşlığın kapsamını daraltmak için iki yeni kararnameye imza attı.

12punto

ABD Başkanı Donald Trump, doğum yoluyla vatandaşlık hakkını sınırlamaya yönelik yeni bir adım attı. Trump, 6 Ağustos Perşembe günü Oval Ofis’te iki başkanlık kararnamesi imzalayarak hem bazı ebeveynlerin çocuklarına otomatik vatandaşlık verilmesini engellemeyi hem de “doğum turizmi” olarak tanımlanan uygulamayı yasaklamayı hedefledi.

Yeni hamle, Trump yönetiminin doğum yoluyla vatandaşlığı sona erdirmeye dönük önceki girişiminin Yüksek Mahkeme’de sonuçsuz kalmasının ardından geldi. Mahkeme, Haziran ayında verdiği kararda Trump’ın 2025’te uygulamaya çalıştığı politikaların geçerli olamayacağına hükmetmişti.

ABD’de göç ve sınır politikaları, Trump yönetiminin öncelikli gündem başlıkları arasında yer alıyor.

Trump, kararname açıklamasında Yüksek Mahkeme’nin kararını eleştirerek, “Ülkemiz bu karar yüzünden zarar görüyor ve biz şimdi buna farklı bir yolla son veriyoruz” dedi. ABD Başkanı, doğum yoluyla vatandaşlık hakkının 150 yılı aşkın süredir yürürlükte olduğunu hatırlatan tartışmaların ortasında, “Bunun yıllar önce yapılması gerekirdi ancak şimdi biz bu meseleyi hallediyoruz” ifadelerini kullandı.

KARARNAMELER NE GETİRİYOR?

İlk kararname, ABD vatandaşı olmayan iki ebeveynden ABD’de doğan bebeklere otomatik vatandaşlık verilmesini bazı durumlarda engellemeyi amaçlıyor. Buna göre ebeveynlerden birinin yabancı bir terör örgütü üyesi olması, yabancı bir hükümet çalışanı olması, hileli yollarla vatandaşlık elde etmeye çalışması ya da federal yasalar uyarınca vatandaşlık hakkı tanınmayan ABD topraklarında yaşaması halinde çocuk için otomatik vatandaşlık yolu kapatılmak isteniyor.

İkinci kararname ise hamile kadınların çocuklarının ABD vatandaşı olması amacıyla ülkeye gelmesini ifade eden “doğum turizmi”ni yasaklamayı hedefliyor. Trump yönetimi, bu uygulamanın ABD’nin vatandaşlık sistemini kötüye kullandığını savunuyor.

Trump, Yüksek Mahkeme kararına rağmen doğum yoluyla vatandaşlık konusunda yeni bir yol denediklerini söyledi.

Beyaz Saray Politikadan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve İç Güvenlik Danışmanı Stephen Miller, bazı kişilerin ülkeye turist ya da ziyaretçi gibi girdiğini ancak asıl amaçlarının çocuklarının otomatik olarak ABD vatandaşı olması olduğunu savundu. Miller, bu çocukların daha sonra sosyal yardım, oy kullanma ve Amerikalılara tanınan diğer haklara erişebildiğini söyledi.

Göç Politikaları Enstitüsü’nün nüfus sayımı verilerine dayandırdığı tahmine göre ABD’de doğum turizmi sonucunda her yıl yaklaşık 22 bin ila 26 bin bebek dünyaya geliyor. Hükümet verileri ise 2024 yılında adresi başka bir ülkede bulunan annelerin ABD’de 9 bin 600 doğum yaptığını gösteriyor.

Trump yönetimi, göç ve vatandaşlık politikalarında daha sınırlayıcı düzenlemeler için yeni adımlar atıyor.

HUKUKİ TARTIŞMA SÜRECEK

Uzmanlara göre kararnamelerin bazı bölümleri yargı denetiminden geçebilir ancak vatandaşlık hakkını doğumdan sonra geriye dönük biçimde sınırlama girişimi ciddi anayasal tartışmalara yol açabilir. California Üniversitesi Davis Hukuk Fakültesi’nden Profesör Gabriel Chin, başkanın ABD’ye çocuk sahibi olmak amacıyla gelen kişilerin ülkeye girişini sınırlandırma konusunda belirli yetkilere sahip olabileceğini belirtti.

Chin, buna karşın çocuk ABD’de doğduktan sonra başkanın o çocuğun vatandaş olmadığına karar verme yetkisinin bulunmadığını düşündüğünü söyledi. Chin’e göre bu mesele, Trump yönetiminin Yüksek Mahkeme’de kaybettiği davayla da büyük ölçüde karara bağlandı.

ABD Anayasası’nın 14. Değişikliği, ülkede doğan kişilere vatandaşlık hakkı tanıyan temel dayanak olarak kabul ediliyor. Bu nedenle Trump yönetiminin yeni kararnamelerinin de mahkemelerde itirazlarla karşılaşması bekleniyor.

Trump’ın yeni kararnameleri, ABD’de vatandaşlık ve göç hukuku tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.