Trump’tan BM kürsüsünde İran mesajı: Zamanları azalıyor, anlaşma yapacaklar
ABD Başkanı Donald Trump, BM Genel Kurulu’nda İran’ın nükleer programına ilişkin sert konuştu; Tahran’ın anlaşmaya yöneleceğini söyledi.
12punto
ABD Başkanı Donald Trump, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu’nun genel görüşmelerinde yaptığı konuşmada İran, Orta Doğu, ABD ekonomisi ve dış politikaya ilişkin mesajlar verdi. Trump, İran’ın nükleer programı konusunda sert ifadeler kullanırken Tahran yönetiminin anlaşma yapacağını savundu.
İran’a ilişkin değerlendirmesinde “Zamanları azalıyor. Bence bir anlaşma yapacaklar. Seçimden sonra anlaşma yapacaklar” diyen Trump, İran’ın nükleer silahlara erişmesine izin vermeyeceğini söyledi. İran yönetimini “kaos yaratmakla” suçlayan Trump, müzakere için fırsat verdiğini ancak sonuç alamadığını öne sürdü.
Trump, konuşmasında ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonlarını da gündeme getirdi. “Gece Yarısı Çekici” ve “Destansı Öfke” olarak adlandırdığı operasyonlara atıf yapan Trump, bu adımların “nükleer bir felaketin önüne geçtiğini” iddia etti. Hava ve deniz savunma unsurlarının yanı sıra insansız hava aracı kapasitesinin hedef alındığını belirtti.
ABD Başkanı, İran’ın Avrupa’yı vurabilecek füzelere sahip olduğunu söyledi ve Tahran’ın sivil gemilere yönelik saldırılarını sürdürdüğünü savundu. Trump, İran’ın “daha iyi bir ülke” olmasına fırsat verilmesi ile daha sert seçenekler arasında bir tercih yapılacağını ima ederken, kendi beklentisinin anlaşma yönünde olduğunu dile getirdi.
Konuşmasının diğer bölümlerinde ABD ekonomisinin güçlendiğini, borsanın rekor seviyelere çıktığını ve ülkede iş yapmanın kolaylaştığını söyleyen Trump, suç oranlarının da ciddi biçimde düştüğünü ileri sürdü. Trump ayrıca Venezuela’dan petrol çıkarılmasına ilişkin açıklamalarda bulunarak ABD donanmasının 1 milyar dolarlık petrol çıkardığını söyledi.
Trump, dünya sahnesindeki sorunları çözmek için harekete geçtiğini savunarak “Ben barışı getirdim” ifadesini kullandı. Orta Doğu’daki gelişmelere de değinen Trump, ABD’nin hem iç sorunları hem de dış politikadaki krizleri çözme iddiasını sürdürdüğünü belirtti.