Akaryakıt istasyonlarına yeniden açılma yolu: Teminat artırıldı

Hakkında vergi kaçakçılığı nedeniyle soruşturma başlatılan 361 akaryakıt istasyonuna, yeni yasa değişikliğiyle teminat karşılığı tekrar faaliyete geçme imkanı doğdu.

12punto

Vergi kaçakçılığı ve sahte belge düzenlemekle suçlanan, bu nedenle faaliyetleri durdurulan 361 akaryakıt istasyonu için yasal bir düzenleme gündemde. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen torba yasa teklifine eklenen maddeyle, şüpheli görülen bu akaryakıt satıcıları teminat yatırmaları halinde yeniden akaryakıt satışına başlayabilecek.

Söz konusu yasa teklifi, 37’si lisanslı, 324’ü ise lisanssız toplam 361 akaryakıt istasyonunun faaliyetine izin veriyor. Ancak bu istasyonlardan daha önce talep edilenin 2 katı kadar olan teminat tutarı, yeni düzenlemeyle 5 kata kadar çıkarılıyor. Böylece Maliye, tahsilat riskini azaltmayı ve vergi varlıklarının güvenliğini güçlendirmeyi amaçlıyor.

Mevcut yasalar gereği, vergi usulsüzlüğü tespit edilen istasyonlar hakkında inceleme başlatıldığında işletmeler hemen kapatılıyordu ve inceleme tamamlanmadan tekrar açılmalarına izin verilmiyordu. Ayrıca, el değiştirme ya da yeni lisans alma hususunda da ciddi kısıtlamalar bulunuyordu. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) da inceleme aşamasındaki bu işletmelerin ruhsatlarını askıya alıyordu.

Ancak Anayasa Mahkemesi, bu uygulamanın inceleme tamamlanmadan önce işletmelerin kapatılmasını hukuka aykırı buldu. Bu kararın ardından hazırlanan yeni tasarıda, inceleme süreci devam ederken istasyonların faaliyet göstermesine, ama devredilmemesine ve yeni lisans alınabilmesine izin veriliyor.

Düzenlemenin etki analizi raporunda ise, “Artırımlı teminat uygulaması sayesinde vergi alacakları ve idari para cezalarının tahsil güvenliğinin korunması, yüksek riskli mükellefler bakımından daha etkin ve caydırıcı bir mali güvence mekanizmasının oluşturulması beklenmektedir” değerlendirmesi yapıldı.

Yasa çıkması halinde, başvuruda bulunacak akaryakıt istasyonları teminatlarını yatırarak inceleme sürecinde yeniden faaliyete dönebilecek. Böylece, hem devlete gelir güvenliği sağlanması hem de işletmelerin mağduriyetinin önlenmesi hedefleniyor.