Altında 18 yıl sonra bir ilk
Altın piyasası, ABD ve İran arasındaki gerilimin azalmasına rağmen mart ayında 2008’den beri görülen en büyük değer kaybını yaşadı.
12punto
Belirsizlikler ve küresel piyasalarda yaşanan dalgalanmalar, altın yatırımcıları açısından mart ayını oldukça zorlu bir döneme dönüştürdü. Her ne kadar ABD ile İran arasında çözüme dair olumlu işaretler görülse de, kıymetli metal mart ayında ciddi bir düşüş yaşadı.
Amerika Birleşik Devletleri Doları ve Hazine tahvili getirileri, iki ülke arasında savaşın sona erdirilebileceği yönünde haberlerin yayılmasıyla birlikte düşüş gösterdi. Bu durum altının ons fiyatının yaklaşık yüzde 3,9’luk yükselişle 4.668,06 dolara tırmanmasına yardımcı oldu. Yine de mart genelinde altının ons bazında yüzde 12 oranında değer kaybetmesi, finansal krizin yaşandığı 2008’den bu yana bir ayda görülen en büyük gerilemeye işaret etti.
Öte yandan ABD tarafında Başkan Donald Trump’ın, Hürmüz Boğazı’nın büyük ölçüde kapalı olmasına rağmen çatışmayı sonlandırmaya hazır olduğuna yönelik açıklamaları dikkat çekti. Ayrıca, İran’ın füze saldırılarına karşılık olarak Trump’ın stratejik enerji geçişi üzerinde diğer ülkelerle iş birliği çağrısında bulunduğu belirtildi. İran basını, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın ülkesinin savaşı bitirmeye hazır olduğunu yinelediğini, ancak Tahran yönetiminin taleplerini koruduğunu aktardı.
Mart ayı boyunca Orta Doğu’daki gerginlik ve beraberinde gelen küresel ekonomik kaygılar, altının istikrarlı bir tablo çizmesini engelledi. Hem yükselen enflasyon endişesi hem de ekonomik büyümede yavaşlama beklentileri, yatırımcının güvenli liman arayışını sekteye uğrattı.
FAİZ ORANLARININ YÜKSELME OLASILIĞI PİYASALARI ETKİLEDİ
Yatırımcılar, başta ABD Merkez Bankası (Fed) olmak üzere, öncü merkez bankalarının enflasyonu kontrol altına almak amacıyla faiz artırımları yapabileceğine dair beklentilerle hareket etti. Ancak Fed Başkanı Jerome Powell’ın enflasyon beklentilerinin sabit kaldığını açıklaması, pazartesi günü faiz artırımı tahminlerinin bir miktar geri çekilmesini sağladı. Faizlerin yükselmesi, getiri sunmayan altın gibi varlıkların cazibesini azaltan bir unsur olarak öne çıkıyor.
Makroekonomik verilerde ise, ABD’de mart ayında tüketici güveninin sürpriz bir şekilde artış göstermesi dikkat çekti. Buna rağmen, iş ilanlarında azalma ve işe alımlarda yavaşlama yaşanması, savaş öncesi dönemde işgücü piyasasında soğuma sinyalleri verdi.
DEĞERLİ METALLERDE SON DURUM
New York’ta altının onsu, son seansta yüzde 3,5 artış kaydederek 4.668,06 dolar seviyesinde sabitlendi. Gümüş yatırımcıları da bu dönemde kazanç sağladı ve yüzde 7,3’lük bir artışla 75,17 dolara ulaştı. Platin ile paladyum piyasasında da değerlenme yaşandı. Bu gelişmelerin yanı sıra Bloomberg Dolar Spot Endeksi yüzde 0,6 geriledi.
Uzmanlar, önümüzdeki dönemde jeopolitik gelişmelerin ve merkez bankalarının para politikası adımlarının, altın başta olmak üzere emtia piyasalarını yakından etkilemeyi sürdürebileceğini ifade ediyor.