Ekonomi yönetiminden erken seçim iddialarını alevlendiren hamle! 'Seçim ekonomisinin ilk adımı...'
Ekonomi yönetiminin reel sektör ve KOBİ’leri rahatlatmak amacıyla para politikasında bazı sınırları gevşetebileceği öne sürüldü. Fonlama faizinden döviz kredilerine, TL işletme kredilerinden kur politikasına kadar uzanan iddialar, ekonomistlerin “seçim ekonomisi” tartışmasını yeniden gündeme taşımasına neden oldu.
12punto
Ekonomi yönetiminin reel sektör üzerindeki finansman baskısını azaltmaya yönelik bazı adımlar atabileceği iddia edildi. Gündeme gelen düzenlemeler arasında fonlama faizinin aşağı çekilmesi, KOBİ’lerin kredi kullanımını sınırlayan uygulamaların gevşetilmesi ve döviz kurundaki yükselişin enflasyona daha yakın bir seyir izlemesine izin verilmesi bulunuyor.
Ekonomim gazetesinin haberine göre, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in başında bulunduğu ekonomi yönetiminin sıkı para politikasında bazı ayarlamalar yapması bekleniyor. Söz konusu değişikliklerin, reel sektörün finansmana ulaşmasını kolaylaştırmaya yönelik olacağı belirtiliyor.
KOBİ KREDİLERİNDEKİ SINIRLAMALAR GÜNDEMDE
Reel sektör ile bankacılık çevrelerinden aktarılan bilgilere göre ekonomi politikalarında üç farklı başlık üzerinden değişiklik yapılması değerlendiriliyor.
Bunlardan biri, yüzde 40 seviyesindeki fonlama faizinin yüzde 37’lik politika faizine indirilmesi. İddianın gerçekleşmesi durumunda Merkez Bankası’nın politika faizinde doğrudan bir değişiklik yapılmasa da piyasalarda kullanılan faiz oranlarının gerileyebileceği ifade ediliyor.
Kredi tarafında da bazı sınırların yeniden ele alınması bekleniyor. Döviz kredilerinde uygulanan aylık yüzde 0,5’lik sınırlamanın gevşetilmesi seçenekler arasında gösterilirken, KOBİ’lerin TL işletme kredilerine ulaşmasını güçleştiren kredi büyüme kısıtlarının da yumuşatılabileceği öne sürülüyor.
DOLAR KURUNDA ENFLASYON KADAR ARTIŞ İDDİASI
Ekonomi yönetimiyle ilgili iddiaların bir diğer ayağını ise döviz kuru oluşturuyor. Türk Lirası’nın mevcut değer kaybı hızının artırılabileceği ve dolar kurunun enflasyon oranına paralel biçimde yükselmesine izin verilebileceği belirtiliyor.
Kur politikasındaki olası değişiklik, ekonomistlerin de dikkat çektiği başlıklardan biri oldu.
Ekonomist Altuğ Özaslan, dolar kurundaki yükselişin enflasyon oranına yaklaştırılmasını doğru bulmadığını belirterek “Böyle bir karar alınırsa, ben seçim ekonomisinin ilk adımı olarak okurum” yorumunu yaptı.
KÜÇÜKKALE: "KUR POLİTİKASINDA OPTİMAL SÜREYİ AŞTIK"
Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yakup Küçükkale ise gündeme getirilen üç önerinin tartışılmasını olumlu değerlendirdi.
Küçükkale, Türkiye’nin uyguladığı kur politikasının süresine ilişkin değerlendirmesinde “Kur politikasında optimal süreyi aştık. Literatürde bu kur rejimlerinin ömrü 1.5 ile 2.5 yıl arasında, bizde ise 3 yıl aşıldı” ifadesini kullandı.
TARTIŞMANIN ODAĞINDA SEÇİM EKONOMİSİ VAR
Fonlama faizinden kredi sınırlamalarına, kur politikasından KOBİ’lerin finansmana erişimine kadar uzanan olası değişiklikler, seçim ekonomisine geçiş tartışmasını da beraberinde getirdi.
İddialara göre ekonomi yönetimi, sıkı para politikasının temel çerçevesini korurken reel sektör üzerindeki finansman koşullarını hafifletecek adımları değerlendirmeye almış durumda.