Fed anketi: ABD’de büyük ve orta ölçekli şirketlerin kredi talebi ikinci çeyrekte güçlendi
Fed’in ikinci çeyrek anketinde işletme kredisi standartları genel olarak değişmezken, büyük ve orta ölçekli şirketlerden talep arttı.
12punto
ABD Merkez Bankası (Fed), bankaların kredi verme eğilimlerine ilişkin ikinci çeyrek sonuçlarını yayımladı. Rapora göre, işletmelere kullandırılan ticari ve sınai kredilerde standartlar genel olarak değişmedi; ancak büyük ve orta ölçekli şirketlerden gelen kredi talebinde güçlenme görüldü.
Fed’in “Kıdemli Kredi Yetkilisi Görüş Anketi” kapsamında ABD’de faaliyet gösteren 56 yerli banka ile 18 yabancı banka şubesinin yanıtları değerlendirildi. Ankette, büyük, orta ve küçük ölçekli işletmelere yönelik ticari ve sınai kredilerde kredi standartlarının yılın ikinci çeyreğinde genel olarak aynı kaldığı belirtildi.
Raporda bankalar, büyük ve orta ölçekli işletmelerden ticari ve sınai kredi talebinin arttığını bildirirken, küçük ölçekli işletmelerden gelen talebin büyük ölçüde değişmediğini aktardı. Bu görünüm, kurumsal kredi piyasasında talebin şirket ölçeğine göre farklılaştığına işaret etti.
Ticari gayrimenkul kredilerinde ise bazı kategorilerde kredi standartlarının gevşetildiği kaydedildi. Buna karşın, ticari gayrimenkul kredilerine yönelik talebin genel olarak sabit kaldığı ifade edildi.
TÜKETİCİ KREDİLERİNDE FARKLI GÖRÜNÜM
Hane halkına kullandırılan kredilerde daha karmaşık bir tablo öne çıktı. Raporda konut kredisi standartlarının karışık bir görünüm sergilediği, konut kredisi talebinin ise genel olarak zayıfladığı belirtildi.
Kredi kartı kredilerinde standartların sıkılaştırıldığı, buna rağmen talebin büyük ölçüde değişmediği kaydedildi. Otomobil ve diğer tüketici kredilerinde kredi standartlarının genel olarak sabit kaldığı bildirildi.
Ankete göre otomobil kredilerine yönelik talep zayıflarken, diğer tüketici kredilerinde talep değişmedi. Sonuçlar, ABD kredi piyasasında işletme tarafında görece daha güçlü bir talep oluşurken, hane halkı kredilerinde özellikle konut ve otomobil tarafında daha zayıf bir eğilim bulunduğunu gösterdi.