Gümrük muafiyetindeki değişiklik öncesi yüksek oranlı zam
30 euro’luk gümrük muafiyetinin kaldırılacağı duyurulmasının ardından, özellikle Çin malı ürünlerde raf fiyatları kısa sürede ikiye katlandı. Uzmanlar, artan fiyatların asıl sebebinin maliyet değil fırsatçı kâr marjları olduğunu vurguluyor.
12punto
6 Şubat’ta hayata geçecek olan bireysel ithalatta 30 euro’luk gümrük muafiyetinin kaldırılması daha uygulamaya geçmeden piyasada önemli fiyat dalgalanmalarına yol açtı. Özellikle Çin’den ithal edilen gözlük, kulaklık, küçük elektronik eşyalar, telefon aksesuarları, mutfak materyalleri gibi ürünlerde yüzde yüzü aşan zamlar göze çarparken, tüketiciler geçmişe kıyasla bazı ürünlerin iki üç kat pahalıya satıldığını belirtiyor.
Uzman değerlendirmelerine göre, yapılan bu fiyat artışlarının ardında direkt olarak yeni vergi uygulaması değil, piyasadaki rekabetin azalmasından yararlanmak isteyen satıcıların yüksek kâr tutumları yatıyor. Zira toptan ithalat yapan firmalar bugüne dek Çin’den getirdikleri tüm ürünlerde zaten yasal vergileri ödediklerini, maliyetlerde ani bir değişim olmadığını ifade ediyor.
Vergi dahil hesaplamalara bakıldığında da bu durum netleşiyor. Örneğin, Çin’de 160 TL’ye alınabilen bir güneş gözlüğü tüm vergiler eklenince Türkiye’de en fazla 240 TL maliyete sahip oluyor. Ancak benzer ürünler mağazalarda ya da e-ticaret sitelerinde 2.500-3.000 TL bandında alıcı buluyor. Elektronik ürünlerde de tablo benzer; kablosuz kulaklıkların maliyeti vergilerle birlikte 500-550 TL’de kalırken, piyasada bu ürünler 2.000 TL’den yüksek fiyatlarla satılıyor. Aradaki uçurumun, “vergi artışı” açıklamalarıyla örtüşmediğine dikkat çekiliyor. Tüm bu gelişmeler, bireysel ithalatın sınırlandırılmasıyla yerli satıcıların fiyat belirlemede daha özgür hareket ettiğine işaret ediyor.
Ekonomi çevreleri, doğrudan ithalat seçeneğinin ortadan kalkmasının iç piyasadaki fiyatları kontrolsüz şekilde yükselttiğini, bu nedenle sıkı fiyat denetimlerinin hayati önem taşıdığını belirtiyor. Ayrıca, alınan yeni karardan önce bazı işyerlerinin yüklü stoklara yöneldiği, zamlı fiyatlarla satışı hızlandırdığı iddiası da gündemde. Bu şekilde, daha yürürlüğe girmemiş bir verginin bahanesiyle peşin zam yapılması tüketicilerde rahatsızlık yarattı ve haksız kazanç tartışmalarını alevlendirdi.
Türkiye, dış ticaretinde Çin’i yoğun bir biçimde tercih ediyor. En fazla ithal edilen ürünler arasında elektronik ekipmanlar, makine aksamları, motorlu taşıt parçaları, demir-çelik, kimyasal ürünler, plastik ve optik-tıbbi cihazlar öne çıkıyor.
Son verilere göre Türkiye’nin Çin’e ihracatı yaklaşık 3,2 milyar doları bulurken, Çin’den yapılan ithalat 49,6 milyar dolar olarak kayıtlara geçti. Böylece iki ülke arasındaki toplam ticaret hacmi 52,8 milyar dolara ulaşırken, Türkiye aleyhine 46,5 milyar dolarlık önemli bir açık oluştu.
Türk firmalarının Çin’e ihraç ettiği kalemler ise başta maden cevherleri, doğal taşlar, inorganik kimyasallar, metal cevherleri, pamuk ve makine, mekanik aksamlar olarak sıralanıyor.
KALİTE VE GÜVENLİK SORUNLARI GÜNDEMDE
Çin’den ithal edilen birçok üründe kalite tartışması devam ediyor. Uzmanlar, bazı fabrikaların siparişe göre kalite ayarladığına ve düşük maliyet baskısıyla hammadde kalitesinde tasarrufa gidebildiğine işaret ediyor. Bu nedenle, özellikle denetimsiz ya da sertifikasız ürünler Avrupa ve Türkiye standartlarının gerisinde kalabiliyor.
Bunun yanında, Çin menşeli oyuncaklar, tekstil ürünleri ve düşük kaliteli elektroniklerde sağlığa zararlı ftalat, ağır metaller, PAH ve Krom VI gibi kimyasal maddelere rastlandığı da bakanlık testleriyle belgelendi. Pek çok riskli ürün piyasadan toplatılırken, bazılarının hiç kullanılmadan imha edilmesi önerildi.
STOK BİRİKİMİ VE DENETİM ÇAĞRISI
Sektör kaynakları, 6 Şubat’tan önce bazı ithalatçıların fırsatçılığa yönelip depolarını doldurduğuna ve henüz yeni gümrük vergisi uygulaması başlamadan fiyatlara ciddi zamlar eklediğine dikkat çekiyor. Bu dönemde hızla yükselen fiyatlar kamuoyunda yoğun tepkiyle karşılandı. Ekonomistler ve tüketici dernekleri, piyasada adil rekabetin sağlanması için denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi çağrısı yapıyor.
Özetle, bireysel ithalatı zorlaştıracak yeni düzenlemenin açıklanmasının ardından, özellikle Çin malı çeşitli ürün gruplarında yaşanan fazla fiyat artışları tüketicilerin tepki göstermesine sebep oldu. Bu ortamda rekabetin azalması ve etkin denetimin eksikliği fiyatları doğrudan etkilerken, kamuoyunun beklentisi adil ve şeffaf bir piyasa yapısının oluşması yönünde.