İşsizlik gerçekten azalıyor mu?

Ekonomist Mahfi Eğilmez, 2025 yılı sonu itibarıyla kaydedilen düşük işsizlik oranının ardındaki gerçekleri sorgularken, işgücüne katılımdaki gerilemeye dikkat çekti. Eğilmez’e göre iş aramaktan vazgeçenlerin sayısındaki artış, işsizliğin düşüşünü istatistiki bir illüzyona dönüştürüyor.

12punto

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Aralık 2025 işgücü istatistiklerinde, işsizlik oranı yüzde 7,7’ye gerileyerek son 20 yılın en düşük seviyesine ulaştı. Ancak bu oran, kamuoyunda şaşkınlıkla karşılandı çünkü yalnızca bir ay önce kasımda işsizlik yüzde 8,6 idi. Yaşanan bu hızlı değişim, özellikle ekonomistler arasında verilerin arka planını inceleme gerekliliğini doğurdu.

Ekonomist Mahfi Eğilmez, “İşsizlik gerçekten azalıyor mu?” sorusunun yanıtının rakamların yüzeyinde değil, detaylarında saklı olduğuna işaret ediyor. Eğilmez, işsizlik oranındaki düşüşün görünenden farklı bir tabloyu ortaya koyduğunu belirtti.

15 yaş üzerindeki nüfusun artmaya devam ettiği bir dönemde, işgücündeki azalma dikkat çekiyor. TÜİK verilerine göre bir yıl içinde işgücü yüzde 1,2 oranında azaldı. Bu durum, ülkedeki nüfus artışına rağmen daha az insanın ya istihdamda ya da iş arayışında olduğunu gösteriyor. Diğer yandan istihdamda da binde 2’lik hafif bir düşüş yaşanmış durumda. Yani yeni istihdamlar yaratılmadığı gibi, mevcut çalışan sayısında da azalma görülüyor.

Oranlarda asıl çarpıcı tablo ise işsiz sayısında yaşanan yüzde 11’lik kayıp. İşgücü daralırken işsizliğin aynı anda ciddi oranda azalması soru işaretlerine yol açıyor.

Mahfi Eğilmez bu paradoksun temel sebebini şöyle özetliyor: “İnsanların bir kısmı iş aramaktan vazgeçiyor. Kimi umudunu yitiriyor, kimi ise önerilen koşulları kabul etmiyor. Bazıları da işini kaybettikten sonra sistemin tamamen dışında kalıyor.”

İş aramayı bırakan bireyler resmi işsiz kategorisinde yer almadığı için, toplam işgücündeki bu azalma matematiksel olarak işsizlik oranını düşürüyor. Son bir yılda işgücüne katılım oranı yüzde 1,8 azalırken, işgücü dışında kalan nüfus yüzde 3 yükseldi.

Geniş tanımlı işsizlik oranı ise değişmeden yüzde 28,6 gibi yüksek bir seviyede kalmaya devam ediyor. Bu veri, ekonomideki temel problemlerin ortadan kalkmadığını; işsizliğin sadece daha dar bir hesap yöntemiyle daha küçük gösterebildiğini ortaya koyuyor.

Eğilmez, ekonominin sağlıklı bir gelişme gösterebilmesinin yolunun, insanların istihdam edilmesinden geçtiğine dikkat çekiyor. Resmi oranların düzeltilmiş gibi görünebileceğini, ancak sokaktaki gerçekliğin değişmediğini belirtiyor: Geniş tanımlı işsizliğin sabit kalması, yapısal soruna işaret ediyor.

Mahfi Eğilmez’in değerlendirmesinin sonunda kendi ifadesiyle notu ise şöyle: “Konuyu bu şekliyle gündeme getirmemde Prof. Dr. Reşit R. Serpkenci’nin bir analizi etkili oldu. Kendisine teşekkür ederim.”