Son asgari ücret zammına nokta atış yapan Duran Bülbül yeni yapılacak zamma dair konuştu!

12punto yazarı Duran Bülbül, yılbaşında belli olacak asgari ücrete dair öngörülerini paylaştı. Bülbül, asgari ücret için beklediği oranı açıklarken, her 3 ayda bir ücrete güncelleme gelmesi gerektiğini belirtti.

12punto

Berkay GÜNEŞ    12punto.com.tr 


Prof. Dr. Duran Bülbül ile ekonomi ve asgari ücret gündemine dair kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdik. 12punto’nun yazarlarından olan Bülbül’e; öngördüğü döviz kuru tahminini, asgari ücret beklentisini, sektörlerde artan iflasların nedenlerini ve ekonomi alanındaki kritik isimlerin açıklamalarını sorduk. Sorularımıza net ve sade yanıtlar veren Bülbül, dövizdeki artışın yaratabileceği sorunları ve asgari ücret konusundaki kaygılarını da gizleyemedi. İşte o sorular ve Prof. Dr. Duran Bülbül’ün cevapları...

Doların 61 TL seviyesine gelmesi halinde Türk halkı ne yaşar?

Türkiye’nin yaklaşık 550 milyar dolar dış borcu var. Kurun 61 TL’ye yükselmesi, bugünkü seviyeye göre dolardaki her 1 TL’lik artışın dış borç yükünü ciddi biçimde büyütmesi anlamına gelir. 20 TL’lik bir artış yaklaşık 1 trilyon TL ek borç yükü getirir.

Bu aynı zamanda yaklaşık %50’lik bir devalüasyon demektir. İhracatçı kısa vadede rahatlayabilir fakat ithal ürünlere bağlı olduğumuz için ithal enflasyonu ve döviz enflasyonu sert şekilde artar. Enflasyonun en az %30 yukarı çıkması kaçınılmaz olur.

Bu durumda yıl sonu enflasyon ve bütçe hedeflerinin hiçbiri tutmaz. Gıda, tüketim ürünleri ve petrol fiyatlarında %40–50 arası zam beklerim. Maliyet arttıkça üretici bu yükü tüketiciye yansıtacak; zengin daha zengin, yoksul daha yoksul hale gelecektir.

Asgari ücret için öngörünüz nedir?

2026 bütçesinde personel giderlerinin yaklaşık %30 artırıldığını görüyoruz. Bu artış asgari ücretliye ve emekliye aynı şekilde yansıtılırsa asgari ücretin 28.600 TL civarında olması gerekir.

Mevcut asgari ücret kavramı artık geçerliliğini yitirdi. Açlık ve yoksulluk sınırlarının altında kalan bir asgari ücret sürdürülebilir değildir. İzmir İktisat Kongresi’nde Atatürk’ün yaptığı gibi asgari ücret her 3 ayda bir güncellenmelidir.

Birçok sektörde daralma ve iflaslar yaşanıyor. Hükümet hangi önlemleri almalı?

Ekonominin çöküşünü durdurmak için hükümetin acil olarak stok affı, vergi affı, sigorta primi ve bağ-kur prim affı getirmesi gerekiyordu. Ancak bunun tersine işletmeler için haciz baskıları artmış durumda. Üretim araçlarına bile haciz geliyor. Bu uygulamalar ekonominin önünü tıkıyor. Önümüzdeki dönemde iflasların artması ve daralmanın derinleşmesi kaçınılmaz.

Cevdet Yılmaz’ın ‘2 trilyon 208 milyar TL bütçe açığı’ açıklamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

“Vazgeçilen vergilerden vazgeçilmemiş olsaydı bütçe açık vermezdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın açıkladığı rakam zaten orta vadeli programda var; fakat bu rakam tutmayacak, bütçe açığı 3 trilyon TL’nin üzerine çıkacaktır.

Faiz dışı açık şu an 156 milyar TL civarında. 2026’da artıya geçeceği öngörülüyor ama bu hayali bir tahmin. Kur tahminleri bile tutmuyorken bütçe tahminlerinin tutması mümkün değil.”

Mehmet Şimşek, Katar’da enflasyonun tek haneye düşeceğini söyledi. Mümkün mü?

Sayın Şimşek’in açıklamaları IMF maliye bakanı gibi. Kısa veya orta vadede enflasyonun tek haneye düşmesi imkânsız. Bizim gibi ülkelerde enflasyon %15’in altına düştüğünde daralma, işsizlik ve iflaslar başlar.

Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme modeli için gerekli enflasyon oranı %12–15 bandıdır. Enflasyonu tek haneye indirmek ekonomik faaliyetleri boğar ve Türkiye’yi ciddi bir krize sürükler.