Furkan Bölükbaşı'ndan cezaevi sonrası 'hayatımı sorguladım' paylaşımı: Takipçilerinden dua istedi
AKP'li sosyal medya ünlüsü Furkan Bölükbaşı, tahliye edildikten sonra sosyal medya hesabından uzun bir paylaşımda bulundu ve takipçilerinden dua istedi.
12punto
Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla cezaevinde kalan Bölükbaşı, kısa bir süre içinde tahliye edilmişti. Tahliye olduktan sonra bir süre paylaşımlarına ara veren Bölükbaşı aldığı yeni kararları duyurmak adına yeni bir paylaşımda bulundu.
Cezaevinde iç sesini dinleme fırsatı bulduğunu söyleyen Furkan Bölükbaşı bundan sonra daha farklı biri olacağını belirtti. Bölükbaşı şu ifadeleri kullandı:
Sevgili dostlarım, arkadaşlarım, kardeşlerim. Hepinize selamlar.
Beni destekleyen, seven, sevmeyen, merak eden herkese seslenmek amacıyla bu satırları kaleme alıyorum. Herkesin kalbine hitap etmek istiyorum.
İki aylık cezaevi sürecimde, kendi dünyama yöneldim, nefsime, ruhuma ve kalbime kulak verdim, tecrübe ettiğim mecburi yalnızlık, dijital medyadan ve sıcak gündemden uzak kalmak, usulümü, üslubumu, yaşamımı, hayata bakışımı sorgulamak için büyük bir imkan sağladı.
Geçmişte her ne kadar her zaman samimi düşüncelerimi ifade etmeye gayret etmekten başka bir şey yapmamış olsam da, her toplumsal camiadan, her ideoloji ve inanç çevresinden, her hayat tarzından, usul ve üslup hatalarım sebebiyle kalbini kırdığım herkesle helalleşmek istiyorum. Helalleşme kavramını önemsiyor, toplumsal yaralarımızı sarabilmek için “ehem” olduğuna inanıyorum.
Yalnızlığın beni mecbur bıraktığı şahsi muhasebem sonucunda, bilhassa dijital mecraların algoritmasının bizleri haddi aşmaya, aşırılığa, radikalizme, ifrat ile tefrite ittiğine, benim de bundan payıma düşeni fazlasıyla aldığıma kanaat getirdim. Meslek hayatına bir bilim insanı olarak başlayan ve naçizane mütefekkir olma hayaliyle yola çıkan birisi olarak, dinimizin de sakınmamız konusunda bizi her fırsatta uyardığı bu aşırılık girdabına nasıl girdiğimi bile fark etmediğimi idrak ettim.
Cezaevinin insanı her türlü etkiden izole eden yalıtılmış dünyasının bende oluşturduğu en büyük farkındalıklardan birisi de buydu. Nefretten vazgeçip sevgiyi benimsemenin, öfkeden kurtulup salihlerden olmanın, fanatiklikten uzaklaşıp adaletten yana saf tutmanın önemini anladım.
“Her türlü aşırılıktan uzak, dengeli, apaçık, dosdoğru yol” manasına gelen “Sırat-ı Mustakim” kavramını sıkça duysak da anlamını idrak etmekten uzak yaşıyoruz. Buna elbette ben de dahilim, fakat bunu değiştirmeye niyetliyim. Bu yüzden “Sırat-ı Müstakim”i rehber edinerek, ölçülü ve dengeli bir şekilde, çalışmalarıma akademik bir düzlemde, belirli bir kalite arayışıyla devam etmeyi arzuluyorum. Elbette “ölçüyle” eleştireceğim ve eleştirilerinizi “tevazuyla” kabul edeceğim, ama kimsenin kalbini kırmamak için de çaba göstereceğim.
Geçmişte bir münazarada muhatabıma, değişmemek, dönüşmemek kadar kötü bir şey tahayyül edemediğimi söylemiştim. Şimdi değişme ve dönüşme sırası bende. Eski Furkan’ın hatalarından ders alarak, imtihanından öğrenerek, mevcut iyilikleri ve güzellikleri muhafaza ederek yeni Furkan’a yönelik bir serüvene çıkıyorum. Sizlerden de bu serüvenim için dualarınızı ve iyi dileklerinizi istirham ediyorum.
Baki muhabbet ve selamlarımla.