11 Yıl önceki paylaşıma dava açıldı: Cumhurbaşkanlığı avukatı: 'Sevr’ci Anlamı Çıkıyor' dedi
Akademisyen-yazar, Tüm Öğretim Elemanları Derneği (TÜMÖD) Genel Sekreteri ve 1961 Anayasası ve Çağdaş Demokrasi Vakfı Başkanı Suay Karaman hakkında, 11 yıl önce yaptığı bir paylaşımdan dolayı “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla açılan davada Cumhurbaşkanlığı avukatı, bir bütün olarak değerlendirildiğinde söz konusu paylaşımdan “hırsız, vatanını satan, Sevr planları yapan” gibi anlamlar çıktığını öne sürdü.
Müyesser Yıldız
11 yıl önce, Erdoğan’ın fotoğrafının yer aldığı ve üzerinde, “Endonezya’dan dünyaya seslendi: ‘Bizim tek derdimiz İslâm, İslâm, İslâm’” şeklinde yazının bulunduğu görseli kullanarak, “Bizim de tek derdimiz insan, insan, insan. Ama hırsızlık yapmayan, onuruyla yaşayan, vatanını satmayan. Bizim diğer derdiğimiz vatan, vatan, vatan. Ama emperyalistlere satılmayan, Sevr planları uygulanmayan, dostluk içinde yaşanan” şeklinde bir paylaşım yapan Suay Karaman hakkında açılan davanın ilk celsesi, bugün Ankara 90. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Karaman savunmasında; dava konusu edilen paylaşımında hiçbir isim, kurum veya unvan yer almadığı gibi hakareti çağrıştıracak herhangi bir öğenin de bulunmadığını belirterek, “Ben bir akademisyenim. Bile bile bir insana hakaret edecek halim yok. Zaten kişilik ve meslek icabı bana yakışmaz. Sadece dünya görüşümü ifade ettim. Buradan nasıl hakaret çıkarıldı; anlamak mümkün değil.” dedi.
“Polis Devleti miyiz?”
Suay Karaman’ın avukatı Ömer Faruk Eminağaoğlu ise, “Bu paylaşımı Cumhurbaşkanının sözü değil, normal bir vatandaşın sözünden sonra yapsa yine suç sayılacak mıydı?” diye sorduktan sonra şöyle devam etti:
“Hayır, hiçbir şekilde ve hiç kimseye hakaret sayılmaz. Bu paylaşım 2015’te yapılmış, hiçbir işlem yapılmamış. Demek ki, ortada işlenmiş bir suç ve suçlu yok. Peki, şimdi değişen ne? 15 Temmuz’dan sonra devreye giren OHAL hukuku ile polise sanal devriye görevi verildi. Bunun üzerine Emniyet, Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunmuş. Türkiye bir hukuk devleti mi, polis devleti mi? Savcılar mı polise emir veriyor, polis mi savcıya? Polisin bir talimat, talep olmadan kendi başına böyle belgeleri toplayarak iş yapması hukuka aykırı. Zaten, Anayasa Mahkemesi de polise verilen bu yetkiyi iptal etti. O yüzden bu hukuka aykırı kanıttır ve yargılamaya esas alınamaz.”
Av. Eminağaoğlu, Suay Karaman’ın beraatına karar verilmesini isterken de şunları vurguladı:
“Söz konusu ifadeler tümüyle ifade özgürlüğü kapsamındadır. ‘Tek derdimiz insan, tek derdimiz vatan’ demenin neresi hukuka aykırı? Keşke herkes bunu söylese. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Cumhurbaşkanı hakkında ‘FETÖ’cü, baş katil, baş çalan, hırsız’ gibi ifadelerin kullanılmasını dahi ifade özgürlüğü saymıştır. Burada sadece açıklamaya dikkat çekmek için Cumhurbaşkanının resmi kullanılmıştır. Cumhurbaşkanının önceliği o, müvekkilimin önceliği insan ve vatandır. Burada kime hakaret var? Dolayısıyla işlenmemiş, olmayan bir suç söz konusu.”
Avukatlara Maddi Gelir İçin mi?
Davaya katılım talebinde bulunup aleniyet hükümleri de gözetilerek Suay Karaman’ın cezalandırılmasını isteyen Cumhurbaşkanlığı avukatı ise AİHM kararlarına göre, ifade özgürlüğünün mutlak bir hak olmadığını savunarak şöyle konuştu:
“Paylaşım bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Cumhurbaşkanının fotoğrafı kullanılarak ‘hırsız, vatanını satan, Sevr planları yapan’ gibi anlamlar çıkmaktadır.”
Hakimin, Cumhurbaşkanlığı avukatının katılım talebini kabul etmesi üzerine Suay Karaman’ın avukatı Ömer Faruk Eminağaoğlu, ifadelerin Cumhurbaşkanına yönelik olmadığını ve suçtan zarar görmediğini vurguladı.
Cumhurbaşkanlığı avukatı, “Bizzat Cumhurbaşkanımızın resmiyle paylaşılmıştır.” karşılığını verdi.
Av. Eminağaoğlu da bu davaların, avukatların maddi gelir temin etmesine dönüştüğünü belirterek katılım talebinin kabul edilmemesini istedi.
Beyanların tamamlanmasının ardından Hakim, savcıya mütalaasını sormadan, “Dosyayı mütalaa için savcıya gönderelim” dedi ve duruşmayı 9 Aralık’a erteledi.
Müyesser YILDIZ
18 Eylül 2026