12. Yargı Paketi'nde yeni tartışma: Muhalefetten ‘IBAN mağdurları’ için ayrı suç düzenlemesi önerisi
12. Yargı Paketi’nde yer alan IBAN düzenlemesine muhalefetten itiraz geldi: Hesabını kullandıranlarla asıl faillerin ayrılması istendi.
12punto
TBMM’de bu hafta görüşülmesi beklenen 12. Yargı Paketi’nde yer alan “IBAN mağdurları” düzenlemesi, muhalefet partilerinin karşı oy yazılarında tartışma konusu oldu. Düzenleme, banka hesabı, IBAN, kredi kartı veya ödeme sistemlerine ilişkin bilgilerini bilerek başkasına kullandıran kişilere yönelik cezada indirim öngörüyor.
Teklife göre dolandırıcılık ya da nitelikli dolandırıcılık fiilinin, yalnızca banka hesaplarının başkasına verilmesiyle sınırlı kalması durumunda ceza yarı oranında indirilecek. Muhalefet ise bu yaklaşımın sorunu tüm yönleriyle çözmeyeceği görüşünde.
Ekonomi Gazetesi'nden Canan Sakarya'nın haberine göre, CHP, DEM Parti ve Yeni Yol Grubu’nun değerlendirmelerinde, hesaplarını suç örgütlerine kullandıran kişiler ile dolandırıcılık suçunun asıl faillerinin aynı hukuki çerçevede ele alınmasının adalet duygusunu zedelediği vurgulandı. Muhalefet, banka hesabı, ödeme aracı veya kimlik bilgilerinin suçta kullanılacağını bilerek ya da öngörerek başkasına kullandırılması fiilinin Türk Ceza Kanunu’nda bağımsız bir suç olarak düzenlenmesini önerdi.
ASIL FAİLLERLE HESAP SAHİPLERİ AYRILMALI
CHP’nin karşı oyunda, özellikle nitelikli dolandırıcılık dosyalarında suçun asıl faillerinin kendi kimliklerini gizlediği, ekonomik açıdan dezavantajlı kişilerin banka hesaplarını veya dijital cüzdanlarını düşük komisyonlarla kullandığı belirtildi. Bu kişilerin kamuoyunda “IBAN mağdurları” olarak anıldığı, mevcut yargılamalarda ise çoğu zaman asıl faillerle aynı yaptırımlarla karşı karşıya kaldığı ifade edildi.
CHP’ye göre nitelikli dolandırıcılık suçuna kasten veya taksirle iştirak ettiği kanıtlanamayan kişilerin eylemleri, suç organizatörlerinin fiillerinden ayrılmalı. Böylece kusur oranı gözetilerek daha adil bir hukuki değerlendirme yapılmalı.
DEM Parti de yalnızca ceza indirimi yapılmasının yeterli olmayacağını savundu. Partinin değerlendirmesinde, hesabını veya kimlik bilgilerini suçta kullanılacağını bilerek ya da öngörerek başkasına kullandıranlara ilişkin ayrı bir suç tipi oluşturulmasının hem ceza hukukundaki tipiklik ilkesini koruyacağı hem de bilinçli iştirak hallerinde iştirak hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği kaydedildi.
DEM Parti ayrıca bilişim suçları soruşturmalarında asıl sorunun gerçek suç örgütlerine ulaşılamaması olduğunu belirtti. Karşı oyda, soruşturmaların çoğu zaman yalnızca hesap sahipleri üzerinden yürütüldüğü, oysa IP kayıtları, HTS analizleri, MASAK raporları, para transfer zincirleri ve diğer dijital delillerin etkin kullanılmasıyla organizatörlere ulaşılabileceği ifade edildi.
Yeni Yol Grubu ise düzenlemenin, suç örgütlerinin yönlendirmesiyle hesaplarını kullandıran kişilerin yaşadığı mağduriyetleri dikkate alması bakımından olumlu olduğunu ancak suç organizatörleri ile bilinçli şekilde hesap temin eden kişiler arasındaki ayrımın yeterince net kurulmadığını bildirdi.
Grup, çözüm için ceza indirimlerinin yanı sıra etkin soruşturma mekanizmalarının kurulması, banka ve ödeme kuruluşlarının şüpheli hesap hareketlerini daha sıkı denetlemesi ve vatandaşları bilinçlendirmeye dönük önleyici çalışmaların artırılması gerektiğini vurguladı.