12punto Afganistan’da alıkonulan Cansu’yu Türkiye’ye duyurmuştu: Haberimiz TBMM gündemine taşınarak bakanlığa soruldu!

Afganistan’da şiddete maruz bırakılan ve Türkiye’ye getirilemeyen Cansu Badur’un durumu, 12punto’nun haberlerinin ardından TBMM gündemine taşındı. DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yanıtlaması istemiyle 11 soruluk yazılı soru önergesi verdi. Önergede, 26 Eylül’den itibaren Cansu’dan haber alınamadığı belirtilerek can güvenliğinin sağlanması için hangi adımların atılacağı soruldu.

Sinem Nazlı Demir

Haber: Sinem Nazlı Demir

Afganistan’ın başkenti Kabil’de alıkonulan ve maruz bırakıldığı şiddetten kurtulmak için yardım isteyen Türk vatandaşı Cansu Badur’un yaşadıkları, 12punto’nun haberlerinin ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşındı.

DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan, 29 Eylül 2026 tarihli yazılı soru önergesinde, Cansu’nun Türkiye’ye dönüşünün neden sağlanamadığını ve hayatını korumak için hangi girişimlerde bulunulduğunu Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a sordu. Önergede, geçmişteki başvuruların yanı sıra son görüntülerin ortaya koyduğu acil tehlikeye de dikkat çekildi.

YARDIM ÇAĞRISINI NİSAN AYINDA DUYURMUŞTUK

12punto, 12 Nisan 2026’da Cansu’ya ve Türkiye’deki ailesine ulaşarak yaşadıklarını kamuoyuna taşımıştı. Ağabeyi Alican Badur, kardeşinin İstanbul’da tanıştığı Abdul Varsi Ndori tarafından borç alınan parasının geri ödeneceği vaadiyle Afganistan’a çağrıldığını, burada baskı ve şiddet altında evlendirildiğini anlatmıştı.

Ailenin aktardığına göre Cansu, şubat ayının sonlarında şiddet gördüğü evden kaçarak Türkiye’nin Kabil Büyükelçiliği’ne sığınmıştı. Ancak 4 Mart için planlanan dönüşü gerçekleşmemiş, 6 Mart’ta yeniden havalimanına gittiğinde ise hakkında çıkış yasağı bulunduğu belirtilerek ülkeden ayrılması engellenmişti. Ağabeyi, Taliban görevlilerinin Cansu’yu Ndori’ye teslim ettiğini, sonrasında kardeşine bir süre ulaşamadıklarını ve şiddetin arttığını söylemişti.

12 ve 13 Nisan tarihli takip haberlerimizde, yardım çağrısının ardından kurulduğu bildirilen temasları aktarmıştık. Buna rağmen Cansu’nun Türkiye’ye dönüşü sağlanamadı.

KENDİSİNİ TUVALETE KİLİTLEDİ, ARDINDAN İLETİŞİM KESİLDİ

Cansu’nun 12punto’ya gönderdiği yeni görüntüler, aylardır süren yardım çağrısının aciliyetini bir kez daha ortaya koydu. Cansu, şiddetten korunmak için kendisini evin tuvaletine kilitlerken bulunduğu yerin kapısı dışarıdan zorlandı.

Bu görüntülere de yer verilen soru önergesinde, 26 Eylül’de gönderilen kayıtlarda Cansu’nun yüzünde ve vücudunda ağır darp izleri bulunduğu belirtildi. Ciddi ve acil bir can güvenliği riski altında olduğuna dikkat çekilen Cansu’dan, 26 Eylül’den itibaren haber alınamadığı kaydedildi.

Ayan, Bakanlığa Cansu’nun bulunduğu yerin bilinip bilinmediğini ve 29 Eylül itibarıyla can güvenliğine ilişkin herhangi bir teyit bulunup bulunmadığını sordu.

“EŞİNİN İZNİ OLMADAN ÇIKAMAZ” DENİLDİĞİ İDDİASI

Önergede, dış temsilciliğe yapılan başvurular sırasında kullanıldığı ileri sürülen ifadelere de yer verildi. Aile ve başvurularla ilgilenen kişilerin aktarımlarına göre, bazı görüşmelerde Afganistan’da “Taliban kurallarının geçerli olduğu”, Cansu’nun “eşinin izni olmadan evden çıkamayacağı” ve bu nedenle işlem yapılamayacağı söylendi.

Ayan, yerel uygulamalar gerekçe gösterilerek yardım sağlanamayacağı yönünde bir yaklaşım benimsenip benimsenmediğinin açıklığa kavuşturulmasını istedi. Şiddet veya yaşam hakkı ihlali bildiren Türk vatandaşlarına yönelik yardım taleplerinde dış temsilciliklerin hangi hukuki ölçütleri uyguladığı da Bakanlığa yöneltilen sorular arasında yer aldı.

HAVALİMANINDA NE OLDU, HANGİ GÜVENCELER ALINDI?

Toplam 11 sorudan oluşan önergede, Cansu adına 2026 yılı boyunca Büyükelçiliğe veya Konsolosluk Şubesine yapılan başvurular ve bunlar üzerine gerçekleştirilen işlemler soruldu. Cansu’nun Büyükelçiliğe sığındığı bilgisinin Bakanlıkça doğrulanıp doğrulanmadığının açıklanması istendi.

4 Mart’taki uçuşa neden binemediği, 6 Mart’ta çıkışının engellenmesinin dayanağı ve Taliban görevlilerince Ndori’ye teslim edildiği iddiasının araştırılıp araştırılmadığı da ayrı ayrı gündeme getirildi.

Nisan ayında Afganistan İçişleri Bakanlığıyla kurulduğu bildirilen temasların hangi tarihlerde ve hangi düzeyde gerçekleştiğini soran Ayan, bu görüşmelerde Cansu’nun güvenli bir yere çıkarılması, şiddetten uzaklaştırılması veya Türkiye’ye dönüşü için herhangi bir güvence alınıp alınmadığının açıklanmasını talep etti.

BAKANLIĞA SOMUT ADIM ÇAĞRISI

Önergenin son bölümünde, Cansu’nun Türkiye’ye getirilmesi için bugüne kadar yürütülen diplomatik ve konsüler girişimlerin tarihleri ve sonuçları soruldu. Bakanlığın, Cansu’nun can güvenliğini sağlamak ve güvenli dönüşünü mümkün kılmak için atacağı somut adımların açıklanması istendi.

Aylar önce yardım çağrısını duyuran Cansu’nun durumu artık Meclis gündeminde. Ancak acil ihtiyaç değişmedi: Cansu’ya ulaşılması, hayatta ve güvende olduğunun teyit edilmesi, şiddetten korunması ve Türkiye’ye dönüşünün sağlanması.

Soru önergesinde iletilen soruların tam listesi ise şu şekilde:

1. Cansu Badur adına veya onun Türkiye'deki ailesi, yakınları, avukatları ya da başka kişiler tarafından 2026 yılı içerisinde Türkiye'nin Kabil Büyükelçiliği'ne veya Konsolosluk Şubesi'ne telefon, e-posta, şahsen başvuru veya başka herhangi bir iletişim kanalı üzerinden başvuruda bulunulmuş mudur? Başvurular üzerine Büyükelçilik/Konsolosluk tarafından yapılan işlemler nelerdir?

2. Cansu Badur'un Türkiye'nin Kabil Büyükelçiliği'ne bizzat sığındığı ve burada Türkiye'ye dönüş işlemlerinin başlatıldığı yönündeki bilgiler Bakanlığınızca doğrulanmakta mıdır?

3. Cansu Badur'un 4 Mart 2026 tarihinde Türkiye'ye dönmek üzere planlanan uçuşa neden binemediği konusunda Bakanlığınızın tespit ettiği somut neden nedir?

4. Cansu Badur'un 6 Mart 2026 tarihinde Kabil Havalimanı'ndan Türkiye'ye çıkışının engellendiği doğru mudur? Doğru ise, kendisine bildirilen çıkış yasağının hukuki ve fiilî dayanağı nedir?

5. Cansu Badur'un havalimanından ayrılmasının engellenmesinin ardından Taliban görevlileri tarafından eşine teslim edildiği yönündeki iddia Bakanlığınızca araştırılmış mıdır? Araştırılmışsa elde edilen sonuç nedir?

6. Nisan 2026'da kamuoyuna yansıyan olayın ardından Kabil Büyükelçiliği tarafından Cansu Badur'un ailesine Afganistan İçişleri Bakanlığı ile temas kurulduğunun bildirildiği yönündeki bilgiler doğru mudur? Afganistan makamlarıyla hangi tarihlerde ve hangi düzeyde görüşmeler gerçekleştirilmiştir?

7. Bu görüşmeler sonucunda Cansu Badur'un güvenli bir yere çıkarılması, şiddet gördüğü kişiden uzaklaştırılması veya Türkiye'ye dönüşünün sağlanması yönünde herhangi bir güvence alınmış mıdır?

8. Türkiye Cumhuriyeti'nin bir vatandaşı, Afganistan'daki yerel uygulamalar veya Taliban tarafından getirilen kurallar nedeniyle eşinin iznine tabi tutulabilir mi? Dış temsilciliklerimizin, şiddet veya yaşam hakkı ihlali iddiasında bulunan bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşına yönelik yardım değerlendirmesinde hangi hukuki ölçütler uygulanmaktadır?

9. Cansu Badur'un halen Afganistan'da bulunduğu yer Bakanlığınız tarafından bilinmekte midir? Bakanlığınızın 29 Eylül 2026 tarihi itibarıyla Cansu Badur'un can güvenliğinin bulunduğuna ilişkin herhangi bir teyidi var mıdır?

10. Cansu Badur'un Türkiye'ye getirilmesi amacıyla Bakanlığınız tarafından şu ana kadar hangi diplomatik ve konsüler girişimlerde bulunulmuştur? Bu girişimlerin tarihleri ve sonuçları nelerdir?

11. Son olarak, Cansu Badur'un can güvenliğinin sağlanması, şiddetten uzaklaştırılması ve Türkiye'ye güvenli biçimde getirilmesi için Bakanlığınız tarafından bugün itibarıyla atılacak somut adımlar nelerdir?