Akın Gürlek ataması hakkında yürütmenin durdurulması istemiyle dava: ‘Amaç faşist bir din devleti kurmaktır’

Eski Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu önderliğinde Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olarak atanmasının iptali için Danıştay’da dava açıldı. Cumhurbaşkanı kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davayı, davacılardan Halkçı Avukat Sait Kıran 12punto’ya anlattı.

12punto

Haber: Cenk BAŞBOĞAOĞLU-12punto

'YASALARA AYKIRI BİÇİMDE…’

Kıran, “Akın Gürlek Anayasaya, yasalara açıkça aykırı biçimde Cumhurbaşkanı Kararı ile Adalet Bakanı olarak atanınca meslektaşımız YARSAV eski Genel Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu'nun girişimiyle Danıştay'da ilgili işlemin iptaline yönelik dava açılması gündemimize geldi. 16 Şubat 2026 Pazartesi günü Ankara Barosu üyesi 5 avukat olarak dava açtık.” diyerek dava sürecini özetledi. Devamında ise “İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, 2802 sayılı Yargıçlar ve Savcılar Yasası uyarınca görevi devam ederken, 11.02.2006 tarihli Resmi Gazete yayımlanan 2026/51 sayılı Cumhurbaşkanlığı atama kararnamesi ile Adalet Bakanı olarak atanmıştır. Ancak Anayasa'nın 140/5 inci maddesinde, ‘Yargıçlar ve savcılar, yasada belirtilenlerden başka, resmi ve özel hiçbir görev alamazlar.’ hükmü yer almaktadır. Yine 2802 sayılı Yargıçlar ve Savcılar Yasası'nın 48/son maddesinde, ‘Yargıç ve savcılar, yasalarda belirlenenlerden başka, resmi ve özel hiçbir görev alamazlar, kazanç getirici faaliyetlerde bulunamazlar.’ hükmü yer almaktadır. Anayasa hükmü gereğince, yargıçlık ve savcılık görevi devam ederken, yargıç ve savcılar, 2802 sayılı yasadaki kadro cetvellerinde gösterilen görevlerden veya anılan yasada yer alan görevlerindışında başka bir göreve atanamazlar. Akın Gürlek, savcılık görevinden çekilmeden, çekilmiş sayılmadan ya da bu görevi ‘iradi olarak’ sona ermeden Adalet Bakanı olarak atanmıştır. Bakanlık görevi, yemin işleminden önce, atanma anı itibarıyla başlayacaktır. Bu yönüyle, savcılık görevi sona ermeden Akın Gürlek'in bakan olarak atanması işlemi, Anayasa'nın 140/5, 2802 sayılı Yasa'nın 48/son maddelerine açıkça aykırıdır.”

‘GÜRLEK, SAVCILIK GÖREVİ SONRA ERMEDEN ADALET BAKANI OLARAK ATANMIŞTIR’

Kıran açıklamalarına şöyle devam etti: “Akın Gürlek, savcılık görevi sona ermeden, Adalet Bakanı olarak atanmıştır. Atama işlemi ile Anayasa'nın 140/5 inci maddesi uyarınca ikinci bir görevin söz konusu olmadığı, bu işlem ile savcılık görevinin sona erdiği ileri sürülüyor ise, bu durumda da, savcılık görevi sona ermeden yapılan bu atama işlemi nedeniyle savcılık görevi sona erdiğinden, görevden azil kuralına, yani Anayasa'nın 139/1 inci, 2802 sayılı yasa'nın 44/1 inci maddesine aykırılık söz konusudur. 

Türkiye'de, Adalet Bakanı, aynı zamanda HSK başkanı'dır. İHAM önündeki savunmalar, Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanarak İHAM'a sunulmakta, İHAM kararlarının infazı konusunda Avrupa

Konseyi ile yapılan görüşmeler Adalet Bakanlığı ile gerçekleştirilmektedir. Ayrıca AYM'de bireysel başvuru konusundaki cevaplar da Adalet bakanlığı tarafından hazırlanmaktadır. 

Adalet Bakanı olarak atanan Akın Gürlek, daha önce İstanbul 14, 26 ve 37’nci Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlıkları görevinde bulunmuş, sonrasında Adalet Bakan Yardımcısı olarak atanmış, bu görevi sonrasında İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak atanmıştır. Şimdi de Adalet Bakanı olarak atanmıştır. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı olduğu dönemde vermiş olduğu mahkumiyet kararları, ulusal ve uluslararası hukuk çevrelerinde çok fazla gündemde yer almış ve tartışılmış, siyasi iktidarın açıklamaları ise hep bu kararların yerindeliği çerçevesinde olmuştur.”

‘ANAYASA MAHKEMESİ KARARINA UYGUN HAREKET ETMEMİŞTİR’

Halkçı Avukat Sait Kıran, Gürlek’in hukuka uygun hareket etmediğini örneklendirdi. Kıran, “Sadece bir örnek verilecek olursa, Akın Gürlek İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı iken, Enis Berberoğlu hakkında Anayasa Mahkemesi tarafından verilen hak ihlali kararına, Anayasa'nın 153/son, 11 inci maddelerinin emredici hükümlerine rağmen, Anayasa Mahkemesi kararına uygun hareket etmemiştir.(Sadece bu nedenle hem HSK tarafından meslekten çıkarma disiplin cezası verilerek cezalandırılması, hem de ayrıca yargılanıp cezalandırılması gerekirken bu işlemler yapılmamış, yargı bağımsızlığına aykırı olarak siyasi iktidarın etkin olduğu HSK tarafından hakkında hep ödül niteliğindeki atama işlemleri yapılmış, hakkında bu denli ağır hukuka aykırılıklara rağmen HSK tarafından adli ve disiplin soruşturmaları açılmamış, siyasi iktidar tarafından bakan yardımcısı olarak atanıp HSK'da görevli bakan yardımcısı bile yapılmış, şimdi de HSK Başkanı yapılmaktadır. Adı geçen hakkında bir çok suç duyurusunda bulunmakta olup, şimdi bir de bu konuda olur ve kararverme işlemi yapacak HSK'nın Başkanı yapılmakta, HSK iyice işlevsiz hale getirilmektedir.)” dedi. 

‘AMAÇ; FAŞİST BİR DİN DEVLETİ KURMAKTIR’

Kıran, atama kararı sonrasında Türkiye’nin nasıl bir siyasi atmosfere tanıklık edeceği hakkında “AKP iktidarının Anayasa, yasa, hukuk tanımayan iktidarı bu atama ile bir adım daha ileri gideceğini göstermektedir. Anayasaya uymayan, yasaları göz ardı eden, Anayasa  Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarını tanımayan AKP iktidarı hak ihlallerini artıracak, kendilerine muhalif gördükleri bütün toplum kesimlerine daha vahşice saldıracaktır. Gerçek amaçları Afganistan'daki Taliban rejimi niteliğinde Ortaçağcı Faşist bir Din Devleti kurmaktır. Adım adım bu rejim inşa edilmektedir. Bu atama buna yönelik yeni bir adımdır.

Bütün ilerici, demokrat, ülkesini ve halkını seven gerçek yurtseverlerin, vatanseverlerin birincil görevi ülkemiz açısından yüzyılın felaketi olan bu AKP iktidarına karşı mücadele etmektir. ABD emperyalizminin örgütleyip başımıza musallat ettiği bu halk ve ülke düşmanı iktidar alaşağı edilmediği sürece kurtuluşumuz olmayacaktır. Bu iktidarın izlediği yolun sonu BOP çerçevesinde ülkenin paramparça edilmesidir. Ancak bu halk Birinci Antiemperyalist Kurtuluş Savaşında nasıl emperyalistleri ve yerli uşaklarını yenilgiye uğrattıysa; bu kez de ABD-AB Emperyalistlerini ve yerli uşaklarını yenilgiye uğratacaktır. Zaferimizin sonucunda kurulacak  gerçek demokratik halk iktidarında tüm halkımız özgürlüğe ve refaha ulaşacaktır.” dedi.

12punto dava dosyasına ulaştı