AKP kulislerinde İBB davası tartışması! Hakimle ilgili olay sözler

İBB davasının AKP kulislerindeki yansımaları tartışma yarattı. Partideki bazı hukukçular, davaya bakan hâkimin dosyanın ağırlığı altında zorlandığını savunurken, bazı isimler ise tartışmaların davanın büyüklüğünden kaynaklandığını dile getiriyor.

12punto

AKP kulislerine yansıyan değerlendirmelere göre, CHP'nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “suç örgütü kurma” iddiasıyla yargılandığı İBB davası parti içinde farklı yorumlara neden oldu.

Bazı AKP’li hukukçular, bir haftadır süren duruşmalarda mahkeme heyetinin dosyanın kapsamı karşısında zorlandığını savunurken, mahkeme salonundaki tutum ve hitap biçimlerinin de tartışma konusu olduğu ifade edildi.

Kulislerde dile getirilen görüşlerde, hâkimin sanıklara hitap tarzının yargı pratiği açısından eleştirildiği ve mahkeme yönetiminin zaman zaman zorlandığı yönünde değerlendirmeler yapıldığı aktarıldı.

Nefes gazetesi yazarı Nuray Babacan da köşesinde İBB davasına ilişkin AKP kulislerinde konuşulanları kaleme aldı. Babacan, iktidar partisinde yapılan değerlendirmeleri şöyle aktardı:

"İktidar partisindeki bazı hukukçulara göre, mahkeme salonunda yaşananlar başlı başına tartışmalı. Hakimin sanıklara ‘sen’ diye hitap edemeyeceği dile getiriliyor. Hakimin böylesine bir dosyanın altından kalkamayacağı, salon hakimiyetini kaybettiği, elinin ayağına dolandığını söylüyorlar.

Bazı AKP’liler ise mahkeme düzeninin yeterli olduğunu, İmamoğlu ve arkadaşlarının siyasi bir dava olarak baktığı için mahkeme salonunu bu amaçla kullandığını öne sürüyor. Bu isimlere göre, davayla ilgili sıkıntı, dosyanın büyüklüğü. 4 bin sayfalık, 400 sanıklı davanın içinden çıkmak zor. “Dava suç fiillerine göre bölünebilirdi. Birden fazla davaya dönüştürülebilirdi” yorumu yapıyorlar.

Partinin eski günlerine özlem duyan AKP’liler ise şöyle bakıyor:

'Davanın kurulma biçimi, hedeflenen ve sonuç olarak planlanan farklı olunca, mahkeme salonunda ‘şu oldu bu oldu’ gibi değerlendirmeler sadece aksesuar olarak kalır. Yolsuzluk olarak başlayıp, içine siyasi dava olduğunu gösteren konular eklenince iş karıştı. Diploma konusu bunların başında gelir. O noktada siyasi bir engellemeye dönüştü. Eğer hakim vicdanı, hukuk anlayışı diye bir şey varsa farklı sonuçlanması gerekir.'"