AKP'li Özlem Zengin, muhalefeti 'sahici olmamakla' suçladı: Gerçekte ilgi duymadığı konular
AKP Kocaeli Genişletilmiş İl Danışma Meclisi, TBMM AKP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Özlem Zengin’in katılımıyla Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Zengin burada yaptığı konuşmada muhalefete yüklendi.
12punto
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) AKP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Özlem Zengin, muhalefetin gerçekte ilgi duymadığı konuları popüler kılmaya çalıştığını belirterek, “Emeklilerimizle alakalı meseleler var, hayatın içinde problemler var. Bu problemleri sahici olarak ben gündemlerine aldıklarını düşünmüyorum. Bugün yaptığı şeyin yarın ülkemize nasıl bir maliyet getirdiğini hesaplamakla mükellef hissetmiyor kendini” dedi.
Salonu dolduran partililere seslenen Özlem Zengin, TBMM’de tabutla kürsüye çıkılmak istenmesiyle ilgili yaşanan olayları hatırlatarak “Tabutla kürsüye çıkmaya çalıştılar. Akıl mantık alıyor mu? İnsan tabutla kürsüye çıkmak ister mi? Hepiniz cenaze namazlarına giriyorsunuz. Bir tabut koltuğun altına alınır mı? Her şeyin yapma usulü, adabı var. Sadece Türkiye değil, şu anda dünyanın içinde bulunduğu karakter bir dönüşüm zamanı. Bu dönüşüm, biz farkında olsak da, olmasak da çok hızlı bir şekilde olmaya devam ediyor. Bizim bildiğimiz şeyler artık yok olmak üzere. Dünyanın bir dengesi, bir nizamı, taraflar vardı. Kuruluşlar vardı. Birleşmiş Milletler, NATO vardı; halen var bunlar ama maalesef bazı yerlerde şeklen var” diye konuştu.
"DÜNYANIN SİSTEMİNE İTİRAZ EDİYOR"
Gazze’de yaşanan gelişmelere de değinen Zengin, “Gözümüzün önünde 70 bin insanı kıtır kıtır kestiler, doğradılar, öldürdüler. Koskoca dünya, hiçbir şey yapamadı. Böylesi bir travma karşısında insanlar, bizler bakıyorum yapayalnız bir dünyada yaşıyoruz. Bu yapayalnızlık içerisinde bir tane güç var, o da bizim birbirimize olan kenetlenmemiz ve bu kenetlenmeyle beraber bir taraftan dünyaya itiraz etmek ki Cumhurbaşkanımız böyle yapıyor; dünyanın sistemine itiraz ediyor. Bütün bu kurumların ne kadar işlevsiz olduğunu liderlere değil, aslında dünya insanına sesleniyor” ifadelerini kullandı.
En büyük gücün sivil insanların gücü olduğunu söyleyen Zengin, şöyle devam etti:
“Çünkü sivil insanların bir korkusu, bir hesabı, kitabı da yok. Sivil insanlar bakıyorlar, doğruya doğru, eğriye eğri, yanlışa yanlış. Hakikat neyse onu söylüyorlar. Şu an dünyada bir çığlık var. Çığlık şu; insanlar sakinlik, huzur, sükunet istiyor. Kendi evinde yemeğini yerken, televizyonda Filistin'de, Gazze'de insanların öldürüldüğünü görmek istemiyor ve vicdanen bundan rahatsızlık duyuyor. Kendi ülkesinde sesini yükseltiyor, ‘Yapmayın, durun’ diyor. İran'a bakıyorsunuz; ‘Geleceğim, bombalayacağım’, öbür taraftan bakıyorsunuz; ‘Şuna gideceğim, işgal edeceğim.’ Bunlar insanları rahatsız ediyor. Sonuç olarak bizim şu anda gördüğümüz şey dönemin karakteri. İşte bu ortam içerisinde, bu kadar büyük değişim içerisinde herkes bir güven ortamı, bir sükûnet arıyor. ‘Eğer bu güvenin karşılığı nedir’ diye soruyorsanız bu güvenin karşılığı lider olarak Cumhurbaşkanımızdır; partisi de AKP'dir. Tartışmasız bu böyledir. Türkiye'ye ve aynı zamanda Sayın Cumhurbaşkanımıza olan ihtiyaç şu anda geçtiğimiz 20 yıldan çok daha fazladır. Bu tecrübeye, bu güvene, bu istikrara Türkiye'nin de, dünyanın da ihtiyacı var.”
"SAHİCİ OLARAK GÜNDEMLERİNE ALDIKLARINI DÜŞÜNMÜYORUM"
Muhalefet partilerini de eleştiren Zengin, “Muhalefet aslında gerçekte ilgi duymadığı konuları popüler kılmaya çalışıyor. Emeklilerimizle alakalı meseleler var, hayatın içinde problemler var. Bu problemleri sahici olarak ben gündemlerine aldıklarını düşünmüyorum. Bunlara popüler bir şekilde bakıyorlar. ‘Buradan ne kadar reyting çıkar? Buradan ne kadar tweet çıkar? Biz bunu ne kadar malzeme yapabiliriz?’ Çünkü onların bir sorumluluğu yok. Bugün yaptığı şeyin yarın ülkemize nasıl bir maliyet getirdiğini hesaplamakla mükellef hissetmiyor kendini. Bir tür şov ama hakikat dediğiniz zaman bugün elinizde ne varsa bunu değerlendirmek, bugünü yaparken, inşa ederken aynı zamanda yarın bunun maliyetinin ne olacağını hesaplamak, işte bunlar yönetme iradesiyle muktedir olmakla alakalı bir şey. O sorumluluğu üzerinizde hissetmekle alakalı bir şey” şeklinde konuştu.