Babala TV'nin 'baraj patladı' haberi davasında karar: Oğuzhan Uğur beraat etti
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremleri sırasında Babala TV’den yayıldığı öne sürülen “Hatay’da baraj patladı” haberi nedeniyle açılan davada karar çıktı. Yaklaşık 2,5 yıl süren yargılama sonunda Oğuzhan Uğur beraat ederken, mahkeme avukatlık ücretinin hazine tarafından karşılanmasına hükmetti. Şikayetçiler ise kararı istinaf mahkemesine taşıyacaklarını açıkladı.
İHA
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından sosyal medyada dolaşıma giren “Hatay’da baraj patladı” iddiasına ilişkin açılan davada karar çıktı. Yargılama sonunda Oğuzhan Uğur hakkında beraat hükmü verildi. Mahkeme, avukatlık ücretinin hazine tarafından karşılanmasına karar verdi.
2,5 YILLIK DAVA SÜRECİ TAMAMLANDI
Söz konusu iddianın, Oğuzhan Uğur’un kurucusu olduğu Babala TV üzerinden yayıldığı gerekçesiyle açılan dava yaklaşık 2,5 yıl sürdü. Yargılama sürecinde savcılık, sanıkların cezalandırılması yönünde mütalaa sundu. Ancak mahkeme, dosya kapsamında beraat kararı verdi. Davada müşteki olarak yer alan Hasret Yıldırım ise kararı istinafa taşıyacaklarını açıkladı.
“YARDIM ÇALIŞMALARI AKSADI” İDDİASI
Şikayetçiler, sosyal medyada yayılan paylaşımın kısa sürede geniş kitlelere ulaştığını, bu durumun bölgede paniğe yol açtığını ve Hatay’daki yardım faaliyetlerinin yaklaşık 3,5 saat sekteye uğradığını ileri sürdü. Süreç, 8 kişinin şikayetiyle yargıya taşındı.
İSTİNAF BAŞVURUSU YAPILACAK
Kararın ardından açıklama yapan Hasret Yıldırım, davayı üst mahkemeye götüreceklerini belirtti. Deprem döneminde yayılan doğrulanmamış bilgilerin ciddi sonuçlar doğurduğunu savunan Yıldırım, yardım organizasyonunun bu süreçten olumsuz etkilendiğini öne sürdü. Ayrıca bazı paylaşımların kamu kurumlarına ilişkin yanlış algı oluşturduğunu iddia etti.
İHA'ya konuşan Hasret Yıldırım, "Malumunuz, tarihe "Asrın felaketi" olarak geçen 6 Şubat Kahramanmaraş depreminde Oğuzhan Uğur’un Babala TV’si, Hatay üzerinden "baraj patladı, baraj çatladı" diye bir haber paylaştı. Bu haber büyüye büyüye bir şayia halinde yayıldıkça, Hatay’daki yardım faaliyetlerini 3,5 saat engelleyecek pozisyona getirdi. Arkasından Türkiye’de 8 kişinin şikayet ettiği bir mahkeme süreci başladı.
Bu mahkemenin birincisinde Oğuzhan Uğur, bu şahsı tespit edemediklerini, hatta sileni de tespit edemediklerini iddia etti. Biz de o sırada mahkemede kalktık; ’Kardeşim, atan belli değil, silen belli; bu tweet’i hayaletler attı o zaman. Ben şu anda mahkeme salonunda değil de Babala TV stüdyosundayım gibi hissediyorum’ dedim. Süreç toplamda 2,5 sene sürdü ve 2,5 senenin sonunda Oğuzhan Uğur ile 2 arkadaşı beraat ettiler. Ve şöyle bir durum söz konusu; bu mevzu ile alakalı mütalaa veren savcı, en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.
Şu anda savcı beyin istinaf hakkı var. Savcı bey istinaf etmese bile biz iştirakçi şikayetçi olduğumuz için bu davayı muhakkak istinaf mahkemesine götüreceğiz. Ayrıca mahkemede Oğuzhan Uğur’u temsil eden avukat, birinci mahkemeden son mahkemeye kadar iştirak şikayetçilerin davadan tart edilmelerini dilekçe vererek istedi.
Dedik ki, ’kardeşim, siz yanlış bir şey yapmadınız ki, bak beraat ettiniz. Neden bu insanların şikayetçi olarak bu davaya iştirak etmelerinden gocunuyorsunuz?’ Ve işin belki de en acı tarafı, Oğuzhan Uğur beraat ettiği için mahkeme kararında, avukatına ödeyeceği 45 bin liranın hazineye yüklendiği yazıyor" dedi.
Hasret Yıldırım şöyle devam etti:
"Hatta bu şayianın yayıldığı dönemde Babala TV çalışma ofisinden bir video paylaşıldı. Tabii bu gayri ihtiyari bir video; telefondaki şahıs AFAD ile alakalı konuşurken bu ekibin içerisinden bir tanesi ’AFAD’a ne gerek var, biz varız’ gibi bir cümle sarf etti ve bu dönemde haberlere düştü. Hatta mahkemenin iddianamesinde de bu mevzu var. Oğuzhan Uğur, sen kimsin ki ekibin ve adamların kendini devlet yerine koyuyor? Sen mizah programcısısın."