Bahçeli'den 'Öcalan'a umut hakkı' sorusuna yanıt! Topu hükümete attı
Partisinin grup toplantısında “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” ifadelerini kullanan MHP lideri Devlet Bahçeli, gazeteci Murat Yetkin'in 'umut hakkı' sorusuna "Biz söyleyeceğimizi söyledik. Bundan sonrası hükümetin bileceği iş" yanıtını verdi.
12punto
MHP lideri Devlet Bahçeli’nin dün TBMM’de partisinin grup toplantısında yaptığı konuşma gündemdeki yerini koruyor. Konuşmasının sonunda “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” ifadelerini kullanan Bahçeli, sürecin başında terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan için gündeme getirdiği ‘umut hakkı’nı bir kez daha hatırlattı.
Gazeteci Murat Yetkin, YouTube kanalındaki programında bu sözler üzerine Bahçeli’yle yaptığı görüşmeyi açıkladı.
"BİZ SÖYLEYECEĞİMİZİ SÖYLEDİK"
Umut hakkını soran Yetkin, Bahçeli’nin "Biz söyleyeceğimizi söyledik. Bundan sonrası hükümetin bileceği iş" dediğini aktardı.
Öte yandan Bahçeli’nin "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmet'ler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir" sözlerinin konuşma metninde yer almadığı öğrenildi.
Yetkin, Bahçeli’yle görüşmesine ilişkin şunları söyledi:
"Konuşmasını bitirdikten sonra Bahçeli'yle kısa bir süre konuşma imkanı buldum. Orada birkaç soru soracak kadar zamanım vardı, onları da şöyle sordum: Neden şimdi? Bunda Suriye'de olanların etkisi var mı? SDG'nin Şam hükümetiyle anlaşmak zorunda kalmasının bir etkisi oldu mu? Bahçeli dedi ki 'Hayır yok. Bu zaten bizim öteden beri düşündüğümüz bir şey. Başka türlü Anadolu huzura kavuşmaz' dedi. Şimdi burada söylemek istenen - bazı MHP kaynaklarıyla da konuştum- anladığım kadarıyla MHP'nin -milletvekilleri de il il geziyor zaten- oradan aldığı bir nabız var. Oradan aldığı nabza göre zannediyorum bu konuları tekrar gündeme getirdi. Bunun bir arka planı da Kürt seçmen ile PKK'yı birbirinden ayıracak bir zemin, bir formül arayışı. Dolayısıyla 'Suriye'yle bir ilgisi yok' diye yanıtladı. Peki Adalet ve Kalkınma Partisi bu işe ne diyecek diye sordum. Hükümet ne diyecek... Tamam Bahçeli bunları söylüyor ama Bahçeli'nin de her dediği olmuyor. Ahmet Özer olayında da bu görüldü. Hükümet ne diyecek, dedim. Bu soruyu sormamdaki kasıt da acaba bir koordinasyon var mı... Dedi ki 'Biz söyleyeceğimizi söyledik. Bundan sonrası hükümetin bileceği iş.' Yani MHP'li yetkililerden de sohbet sırasında aldığım şey şu, gene bir nabız yoklamasının ötesinde bir talep... Hem kayyum meselesinde hem Demirtaş meselesinde Bahçeli ve Milliyetçi Hareket Partililer, söylediklerinin çok kale alınmadığı düşüncesindeler ve bundan da hafif bir rahatsızlık yansıtıldı bana konuşmalarında."