Bloomberg’den Türkiye analizi: Piyasalarda mahkeme kararı hareketliliği
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın iptali kararı sonrası piyasalarda yaşanan sert dalgalanma dış basının gündemine oturdu. Bloomberg, ekonomi yönetiminin piyasaları sakinleştirmek için "acil" toplandığını ve kamu bankalarının müdahaleye başladığını yazdı.
12punto
ABD merkezli finans yayın organı Bloomberg, Türkiye’de ana
muhalefet partisi CHP’nin kurultayının iptal edilmesini "muhalefete
yönelik mahkeme darbesi" olarak nitelendirdi. Haberde, bu siyasi
gelişmenin ardından Türk piyasalarında satış baskısının arttığı ve ekonomi
yönetiminin krizi yönetmek için harekete geçtiği vurgulandı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında
İstanbul’da bir araya gelen Finansal İstikrar Komitesi, piyasaların etkin ve
sağlıklı işleyişini sağlamak adına kritik bir toplantı gerçekleştirdi.
Toplantının, Borsa İstanbul’un günü yüzde 6,1 gibi sert bir kayıpla kapatması
ve Türk lirasının dolar karşısında hızla değer kaybetmesi üzerine yapılması
dikkat çekti.
ORTODOKS EKONOMİ POLİTİKALARINDAN UZAKLAŞMA RİSKİ
Haberde görüşlerine yer verilen uluslararası portföy
yöneticileri, mahkeme kararının Türkiye’nin ekonomi güvenilirliğini
zedeleyebileceği uyarısında bulundu. William Blair International portföy
yöneticisi Daniel Wood, bu kararın erken seçim ihtimalini tetikleyebileceğini
ve son dönemde yatırımcı ilgisini çeken "ortodoks ekonomi
politikalarından" uzaklaşma riskini artırdığını ifade etti. Bloomberg,
kararın yüksek enflasyon ve enerji fiyatlarındaki artış nedeniyle kırılgan bir
dönemden geçen Türkiye ekonomisi için oldukça hassas bir zamana denk geldiğini
kaydetti.
SİYASİ BASKI VE YARGI ELEŞTİRİLERİ
Bloomberg’in analizinde, söz konusu kararın "hükümetin
yargıyı siyasi rakiplerini zayıflatmak için kullanması" şeklinde
yorumlandığı belirtildi. CHP’nin kararı üst mahkemeye taşımaya hazırlandığı
aktarılırken, haberde ayrıca İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem
İmamoğlu’nun adaylık hazırlığı yaptığı bir dönemde tutuklanması hatırlatılarak,
muhalefet üzerindeki baskının arttığına dikkat çekildi. Analizde, mevcut
durumun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2028 seçimleri öncesinde iktidarını konsolide
etme stratejisinin bir parçası olabileceği yorumuna yer verildi.