Çalışanları ilgilendiren karar: Parmak iziyle giriş-çıkış takibi hukuka aykırı bulundu
Kişisel verilerin korunması kapsamında milyonlarca çalışan için önemli bir karar alındı; işyerlerinde parmak izi ve yüz tanıma gibi biyometrik veriyle mesai takibi artık mümkün olmayacak.
12punto
Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun (KVKK) yayımladığı yeni ilke kararı, işyerlerinde çalışanların giriş çıkış saatlerinin biyometrik verilerle izlenmesine dair uygulamaları tartışmaya açtı. Son zamanlarda giderek yaygınlaşan parmak izi, yüz tanıma, retina ve iris taraması gibi teknolojilerin kullanımına düzenleme geldi ve personel takibinde bu yöntemlerin hukuka aykırı olduğu belirtildi.
Kurulun değerlendirmesinde, biyometrik veriler “özel nitelikli kişisel veriler” olarak tanımlanıyor ve bu bilgilerin işlenmesinin geri döndürülemez riskler içerdiğine dikkat çekiliyor. Söz konusu verilerin kullanılmasıyla ilgili yalnızca yasal dayanak bulunmasının yeterli olmadığı, gereklilik, veri minimizasyonu ve ölçülülük ilkelerinin de gözetilmesi gerektiği vurgulandı.
İşverenler şu anda çalışanlarının çalışma sürelerini takip etmekle yükümlü olsa da, KVKK açıklamasında İş Kanunu’nda bu takibin mutlaka biyometrik yollarla yapılmasını şart koşan herhangi bir açık hüküm bulunmadığı ifade edildi. Bu sebeple işverenin mesai kontrolünü biyometrik yöntemlerle yapması hukuken uygun bulunmadı.
Ayrıca, işçi ve işveren arasındaki güç dengesizliği nedeniyle çalışanlardan alınan açık rızanın gerçekten “özgür iradeye” dayanıp dayanmadığının tartışmalı bir konu olduğuna işaret edildi. İşçinin onay vermemesi veya rızasını geri çekmesi halinde karşılaşabileceği olası sonuçların açık rızanın geçerliliğini olumsuz etkileyebileceği de karar metninde öne çıktı.
Alternatif olarak, giriş çıkışların takibi için daha az müdahaleci yöntemlerin, örneğin manyetik veya RFID kartlar, şifreli kartlar, PIN kodları, imza çizelgeleri ya da gözetmen aracılığıyla yapılan kayıtların tercih edilebileceği hatırlatıldı. KVKK, bu seçeneklerin ölçülülük ve gereklilik ilkelerine daha uygun olduğuna dikkat çekerek, biyometrik sistemlerin zorunlu olamayacağı sonucuna vardı.
Kararda ayrıca veri sorumlularının, yani işverenlerin, kişisel verilerin doğru ve yasalara uygun şekilde işlenmesini sağlamak için gerek teknik gerekse idari önlemleri almakla yükümlü oldukları belirtildi. Alınan ilke kararının Resmi Gazete ve kurumun internet sitesinde yayımlandığı duyuruldu.
Bu yeni düzenleme ile birlikte, işyerlerinde çalışanların mahremiyetinin korunması amacıyla biyometrik veri kullanımının önü büyük ölçüde kapatılmış oldu.