Cem Gürdeniz'den Barrack’ın '4 Deniz' söylemine sert yanıt: 'Hayal üzerine kurulu bir jeopolitik hamle'
Emekli Amiral Cem Gürdeniz, ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın "4 Deniz" açıklamasını eleştirerek, Türkiye'yi sadece geçiş koridoru olarak gören yeni hegemonya düzenine dikkat çekti. Türkiye'nin enerji gücünün, başkalarının çıkarları doğrultusunda kullanılma riskine vurgu yaptı.
12punto
ABD'nin eski Büyükelçisi ve iş insanı Tom Barrack’ın, Türkiye'yi dört denizle birbirine bağlayan bir enerji koridoru olarak tanımlaması, Emekli Amiral Cem Gürdeniz tarafından sert bir şekilde eleştirildi. Gürdeniz, Barrack’ın açıklamalarını, gerçeklikten uzak, tamamen siyasete dayalı bir jeopolitik pazarlama hamlesi olarak nitelendirdi. Gürdeniz, Türkiye'nin mevcut enerji akış kapasitesinin sınırlı olduğunu ve bu tür söylemlerin aslında daha geniş bir stratejinin parçası olduğunu belirtti.
HÜRMÜZ BOĞAZI VE TÜRKİYE'NİN PETROL AKIŞI ARASINDAKİ FARK
Gürdeniz, Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol miktarının dünya tüketiminin %20’sini oluşturduğunu, ancak Türkiye üzerinden geçen petrol akışının çok daha düşük seviyelerde olduğunu vurguladı. Bugün için Türkiye'nin Azeri kaynaklı BTC hattından 1,3 milyon varil ve Kerkük-Ceyhan hattından ise en iyi koşullarda 1,5 milyon varil petrol taşıdığına dikkat çeken Gürdeniz, bu toplamın 3 milyon varile ulaşamayacağını belirtti.
GERÇEK DIŞI HAYALLER
Gürdeniz, Barrack’ın bahsettiği enerji koridorunun zaten mevcut olmadığını ve Irak’ın kuzeyinden Suriye'ye uzanan eski Kerkük-Baniyas hattının yıllardır devre dışı kaldığını ifade etti. Suriye'nin mevcut durumunun çok karmaşık olduğunu, burada Türkiye’nin de büyük hataları bulunduğunu söyleyen Gürdeniz, bu bölgelerdeki siyasi ve güvenlik sorunlarının petrol akışını imkansız hale getirdiğini belirtti.
Ayrıca, Suriye'nin parçalanmış egemenliği ve bölgedeki aktörlerin etkisiyle, bu tür projelerin büyük bir hayal olmaktan öteye gidemeyeceğini belirtti.
Emekli Amiral, Barrack’ın açıklamalarının gerçek dışı olduğuna dikkat çekti ve Suriye’deki karmaşık siyasi durumu, İsrail’in tehditleri ve Lübnan’daki istikrarsızlıkla birlikte değerlendirdi. Bu koşullarda Suriye için "istikrarlı" ifadesinin yanıltıcı olduğunu vurgulayan Gürdeniz, Barrack'ın söylediklerinin ABD ve İsrail çıkarlarına hizmet eden açıklamalar olduğunu belirtti.
ENERJİ DEĞİL, GÜÇ MİMARİSİ
Gürdeniz, BlackRock gibi küresel güçlerin yöneticilerinin Türkiye üzerinden kurduğu güç yapısının, enerjiden çok daha fazlasını hedeflediğini söyledi. Türkiye'nin merkez ülke olarak sunulmasının, aslında geçiş koridoru olma rolüyle sınırlı kaldığını ifade eden Gürdeniz, Türkiye’nin bu durumda sadece taşıyıcı olacağına dikkat çekti. Bu düzenin vanası Türkiye'de olursa, Türkiye’nin enerji merkezi olacağını, aksi takdirde başkalarının kurduğu sistemin parçası olacağını belirtti.
TÜRKİYE'NİN ROLÜ
Son olarak, Türkiye’ye biçilen rolün sadece geçiş koridoru olmak olduğuna dikkat çeken Cem Gürdeniz, asıl sorunun Türkiye’nin bu global güç mücadelesinde ABD/İsrail planının bir parçası olup olmayacağı olduğunu söyledi.
Emekli Amiral Cem Gürdeniz'in paylaşımı şu şekilde:
ABD’nin Epstein dosyalarında adı sık geçen Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın “4 Deniz” söylemi İran, İsrail ve Suriye’deki konjonktür göz önüne alındığında gerçeklikten uzak Türkiye’ye yönelik ucuz bir jeopolitik pazarlama hamlesidir.
Hürmüz Boğazından geçen günlük ham petrol ve türevlerinin normal şartlarda miktarı 20 milyon varil idi. Bu dünya tüketiminin % 20 siydi.
Bugün için Türkiye üzerinden geçen petrol akışı azami kapasitede Azeri kaynaklı BTC ile 1,3 milyon varil; henüz tam açık olmayan Kerkük kaynaklı Irak sahipli ancak Erbil kontrollü Kerkük-Ceyhan hattı ile 1,5 milyon varil yani en iyi koşullarda üç milyon varil civarındadır.
Kerkük–Ceyhan’dan fiili akış yıllardır siyasi krizler, tahkim kararları ve güvenlik sorunları nedeniyle ya çok düşük ya da sıfıra yakındır. Mart 2023’ten Mart 2026’ya kadar neredeyse tamamen kapalı kalmıştır.
Eski emlakçı Barrack’ın hayalindeki hatlar aslında mevcut değil. Irak’ın kuzeyinden Suriye’ye, oradan Akdeniz’e uzanan eski Kerkük–Baniyas hattı onlarca yıldır devre dışıdır.
Suriye’de egemenlik Ankara’nın da büyük hatası ile parçalanmıştır. Suriyede İsrail, ABD, Rusya ve İran etkisi mevcuttur. Kısacası Suriye konjonktürü karmakarışıktır ve Suriye tekrardan büyük istikrarsızlıklarla karşılaşma potansiyeline sahiptir.
İsrailli hükümet üyeleri Suriye devlet başkanı Colani için Sürekli tasfiye kararları ve tehditler savurmaktadır.
Lübnan’da istikrarsızlık İsrail Katliamlarıyla devam ederken Suriye’de Dürzilerin, Kürtlerin kışkırtılması ve Golan tepeleri ile Suriye’nin güneyinde İsrail işgalleri her geçen gün artmaktadır.
Böylesi koşullarda büyükelçinin Suriye için istikrarlı kelimesini kullanması gerçeklerden çok uzak ancak ABD ve İsrail çıkarlarına hizmet eden bir açıklamadır.
Diğer yandan Basra petrolünü kuzeye çıkarıp Suriye veya Türkiye üzerinden taşıyacak bir hat yoktur.
Kısacası Aktif olan BTC hariç Kerkük–Ceyhan dışında Türkiye’ye bugün akacak yeni bir petrol akışı yoktur. Türkiye üzerinden geçen petrol yaklaşık 1 milyon varil/gün seviyesindedir. Son tahlilde 3 milyon varil olabilir.
Buna karşılık Hürmüz Boğazı’ndan geçen miktarla devasa fark kapanmadan Türkiye için dört denizi buluşturan“alternatif koridor” söylemi teknik değil tamamen siyasidir.
Bu nedenle sorun petrolün ya da gazın nereden akacağı değil, bu akışın kim tarafından kontrol edileceğidir.
Diğer yandan 14 trilyon dolar yöneten BlackRock yöneticisini devreye girdiği anda konuşulan şey enerji değil, enerji üzerinden kurulan güç mimarisidir.
Türkiye’ye biçilen rol “merkez ülke” olarak sunulsa da gerçekte teklif edilen geçiş koridoru olmaktır. Yani sadece taşımak.
Sonuç olarak sunulan hayal kapasite ile ilgili değil, kurulmak istenen yeni bir hegemonya düzeni beyanıdır.
Eğer bu düzenin vanası Türkiye’de olmazsa, Türkiye enerji merkezi değil, başkalarının kurduğu sistemin taşıyıcısı olur. Asıl mesele tam da budur. Sorun Türklerin İsrail/ABD kurgulu planın parçası olup olmayacağıdır.
ABD’nin Epstein dosyalarında adı sık geçen Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın “4 Deniz” söylemi İran, İsrail ve Suriye’deki konjonktür göz önüne alındığında gerçeklikten uzak Türkiye’ye yönelik ucuz bir jeopolitik pazarlama hamlesidir.
— Cem GÜRDENİZ (@cemgurdeniznet) March 29, 2026
Hürmüz Boğazından geçen günlük ham petrol…