CHP'li Emir'den seçmenlere: Önünüze mührü basacağınız bir parti amblemi koymak boynumuzun borcu

CHP Ankara İl Örgütü, Çankaya Belediyesi'ne yönelik operasyonda aralarında Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de bulunduğu 36 kişinin gözaltına alınmasını Çankaya Belediyesi önünde protesto etti. Eylemde konuşan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir seçmenlere önemli mesajlar verdi.

12punto

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Türkiye'nin bir yol ayrımında olduğunu belirterek, "Demokrasilerde karar günü sandık günüdür.

O sandığı getirmek bizim boynumuzun borcudur, o sandık geldiği gün sizin önünüze mührü basacağınız bir parti amblemi koymak bizim boynumuzun borcudur. Onların içini patlatmak da sizin boynunuzun borcudur" ifadesini kullandı.

CHP Ankara İl Örgütü, Çankaya Belediyesi'ne yönelik operasyonda aralarında Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de bulunduğu 36 kişinin gözaltına alınmasını Çankaya Belediyesi önünde protesto etti.

Eylemde konuşan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, şunları kaydetti:

"Bu haksız, hukuksuz, usul hukukunu altüst eden, düşman hukuku olan şafak vakti yapılan operasyonu duyduktan sonra buraya koşan Ankaralılara, bugün burada toplananlara, buraya gelemese bile yüreği burada olanlara teşekkür ederim. Biz burada Çankaya Belediyesi'ne yapılan bu hukuksuz operasyonu kabul etmeyeceğimizi söylemek için geldik. Ankara halkının iradesini, adliyedeki bir avuç çalışana teslim etmeyeceğimizi söylemek için geldik. Çankayalının iradesine sahip çıkmak için geldik. Demokrasiye, sandığa, oyumuza ve adalete sahip çıkmak için geldik. Ne bugün yapılanlar ne bugüne kadar yapılanlar asla hukuki değil, içerisinde adalet yok, içinde yasa yok. Adliyelerde üretilen yargı kolları tarafından üretilen iftiracıların iddialarıyla doldurulan dosyalar üzerinden CHP kadrolarına kirli, siyasi operasyon çekilmektedir. Biz bu operasyona karşı bugüne kadar nasıl dimdik durduysak, asla eğilmeyeceğiz, bir adım geri atmayacağız ve bu kirli operasyonları, siyasi kumpasları kuranları ilk sandıkta sandığa gömeceğiz.

"Masumiyet karinesini yok saymayın"

Biz Hüseyin Can Güner'i yakinen tanıyoruz, biliyoruz, güveniyoruz. Hem başkanımızın hem de çalışma arkadaşlarının veremeyeceği tek bir hesap olmadığını çok iyi biliyoruz. Burası suç örgütü kurulacak bir yer değil. Burası Cumhuriyet'in başkenti Ankara'nın kalbi Çankaya. Gazi'nin Çankaya'sı. Burada hizmet üretilir, burada vatandaşın derdi dinlenilir. İçişleri Bakanlığı 150 metre ötede, Adalet Bakanlığı 200 metre ötede, 500 metre ötede Sayıştay var, burası sürekli denetlenilir, her türlü hesap verilir. Sabahın bir vakti, burada sanki bir terör örgütü varmış gibi suçüstü yapacaklarmış gibi gelmeleri çaresizliğin göstergesidir. Çaresizler çünkü tek kör kuruş bulamadılar, bulamıyorlar, bulamayacaklar. 19 Mart darbesinde Ekrem Başkan'ı sonrasında diğer başkanları da demir parmaklık arkasına koyduklarında da söylemişti, yargılayın, sonuna kadar yargılayın ama tutuksuz yargılayın. Anayasayı askıya almayın, masumiyet karinesini yok saymayın. 

"Milletimiz ne derse öyle yürüyeceğiz"

Adliyedeki hakimlere, savcılara sesleniyorum. Adalet istiyoruz, hukuk istiyoruz, elinizdeki kanunları uygulayın. Hüseyin Can Güner, operasyon haberi aldığında önce uçak biletlerini aldı, sonrasında Sayın Genel Başkanımızla konuştu. Hüseyin Can Güner'i de diğer arkadaşlarımızı hukuka saygınız kaldıysa tutuklamayın. Hüseyin Can Güner, buradaki çalışma arkadaşlarına son verdiği talimatta ne dedi biliyor musunuz? Kolluk kuvvetlerine zorluk çıkartmayın dedi. Çünkü biz ne olursa olsun adalet talep ediyoruz, hukuk talep ediyoruz. Hukukun sonuna kadar yanındayız. Biz bu operasyonların niye yapıldığını biliyoruz. Bir kişi var, o bir kişi çok korkuyor. Bacakları titriyor. İlk seçimde koltuğumu kaybedeceğim diye kara kara düşünüyor, geceleri uyuyamıyor. İşte bu yüzden önce Ekrem Başkan'ı tutukladılar. Hiçbir delille iddialarına ispatlayamadılar, iddianameleri tel tel döküldü. İmamoğlu'na 14 saat savunma yapma hakkı bile tanımaya cesaret edemediler. Bunu başaramayanlar CHP'nin kurumsal kimliğini çökertirsek acaba Özgür Özel'in acaba bu kadroların acaba milletin iktidar yürüyüşünü durdurabilecek miyiz diye kirli bir plan daha yaptılar. Ama o plan da sizin önünüzden döndü, sizin ayaklarınızın altında tuzla buz oldu. Biz, milletimizleyiz. Milletimizle beraberiz. Milletimizle yürüyoruz. Milletimizle kol kola yürüyoruz. Milletimiz ne derse öyle yürüyeceğiz. Bu mücadeleyi ne butlancılara, ne saraydaki kirli operasyonculara, ne CHP'yi bölebilir miyiz diyen kişilere asla bırakmayacağız. Eninde sonunda başaracağız, birlikte başaracağız. Demokrasiyi de adaleti de özgürlüğü de hep birlikte getireceğiz.

"Türkiye bir yol ayrımındadır"

Demokrasilerde karar günü sandık günüdür. O sandığı getirmek bizim boynumuzun borcudur, o sandık geldiği gün sizin önünüze mührü basacağınız bir parti amblemi koymak bizim boynumuzun borcudur. Onların içini patlatmak da sizin boynunuzun borcudur. Bizim yapacağımız budur. Türkiye bir yol ayrımındadır. Türkiye bir cumhuriyet olarak mı devam edecektir, yoksa bir monarşi midir, tek adam rejimi olarak mı devam edecektir? Türkiye'de seçim olacak mıdır, seçimler göstermelik mi olacaktır? İşte buna karar vereceksiniz. Bilin ki, inanın ki biz bu mücadeleyi hep birlikte yılmadan, bu korkuya boyun eğmeden, bir adım geri atmadan, hep birlikte bütün milletimizle kimseyi ayrıştırmadan, ama ezilenleri ama yoksulları ama işçileri, ama emeklileri, ama kenarda bırakılanları, şiddet kurbanı kadınları, umutsuz gençleri kimseyi geride bırakmadan hep birlikte değiştireceğiz. Hep birlikte başaracağız. Anayasayı askıya alanlar, hukuka darbe yapanlar, demokrasiyi yok sayanlar, sandığı kaçıranlar, belediye başkanlarımızı tutuklayarak, onları korkutabileceklerini sananlar eninde sonunda kaybedecekler."